
Sırtında çanta, güneşin yaktığı zeminde yürüyordu. Biraz durdu, çantasının yanına iliştirdiği şişeyi eline aldı ve biraz su içti. Yolun kenarındaki çalıların arasından bir çiftçinin başı göründü. Kendisine gülümseyerek bakan adama, gülümseyerek karşılık verdi.
- Yolculuk nereye hemşerim?
Bu kadar samimi ve klişe bir soru beklemiyordu adamdan. Yazının tamamını oku »

Son bir ayda kaç defa kendinizi mutlu hissettiniz? Peki kaç gün yataktan kalktığınızda, yapmanız gereken şeylerden nefret ettiğinizi düşünerek sinirlendiniz? Öyle ya da böyle, çoğumuz mutlu olduğumuz anlarla, mutsuz olduğumuz anları alt alta getirip toplasak, 0′a yakın bir değer elde ederiz. Peki sürekli mutlu olmanın bir yolu yok mu?
Mutluluk… Herhalde “sahip olmak istediğiniz 3 şeyi söyleyin” deseler, bu kelime de dökülürdü ağzımızdan. Her an mutlu olabilsek, hayat çok daha güzel olabilirdi.
Bilimadamları, her an mutlu olabilen çok az insan bulunduğunu söylüyorlar. Yazının tamamını oku »

Muhtemelen hepimiz Antartika’nın kuzey kıyısındaki Wilkins Buz Tabakası’ndan kopan büyük parçadan haberdarız. “Küresel Isınma”yı yeniden gündemimize getiren bu olay, muhtemelen bir çoğumuzun durumun vahametini kavramasına sebep oldu. En azından, sıkça duyduğumuz “ısınma” mevzularının, yıllar sonrasını ilgilendirmekle kalmadığını, bu sürecin çoktan başladığını farkettik.
Wilkins Buz Tabakası’ndan kopan parça, yaklaşık 414 kilometrekareydi. Bu bile ürkütücü bir alan ama, bilim adamları Wilkins Buz Tabakası’nın yakında tamamen kopabileceğini belirtiyorlar.
Wilkins Buz Tabakası’nın genişliği ne kadar dersiniz? Yazının tamamını oku »
26 Mart 2008, Çarşamba //
fkilic
Birkaç hafta önce Eminönü’ne gittim. İstanbul’da oturanlar bilirler, hayvanların satıldığı bir pazar var, Yeni Cami’nin arkasında. Renk renk balıklar, çeşit çeşit kuşlar, tavuklar, civcivler, ördekler, palazlar, kediler… Bunlar ilk aklıma gelenler. Hatta bu defa tavus kuşu bile vardı.
Hayvan yemleri, bitki tohumları da satılıyor burada. Kedi-köpek uyku ve taşıma sepetleri, mama kapları, kuş kafesleri, akvaryumlar… Sizin anlayacağınız satılan hayvanlar için ne gerekiyorsa düşünülmüş.
Az daha doktor sülükleri unutuyordum. Yazının tamamını oku »
Google Apps’ın Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı Jon Wiley, WritersUA Konferansı‘nda, Google arayüzlerinin tasarımında en çok dikkate aldıkları noktaları açıklamış. Wiley’e göre Google tasarımında en çok şu 10 maddeye dikkat ediliyor:
1. Kullanışlılık: İnsanlara, yaşamlarına, işlerine ve hayallerine odaklanma.
2. Hızlılık: Her milisaniye önemli. Yazının tamamını oku »

Şehir içinde trafiğe takılıp kalmak, herkes için olduğu gibi benim için de son derece moral bozucu bir durum. Hele ki bir yerlere yetişmem gerekiyorsa ve trafik sıkışıklığı planımı bozan bir gecikmeye sebep oluyorsa , iyice daralırım. En çok da neye bozulurum biliyor musunuz? Bulunduğum şeridin olduğu yere çakılıp, diğer şeritlerin vızır vızır akmasına. Geleceği iyi görememiş, vizyon yoksunu bir adam psikolojisine bürünürüm. Oynadığı at sonuncu olmuş bir ganyan bağımlısıyla aynı durumda olduğumu düşünürüm.
Halbuki bir kaç dakika sonra hangi şeridin daha çok ilerleyeceği ile ilgili isabetli tahminler yapmak için, yolun görebildiğim kadar ileri noktalarına bakarak mümkün olduğu kadar çok veri toplamışımdır. Yazının tamamını oku »
“Çağımızın hastalığı stres” tabirine hemen hergün medyada rastlıyoruz. Gerçekten de zaman zaman hepimiz kendimizi güçsüz, heyecansız hissedebiliyoruz. Depresyon belirtileri sandığımız bu özelliklerin pek çoğu, aslında gündelik stresimiz sebebiyle oluşuyorlar ve depresyona yol açmadan önce bu gidişatı durdurabileceğimiz gerçeğini çoğunlukla atlıyoruz.
Yaşadığımız stres, fiziksel ve psikolojik bazı yan etkilere sebebiyet verebiliyor. Bu değerlendirme testini uygulayarak, gündelik aktivitelerinizin sebep olabileceği stresin seviyesini öğrenebilirsiniz. Yazının tamamını oku »
İnternetin ve ardından e-mail’in ortaya çıkışının ardından mektup sanal bir sahaya girmiş oldu. Bu yeni teknolojiyle birlikte, bir kişi yazdığı bir mektubu (mesajı) birden çok kişiye gönderebilir oldu. Bu çoklu hedef mantığı üzerine, mail grupları kurulmaya başladı. Hala da bazı alanlarda popülerliğini sürdürüyor.
Mail grupları abonelik sistemine göre çalışır ve gruba abone olan bir kişi hem diğer üyelere mesaj yazabilir, hem de onların yazdıklarını alabilir. Bu gruplar sayesinde bir yazı veya görsel içerik bir anda binlere ulaşıyor ve hızlı bir şekilde yayılıyor. Ama bazen, mail grubunda konuşulan bir konu abone olan kişiye hitap etmeyebiliyor. Yazının tamamını oku »