Adamın biri omzunda küçücük bir örümcekle kahveye gitmiş, bunu görenler alay etmeye başlamış…
“Gülün.. Gülün” demiş adam “Siz hâlâ gülün, ama bu örümcek buradaki herkesten daha güçlü…”
Kahvedekilerden biri “Görmek isteriz marifetini” demiş gülmesini sürdürerek…
“Tamam” demiş adam, “Mesela örümceğim bu sandalyeyi kaldırabilir…” Yazının tamamını oku »
Bir yüzme havuzuna çok tehlikeli köpekbalıkları koymuşlar. Sonra halka göstermek için duyurular yapmışlar. Bir hafta sonra seyir günü geldiğinde havuzun çevresinde kalabalık bir insan güruhu toplanmış. Organizatörlerden biri başlamış köpekbalıklarının özelliklerini anlatmaya. O anlattıkça insanlar bir kaç adım da olsa uzaklaşmışlar havuzdan. Sonra organizatör: Yazının tamamını oku »
Ahmet Mithat, bir gün uşağına:
- Boş hokkayı (mürekkep kabını) al da gel, demiş.
Uşak gidip beş okka soğan almış. Ahmet Mithat: Yazının tamamını oku »
Bir adam karanlık ve fırtınalı bir gecede, yol kenarında araba bulmak için beklemektedir. Fırtına o kadar şiddetlidir ki bir metre ilerisini zor görür. Yazının tamamını oku »
Arkadaşım, okulun İngilizce hazırlık bölümünde gezerken “more reading power” adlı kitabı almak için okulun yakınına tezgah açan kitapçıya gitmiş. Yazının tamamını oku »
Amerika’da bir milletvekili adayı seçim gezisine çıkmıştı. Şehir şehir, köy köy geziyordu, konuşmalar yapıyor, nutuklar atıyordu .
Bir gün yolu bir Kızılderili köyüne düştü. Köy meydanında kurulu kürsüye çıkarak başladı konuşmaya… Yazının tamamını oku »
13 Ağustos 2005, Cumartesi //
victory
Kompartmanda tek başına yolculuk ediyordu. Birden kapı açıldı ve çifte tabancalı biri:
“Çabuk paralari sökül!” diye bağırınca, adam korkudan titreyerek cevap verdi:
- Kusuruma bakmayın ama meteliğim yok.
- Öyleyse niye titriyorsun?
Yolcu güldü:
- Ben sizi kondüktör sanmıştım da!…
Soğuk bir İstanbul akşamıydı. Taksim’den Beşiktaş’a gidecektim. Dolmuşa bindim. Benden hemen sonra da saçları epey uzun arkadan bağlanmış, şu klasik rakçı tiplerden bir erkek bindi. Yazının tamamını oku »