"hikaye" etiketi Arşivi

Hatırlatma: Yazılarımızı etiketlememiz tamamlanmadığı için, etiketle alakalı yazıların tamamını listeleyemiyoruz. Ayrıntılı arama için, sağ menüdeki arama kutucuğumuzu kullanmanızı tavsiye ederiz.
1. Sayfa123»
27 Ekim 2008, Pazartesi // victory

Tek rakibi hava yolları: Burt Munro

Bu yazımızda, motorsiklet tutkunlarının bir efsane olarak andıkları Burt Munro‘nun hayat hikayesini anlatıyoruz.

Bir evin bir oğ­lu de­nir ya Burt da on­lar­dan bi­ri­dir işte. İkiz kar­de­şi do­ğum­da (1899) ölün­ce ai­le­si ade­ta üze­ri­ne tit­rer.

He­kim­le­re so­rar­sa­nız bu cı­lız ve­led de gi­di­ci­dir, utan­ma­dan ta­rih be­lir­ler, öl­me­miş ço­cu­ğa ke­fen bi­çer­ler…

Ama öl­dür­me­yen Al­lah öl­dür­mez.

Emek­le­me, tay tay, ilk mek­tep, or­ta mek­tep, ko­lej… Aca­ba bu yıl mı öle­cek? Bu yüz­den hoş­ça tu­tu­lur, bir de­di­ği iki­le­til­mez.

Oyun­cak ara­ba, pa­ten, bi­sik­let der­ken he­nüz 16 ya­şın­da mo­to­sik­let sa­hi­bi olur ve do­lu do­lu key­fi­ni sü­rer. Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | Yorum Yok »
14 Ekim 2008, Salı // opereysin

Köprüler yaptırın gelip geçmeye!Benim büyük dedem Çakırcalı Mehmet Efe…

Şimdi durup dururken bunu niye söyledim?

Ekranda bir adam… Suyun üstünde ilkel bir teleferik… İnsanların kimi ipe asılıp onu çekiyor, kimi üzerine oturmuş, o kıyıdan bu kıyıya geçiyor. Adam nefes nefese ve ağlamaklı: “Türkiye Avrupa Birliği’ne gidiyor, biz bayramlaşmaya böyle gidiyoruz. Yıllardır… Canımız pahasına… Bu kadar tehlikeli şartlarda. Büyüklerimizden buraya köprü yapmalarını istiyoruz.”

Hakkâri’de Zap Deresi…

Çakırcalı Mehmet Efe’ye köylüler gelir yakınırmış: “Efem, filan çayın üzerinde köprü yok. Çoluk çocuk eziyet çekiyoruz, geçen kış dört kişi sulara kapıldı. Hayvanlarımız telef oluyor. Bu işe bir çare bul!” Çakırcalı kimi zaman Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | 1 Yorum »
07 Eylül 2008, Pazar // victory

Sonbahar hikayesiYağmur başlar yağmaya, önce ılık ılık, sonra serin serin…

O capcanlı duran yapraklar başlar solmaya sonra…

Havalar erken kararır.

Dallarda doğdukları günkü gibi, düşer yapraklar usul usul.

Yazın hiç esmeyeceği sanılan rüzgar, başlar esmeye.

Bir katken üç kat olur kıyafetler aniden.

Kışlıklar çıkar ağır ağır, yazlıklar dolaba girerken.

Klimalar kapanır, kaloriferler yanmaya başlar. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
19 Ağustos 2008, Salı // victory

Hollywood'un Hikayesi

Hollywood Levhası’nın Hikayesi‘ni geçtiğimiz günlerde anlatmıştık. İsterseniz şimdi de film sektörünün merkezi Hollywood’un hikayesine bir göz atalım.

Hollywood’da, geceleri pürüzsüz gökyüzünü boydan boya kaplayan, tepelerin üstündeki parlak yıldızlardan başka yıldız bulunmadığı zamanları düşünün. Bu bölge, o zamanlar Gabrielinolar isimli yerel halka aittir.

