İyi bir yazar olabilmenin 5 yolu

İyi bir yazar olabilmenin 5 yolu

İyi bir yazar olabilmenin 5 yoluBir kaç satırlık bir düşünce yazısı karalayanlara da “yazar” denir, ciltler dolusu eserler ortaya koyanlara da… Ancak iki grup arasında devasa farklar vardır. İyi yazarlar, iyi okuyuculardır bir kere. Yazdıklarından çok, okurlar. Zaten, eserleri; yüzlerce kitaptan edindiği bilgilerini veya tırnaklarını sert kayalardan daha sert olan hayata geçirerek edindiği tecrübelerini yansıtamayan birisinin okuyucusuna ne faydası olur?

İyi yazarlar, sorgulayıcıdırlar, açıklayıcıdırlar. Kendilerini okuyucunun yerine koymayı bilir, okuyucunun anlayacağı dilden yazarlar. Bir başka deyişle “Sanat için sanat” yapmaz, okuyucu için kalem tutarlar. Satırları bir nakkaş titizliği ile bezemeyi başarır, dilin en nadide köşelerinden kelimeler imbiklerler.

Sözün kısası, “iş olsun” diye yazmazlar; yazmayı iş edinirler.

Sosyal alanlarda yazdığı kitaplarla tanınan Deirdre McCloskey, Economical Writing isimli kitabında, iyi bir yazarın sahip olması gerektiğini düşündüğü 5 özelliği şöyle sıralamış:

1. Her zaman “Neden?” diye sorun

Sakın ola ki, yazınızda işlediğiniz konunun, herkes açısından önemli bir konu olduğunu düşünmeyin. Herkesin bu konunun önemini anlaması gerektiği fikrinden uzaklaşın. Bu konunun sizin için neden bu kadar önemli olduğunu ve okuyucularınıza neler katabileceğini vurgulamayı unutmayın.

Okuyucularınızın zamanları çok kıymetlidir ve bu zamanlarını başka bir iş yaparak da geçirebilirler. Her ne sebeple olursa olsun yazınızı okumayı seçmiş bu insanlara, yazınızın neden önemli olduğunu anlatmalısınız. Onları hemen ikna edebilirseniz; yazınızı kapatıp, okuyacak yeni bir yazı aramazlar.

2. Her zaman “Nereden biliyorsun?” diye sorun

İncelediğiniz teoriyi, içerdiği denenebilir hipotezleri, kullandığınız delilleri ve kendi hipotezlerinizi nasıl ispatlayabileceğinizi açıklığa kavuşturun. Eğer bir şeyi ölçüyorsanız, “Ne kadarlık bir büyüklük gerçekten büyüktür?” diye sorun.

3. “Kaleminizi esnetin”

Yazın… Yazmak istemediğiniz zamanlarda da yazın. “Yazma” kavramını, ilham geldiğinde yaptığınız bir şey olmaktan çıkarıp, adet haline getirin. Böylece, ihtiyaç duyduğunuz anlarda ortaya çıkabilecek “ısınma turları”ndan kurtulabilirsiniz. Bu yazı denemelerinizi yayınlamak zorunda değilsiniz.

4. İlhamınızı koruyun

Dünya, dikkatinizi çekmek için elinden geleni yapıyor (Facebook! iChat! Youtube! Twitter!). Messenger yazılımları, online oyunlar; işlerinizi bitirebilmenize mani olmaya çalışıyorlar bir bakıma. Önemli işlerinizi yaparken, acele gibi görünen ama aslında o anda yapılmaları şart olmayan “diğer” işlerinizi bir kenarda tutmayıi bilin.

İlham geldiğinde; bir bardak çay daha almak için mutfağa kadar gitmek, kütüphanedeki kitapları kurcalamak, e-maillerinizi cevaplandırmak gibi “boş zamanlarda da yapılabilecek” aktivitelerden uzak kalmaya çalışmalısınız. Bu bahsettiğimiz işleri, boş vakitlerinizde, bir türlü aklınıza yazacak bir şeyler gelmediğinde de yapabilirsiniz.

İnanın, bunlara ayırabileceğiniz bolca zaman bulabileceksiniz!

5. İhtiyacınızdan kısmayın

Elbette büyük bir yazar, çevresindeki durumdan ve elindeki materyallerden etkilenmeksizin başarılı yazılar yazabilir. Ancak çoğumuz, yazı yazarken başarılı olabilmek için, işimize yarayacak ekipmanlara sahip olmaya ihtiyaç duyarız.

Miadını doldurmak üzere olan bir laptop ile çalışmak her zaman zordur. Ele oturan ve güzel yazabilen kalemler, yazma tecrübemizi her zaman olumlu etkilerler. Sudan ucuza aldığımız tükenmez kalemlerle yazı yazmak ise, çoğunlukla bir işkence haline gelir.

Bu sebeple ekipmanların iyisini seçmeye özen göstermelisiniz.

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. Nafile dedi ki:

    Öyle güzel bir hikaye yazdım ki gerçekten de herkes çok beğendiler tek bir tane bastırdım kendime arkadaşlarıma okuttum hepsi çok beğendi bu denilenlerin de hepsini yapmıştım ben zaten çünkü günde en az 2 saatim kitap okuyarak geçiyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir