EDEBİ ARAŞTIRMA DERSLER
KOMİK NET HAFİYESİ YAZ Bİ YERE *
Manşet


victory


0
YORUM

3
PAYLAŞIM
victory18 Nisan 2014 0 YORUM 3 PAYLAŞIM

Nasıl 27 Yaşında Emekli Oldum?

Brenton Hayden, nasıl 27 yaşında emekli olmayı başardığını anlatıyor.

“Üşengeç” kelimesinin neden bu kadar kötü bir ünü olduğunu bilmiyorum. Ben üşengeçliğe hayranım.

Neden mi?: Üşengeçlik, zeki bir insanın A noktasından B noktasına en kısa sürede ulaşmasını sağlayan motivasyondur. Üşengeç insan, hayatta tecrübe edebileceği bir çok şeyin olduğunu bilir. Bu yüzden bataklık içinde kestirme yolları seçerek, uzun bir yolculuk yapmak zorunda kalmaz.

Üşengeçlik birkaç yılda milyonlarca dolarlık bir iş kurmanıza ve 20li yaşlarınızda emekli olmanıza yardımcı olur. En azından ben böyle yapmak istedim.

Bu hayatı bir kere yaşıyoruz. Yazının tamamını oku

Paylaş →
Ferit Kılıç16 Nisan 2014 0 YORUM 3 PAYLAŞIM
Geçmişten bir mektup…

Canım OğlumaCanım oğlum.

Orada da akşam oldu mu? Burada siyah bir yorgan gibi çöktü gecenin karanlığı.

Kendini sakın yalnız hissetme. Kalbim hep seninle ciğerparem. Belki sen başkalarının gözünde genç bir erkeksin. Ama benim gözümde daha çok küçüksün. Annelerin gözünde çocukları büyümüyor, kaç yaşına girerse girsin.

Sen doğduğunda ben de gurbetteydim canım oğlum. Ama sen doğunca bütün akrabalarımın yerine koydum sanki seni. Seninle güldüm, seninle ağladım.

Yazının tamamını oku

Paylaş →
Ayşegül Ercan15 Nisan 2014 8 YORUM 73 PAYLAŞIM

Aklın Uykusu

ARTER’de İngiliz sanatçı Marc Quinn’in “Aklın Uykusu” başlıklı kişisel sergisini henüz ziyaret etmediyseniz geç kalmış sayılmazsınız. 27 Nisana kadar devam eden sergi, Mac Quinn’in 1999 yılından bu yana ürettiği 30 dan fazla yapıtı bir araya getiriyor. Daha önce gösterilmemiş resim ve heykelleri de barındıran sergi İstanbullu sanatseverleri bekliyor.

Sanatçı tarih, zaman ve mekan, beden ve kimlik gibi konulara odaklanırken; doğayla kültür ve sanatla bilim arasındaki ilişkiyi ve sanatın teknolojiye bağımlılığını da tartışmaya açıyor. Yazının tamamını oku

Paylaş →
Halil Özdemir14 Nisan 2014 0 YORUM 1 PAYLAŞIM

Yap!

O kadar çok duyduk ki “yapamazsın” lafını.. Dikkate almamak noktasını geçip motivasyon kaynağı oluverdi zamanla “yapamazsın”.

Bir de “yaptırmazlar” vardı tabi. Komplo teorileriyle yoğrulmuş tek kelimelik bir pasifize cümle. Ona hiç girmiyorum bile.

“Yapamazsın” aslında “yapamazdım” demek belki. Acımak mı lazım? Yazının tamamını oku

Paylaş →


victory


0
YORUM

3
PAYLAŞIM
victory12 Nisan 2014 0 YORUM 3 PAYLAŞIM

Ertelemeyi Bırakmak İçin İki Dakika Kuralı

Kafanda, bir gün yapmayı planladığın yüzlerce şey var. Bunlardan bazıları, uzun süre çalışmanı gerektiren şeyler, bazılarıysa kısa sürede halledebileceğin konular. Her halükarda, erteliyorsun. Daha uygun, daha iyi bir zaman bulabileceğini sanarak erteliyorsun. O işler asla halledilemiyor, asla tamamlanamıyor. İki Dakika Kuralı tam da bu noktada devreye giriyor ve yaşadığın kısır döngüyü aşmak için bir yol gösteriyor.

Yapman gereken işler için bir yapılacaklar listesi tut. Böylece yapman gerekenleri zihninde tutma zahmetinden ve unutma ihtimalinden kurtulmuş olacaksın. Listene bakarken, “Bunlardan hangisini iki dakikada halledebilirim?” sorusunu kendine sor. Önce bunları yaparak, zihnini rahatlat. Eğer araştırma yapman, önce bir başkasıyla görüşmen veya başka bir işi tamamlaman gerektiği için bu işi hemen yapamayacaksan, yapabileceğin zamanı belirle ve o an geldiğinde hazır ol. Yazının tamamını oku

Paylaş →
Seyyah-ı Fakir10 Nisan 2014 0 YORUM 2 PAYLAŞIM

Yeşil Çaya Limon Ekleyin!