Film sektörünün merkezi haline gelmeden çok önceleri, ABD’nin diğer batı bölgeleri gibi Hollywood da çiftçilerin, kovboyların, maden arayanların, haydutların mekanıdır ve çoğu bölgesinde yerleşim yoktur. Örneğin o dönemde Hollywoodlular, Sunset Caddesi’nin (N. Beverly Dr’den devam edin, yol ağzına gelince sola dönün, o yol) kuzeyindeki arazilerin hayvan otlatmaktan başka işe yaramayacağını düşünürler. Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 1 Yorum »
15 Haziran 2008, Pazar // opereysin

Faili Meçhul - Dördüncü bölüm

Cinayet, kapkaç, adam kaçırma haberleriyle doluydu yine gazete… Üstüne komedi ekini de vermemişlerdi bu sefer. Keyfimi yerine getirebilecek bir şey yoktu neredeyse. Boş boş geçirmeye çalışıyordum saatlerimi, Mustafa’dan iyi haberler bekleyerek.

Masamın çekmecelerini karıştırmaya başladım, vakit geçirecek bir şeyler bulma umuduyla. Albüm geldi elime. Yıllardır bakmamıştım. Aslında hatıralarımı depreştirdiği için bakmak da istemiyordum. Kendime inat ederek aldım albümü çekmeceden. Yatağıma uzandım. Kapağı çevirdim. İlk sayfada kendimi tanıttığım bir not duruyordu: Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
12 Mayıs 2008, Pazartesi // victory

İnatçıdır, kolay kolay pes etmez. O günlerde bakımsız ve pislik içerisinde olan İngiliz hastanelerinde reform diye adlandırılabilecek çalışmalar yapar. Sağlık sektörüne büyük yenilikler katar…

Florance NightingaleBugün 12 Mayıs Pazartesi… Hemşirelik haftası bütün yurtta ve KKTC’de törenlerle kutlanacak….

Mâlum, 12 Mayıs “Lambalı Hemşire” namıyla maruf Florance Nightingale’in doğum tarihi. İyi de bu kadın neleri başarmış, sağlık sektörüne ne gibi yenilik katmış acaba?
Mevzuya girmeden evvel Kırım savaşını hatırlamakta da yarar var. 1850’li yıllarda Ruslar yayılma temayülüne girer, sınırlarımızı zorlamaya başlarlar. İngiltere Avrupa’daki dengelerin bozulmasından hoşlanmaz. O günlerde böyle konular masada tartışılmaz, ordular meydana çıkar, kozlarını paylaşırlar. İngilizler tarihte ilk defa yanımızda olur, asker ve malzeme yollarlar.

Adımız savaş kazananların listesinde yer alsa da fatura ağır olur, borç gırtlağımızı aşar. Yahudi Rotschildler açtıkları kredilerin karşılığında Filistin’e sulanırlar. Kraliçe Victoria o hengamede Asya’ya çöreklenir, “Hindistan İmparatoriçesi” diye anılmaya başlar. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
04 Mayıs 2006, Perşembe // opereysin

Fatih Sultan Mehmet Han bir gün yiyecek maddelerinin kalitesini ve tücarın gelir durumunu kontrol etmek amacıyla tebdili kıyafetle çarşıya çıktı.

Bir dükkana girip selam verdikten sonra; “Yarım batman yağ, yarım batman peynir ve yarım batman bal veresiz!” dedi. Yazının tamamını oku »

Yaz bi yere, İşe yarar altında yayınlanmış | 1 Yorum »
26 Şubat 2006, Pazar // opereysin

Şeyh Şamil, Çarlık tarafından esir edildikten sonra davet edildiği bir yemekte bir densiz,  Şeyh Şamil yemek yerken:

“Amma çok yiyor. Korkarım bu beni de yer” demiş.

Çar bu sözü tercümanlara aynen tercüme edilmesini emretmiş.

Şeyh Şamil adamın bu sözünü tercümandan dikkatlice dinlemiş ve cevabı yapıştırmış:

“Endişe etmeyin. Biz müslümanlar domuz eti yemeyiz.”

Yaz bi yere altında yayınlanmış | Yorum Yok »
1. Sayfa123»