Bu hafta, Excit isimli bir oyunu tanıtacağız. Oyunda Excel ekranındaki bir imleci hareket ettirerek çıkış kapısına ulaşmaya çalışıyorsunuz. İmleç, yalnızca önüne bir engel çıktığında durabiliyor. Bazı bölümlerde, çıkış kapısına ulaşmanız için açmanız gereken kapılar var. Bunları geçebilmek için önce anahtarları toplamanız gerekiyor.
Oyunun ilerleyen bölümlerinde hızlandırıcı işaretler ve yalnızca tek yöne geçişe izin veren kapılar da bulunuyor. Her bölümde MIS yazısı 3 yerde bulunuyor. Bunları toplamadan da bölümleri bitirebiliyorsunuz.
Her bölümün sonunda, bölüm şifresi görüntüleniyor. Bu şifreleri bir kenara not ederek, sonraki oyunlarınızda aynı yerden başlayabilirsiniz. Yazının tamamını oku »
15 Aralık 2007, Cumartesi //
victory
Reklamcılık sektörü, saniyelerle yarıştığınız bir sektör hiç şüphesiz. Kısıtlı bir süre içinde insanları hem etkilemeniz, hem de ürününüzün önemini fark ettirmeniz gerekiyor. Çoğu reklamda, bu özellikleri göremesek de, bazı reklam firmaları başarılı çalışmalar ortaya koyuyorlar. Gereğinden fazla beğeniliyor, ülkeden ülkeye yayılmaya başlıyorlar.
Telenor’un cep telefonu reklamı da, bahsettiğimiz kategoriye girmeyi hak ediyor. Reklamda, 40-50 yıl öncesinde bir sınıfa gidiyoruz. Küçük bir kız çocuğu, yazdığı gelecekle ilgili bir denemeyi sınıfa okuyor. Söylediklerine sınıftakiler gülüyorlar, öğretmen alıp müdürün yayına götürüyor. Müdür de kızın söylediklerini saçma buluyor, ailesine haber veriyor. Yazının tamamını oku »
Bir websitesi tüm dünyada meşhur olup, gelebileceği en üst noktaya geldiğinde; insanlar bu sitenin gerekliliğini tartışmaya başlıyorlar. “Hiç olmasa daha mı iyi olurdu?” diye soranlar da çıkıyor, “Hiç olmasaydı ne iyi olurdu!” diyenler de. Facebook’da “Facebook’a Hayır!” isimli grupların bulunması da, belki bu tezatın en güncel örneği sayılabilir. Bir şeye müptela olup, “Kendisine müptela ediyor” diye kızmak… Oscarlık bir çelişki olsa gerek.
Youtube için de böyle sözler çok söylendi. Gereksiz bir çok videonun, kalitesiz yapımların interneti “kirlettiklerinden” dem vuruldu. Bu tepkilerin bir çoğu da haklıydı üstelik. Evinde beslediği hayvanı, duvara çektiği şutu web cam’ine kaydeden her genç, soluğu Youtube’da aldı. Belki de bundan olacak, doğru kelimelerle arama yapmadan, istenilen videoyu bulabilmek neredeyse imkansızlaştı. (Milletimizin etiketler bölümünü gereksiz kelimelerle doldurup arama sonuçlarını kirletmesinden bahsetmek bile istemiyorum) Yazının tamamını oku »
Tıp, ihtisas konusu olan insan vücudunun karmaşıklığından olacak, bilgilerin en karmaşık olduğu bilim dallarından biridir. Hemen her bilimle alakalı olması, fizikten, kimyadan, biyolojiden yararlanması; fakat bu dallardan biriyle tam olarak sınırlanamıyor olması sebebiyle; bir bilim dalı mı, yoksa bir uygulama alanı mı olduğu sorusu bile çokça tartışılır.
Haliyle, bilgilerin karmaşık olduğu bir ortamda, ayrıntılı tasnif edilmiş, tutarlı bilgiler bulmak kolay değildir. Kaynakların kimisi birbiriyle çelişir, birinin “Olur” dediğine diğeri “Olmaz!” der; bir kaynağın kesin kabul ettiği bilgiler, diğerinde şüpheyle karşılanır. Yazının tamamını oku »
Bazen durup düşünürüz ya, “Şu olmasaydı, nasıl olurdu?” diye. Youtube, Google, Amazon gibi bazı web siteleri öylesine yeni mecralar açtılar ki, sanki internet onlarsız olamazmış gibi düşünmeye başladık.
Zaman zaman, “Youtube yokken videoları nerede seyrediyordum ben?” diye soruyoruz örneğin. Aklımıza, Amerika’dan popüler olmasından ancak 2 yıl sonra Türkiye’ye ulaşabilen, mail gruplarında dağıla dağıla elimize kadar ulaşan, düşük görüntü kaliteli Windows Media Player veya Real Player videoları geliyor. Yazının tamamını oku »
1.
:
İki üniversite öğrencisi olan Bill Gates ve Paul Allen ortak bir karar alırlar: Micro-soft şirketini kurmak. 4 Nisan 1975′te, New Mexico’da kurdukları şirketin misyonu, ‘her ev ve her masada bir bilgisayar’ olmasıydı. Bill Gates, MITS(Micro Instrumentation and Telemetry Systems)‘a giderek, o sıralar yeni çıkan Altair 8800 bilgisayar sisteminde çalışan BASIC programlama dilini geliştirdiklerini söyledi. Bunun üzerine MITS bunun telif hakkını Bill Gates’ten satın aldı. Bu işin kârlı bir iş olduğunu düşünen Bill Gates, Hukuk Fakültesini bıraktı. 1 Kasım 1978′de şirket, ilk uluslararası bürosunu Japonya’da açtı. 3 yıl sonra da, yani 1981 yılında, Micro-soft ismi, Microsoft‘a dönüştü.
2.
:
Stanford’da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin, Yazının tamamını oku »
20 Ağustos 2007, Pazartesi //
victory
Son zamanlarda gördüğüm en başarılı Flash tabanlı web sitesi Papervision 3D. Siteye girdiğinizde, kendinizi duru bir okyanusta, birbirinden sevimli balıkların arasında buluyorsunuz (Evet o iri olanı da çok sevimli). Balıklara dokunduğunuzda, yön değiştiriyor, bir nevi hareketlerinizden etkileniyorlar. Sağ alttaki balık resmine tıklayarak bir balığı takip edebileceğiniz gibi, sayfa büyütme işaretine tıklayarak bu zevki tam ekran yaşayabilirsiniz.
“Çok güzel de Papervision 3D ile ne alakası varmış?” diyerek oyunbozanlık yapmak isteyenler, Papervision 3D’nin ne olduğunu açıklayalım: Yazının tamamını oku »
Ötelerden beri kalite oyunlarıyla tanındı Miniclip. Pek çok PC oyun tarzında online oyunlar yaptı. 3 boyut dediğimiz kavram içinde kolay açılan ve zevkli yarış, aksiyon vb. bir çok oyun sundu şimdiye kadar. En son yayınladığı (16 Nisan 2007) “World Domination 2” isimli oyunu, diğer oyunlarından bir adım daha önde. Biraz “Generals” havası veriyor. Gerçek Yazının tamamını oku »