Yeşil çayın faydalarını hepimiz az çok biliyoruz. İçinde bulunan kateşinler ve kateşin türevlerini kapsayan flavonoidler, kanser, kalp krizi risklerinin azalmasında ve bir çok hastalıkta faydalı bulunmuş.

Problem, vücudumuzun çay içindeki kateşinleri yeterli miktarla alamıyor oluşu. İçtiğimiz çayda bulunan kateşinlerin, ancak beşte biri bağırsaklarımızdan emilebiliyor.

Ancak Purdue Üniversitesi‘nde yapılan bir çalışma, bu problem için basit bir çözümden yararlanabileceğimizi gösteriyor. Yazının tamamını oku

Paylaş →


victory


1
YORUM

3
PAYLAŞIM
victory08 Nisan 2014 1 YORUM 3 PAYLAŞIM

Kaç Farklı Kokuyu Algılayabiliriz?

1927‘de yayınlanan bir yazıda, insan burnunun 10,000 farklı kokuyu ayırt edebilecek güçte olduğu bilgisi yer alır. Sonraki yıllarda bu bilgiye hemen herkes inanır. İnsanoğlu 340,000 farklı ses tonunu algılayabilirken ve 2 milyon – 7 milyon arası renk tonunu ayırt edebilirken, sizce de 10,000 şaşırtıcı derecede az değil mi?

Evet, az. Çünkü 1927‘de yayınlanan o yazı, bir bilim adamının sıradan bir teorisinden köken alan, sıradan bir hesaplamadan öte değildi. Yazıya göre, insanlar kokuları dört ayrı kategoride değerlendirebilme kabiliyetine sahipti: Hoş kokulu, asidik, kaprilik, yanmış. Çalışma, her kategoriyi dokuz üzerinden puanlayabildiğimizi savunuyordu. Bu “fikre” göre yapılan matematiksel hesaplama sonunda, 6,561 farklı kokuyu ayırt edebileceğimiz sonucuna varıldı. Daha sonraları bu sayı birazcık yukarıya yuvarlanarak, 10,000 olarak kabul gördü.

Hepsi buydu. Bu sayının doğruluğunu ispatlayabilecek hiç bir çalışma yoktu. Geçen yıllar içerisinde bu bilgi, kaynak kitaplarda, web sitelerinde ve “eğitimli” insanlarımızın ortak aklında, hak etmediği bir yer buldu.

Peki gerçek neydi? Yazının tamamını oku

Paylaş →


opereysin


0
YORUM

1
PAYLAŞIM
opereysin06 Nisan 2014 0 YORUM 1 PAYLAŞIM

Uyumlu bir takım çalışmasının, başarının anahtarı olduğunu hepimiz biliyoruz. Kimlikler, etiketler, ünvanlar olmadan; takımın bütün elemanları önemli.

Geçen yılın Avustralya Grand Prixinde Ferrari takımının pit-stop’unu gösteren bu video, takım çalışmasının en başarılı ve kısa örneklerinden biri belki de… Aracın dört lastiğinin değiştirilmesi, sadece 2 saniye sürüyor. Çok, çok başarılı… Yazının tamamını oku

Paylaş →

paylaş!

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

"Grafik düzenleme programı" denildiğinde, aklınıza ilk olarak hangi bilgisayar programı geliyor? Çok büyük bir ihtimalle Adobe Photoshop. İlk defa 1988 yılında ImagePro ismi ile [...]

Bizim sokaktan geçen bir nine vardı. Seksen-seksen beş yaşlarında kadardı. Bahçesinde sebze yetiştirir, toplardı. Sonra tek tek her eve getirir, satardı. Sağ elinde olurdu onun [...]

ARŞİV

1,765 yazı. Dile kolay...

ÖNE ÇIKAN

1950lerden bu yana çok şey değişti: Hayat tarzı, bakış açıları, fikirler, anlayışlar, değerler vs. Ama bu diyagram bunlarla alakalı değil. En azından direk değil. Bu [...]

VİDEO

YouTube videosu

SON KONUŞULAN

ARTER’de İngiliz sanatçı Marc Quinn’in "Aklın Uykusu" başlıklı kişisel sergisini henüz ziyaret etmediyseniz geç kalmış sayılmazsınız. 27 Nisana kadar devam eden sergi, Mac [...]

Bumerang - Yazarkafe