(2 oy) Bir saniye ...
18 Eylül 2009, Cuma // opereysin
İstanbul’da geçimini taksicilikle sağlamaya çalışan bir taksici esnafıyım. İstanbul’da sel felaketi sonrası yağmacıların hale yüz kızartıcıydı. Gazeteler bunlar insan olamaz yazıyordu. Doğruydu, o gün sel üzerinden bir parça mal kapabilmek için neredeyse sele kapılacak olan aç gözlülerin çapulculuğunu ibretle izledim…
Doğruydu… İnsanlarda utanma duygusu kalmamıştı. Siz onları yağmur yağdığı ve İstanbul’u sel bastığı için ortaya çıktıklarından dolayı görebildiniz. Oysa bu utanmaz tipler şehrin her tarafında çıkıyor karşımıza…
Bu sefil zihniyeti, hangi eğitim sistemi yetiştirdi… Bunlar, hangi ahlakın, hangi geleneğin temsilcileri anlamadım…Ben de size ekranlarda görmediğiniz utanmazlardan anlatacağım… Bu sel felaketinden iki üç gün önceydi…
Mübarek Ramazan günü oruçlu oruçlu evime ekmek götürmenin peşindeyim. Zaten pek iş yok. İnsanlar taksiye eskisi kadar binmiyor… Korsanlar işimizi yarı yarıya azaltmış…
Derken bir yolcu aldım…
“Halkalı’ya gideceğiz” dedi.
Eyvallah… Bastım Halkalı’ya… Yol boyu herkesle de konuşulmuyor. Bazen müşterinin isteğine göre takılıyoruz… Yazının tamamını oku »
(5 oy) Bir saniye ...
16 Eylül 2009, Çarşamba // opereysin
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da meydana gelen sel felaketi, pek çok ilimizin alışık olduğu bir durum olsa da, İstanbul halkı için aynı şeyi söyleyemeyiz. İSKİ’nin ölçümlerine göre son 80 yılındaki en çok yağışını alan şehirdeki baraj seviyeleri bir gün içinde 10 puan artarak % 85‘lere dayandı. Geçen yılın eylül ayında 20‘li değerlerde olduğunu da düşünürsek, miktarın ne kadar fazla olduğunu anlayabiliriz.
Her felakette olduğu gibi bu sel felaketinde de sorular soruldu, plânlar yapıldı, kararlar alındı. Buradan gerekli tedbirlerin alınması temennisinde bulunurken, belediyenin kurtarma faaliyetlerindeki performansının gerçekten çok yüksek olduğunu da belirmek istiyorum. Belediye; acil yardım ve afet timlerini vaktinde yerine gönderip, polis ve askerle de koordinasyonu da sağlayabildi. Bunu evimin üzerinden uçup geçen sayısız İEM, AKOM, TSK ve Sağlık Bakanlığı‘na ait helikopterlerden anladım. Çünkü özellikle sel felaketinde mağdurları olay yerinden kurtarmanın belki de yegâne yoludur helikopterle kurtarma. Bu son felakette de az evvel saydığım birimler helikopterlerini adeta seferber ettiler.
Biz de bu kurtarma operasyonlarından sadece birini sizlere sunmak istdik. Basın Ekspress yolu bir nehre dönüşmüşken, hemen yakındaki Türksped‘in tır garajını sular basmıştı. Sele uykuda yakalanan birkaç tırcı olay yerinde vefat etmiş, ancak bir tırın üzerine can havliyle çıkan iki şoför, olay yerine gelen askerî helikopterle kurtarılmıştı. İşte Mustafa Dokumacı‘nın objektifinden o kurtarma anı:
(4 oy) Bir saniye ...
14 Ağustos 2009, Cuma // opereysin
Eylül 2005′te (Yani Opereysin.com yayın hayatının henüz baharındayken ), internette popüler olan bir yazıyı sayfalarımıza taşımıştık: Polis Telsizi Kayıtları.
Bu yazıya yapılan yorumlar bir noktada birleşiyordu: “Bu bi’ de sesli olsa tadından yenmez!”
Biz de bu düşünceden yola çıkarak, popüler “Polis Telsizi Kayıtları” diyaloglarını seslendirdik. Biraz seslendirme ve bir kaç efektle hazırladığımız kaydı, “Adettendir” diyerek, el yapımı fotoğraflarla birleştirdik. Ortaya aşağıdaki keyifli video çıktı.
İnternetin bir köşesinde “Gerçek ses kaydı” gibi iddialarla yayınlanırsa diye şimdiden söyleyelim:
Videoda yer alan ses kayıtları, fotoğraflar tamamen hayal ürünüdür. Fotoğraflarda yer alan kişilerin veya yerlerin, konuyla ilgisi yoktur.
İyi eğlenceler. Arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın .
(2 oy) Bir saniye ...
06 Ağustos 2009, Perşembe // opereysin
Motosikletin polis birimlerince kullanılması 20. yüzyılın başlarına dayanıyor. Aslında bu tarih, motosikletin bulunuşuna çok yakın. Araba yeni yeni günlük hayatın bir parçası olmaya başlarken böyle bir aracın ortaya çıkması, çoğu insan tarafından garip karşılanmıştı. O zamanlar bir bisikletten çok da farklı olmayan bu garip alet, hiç de yaygın değildi. Mesela ABD’nin yalnızca bir kaç eyaletinde bulunuyor, onlarda da 1-2 taneyi geçmiyordu.
Birinci Dünya Savaşı(1914 – 1918) yıllarında bazı milletler (mesela İtalyanlar) tarafından savaş aracı olarak da kullanılmıştır. 2 kişilik olarak tasarlanan bu tip motosikletlerde bir sürücü bir de ateş edici vardı. Silahı kullanan kişi aracın yan tarafındaki bölmede oturuyordu. Kolayca devrilebilen yapıları da olsa diğer hantal savaş araçlarının yanında karınca gibi dolaşıyorlardı. Hızlı ve küçük olmaları, keşif yapmaya elverişli olmalarını da sağlıyordu.
(1 oy) Bir saniye ...
17 Şubat 2009, Salı // victory
Çığ felaketi, hemen her yıl trajik haberlerle karşımıza çıkıyor. Belki de, yalnızca dağlık bölgelerde görülmesi sebebiyle, bu konuda çoğumuz yeterince bilgi sahibi değiliz. Beklenmedik bir anda karşımıza çıkabilecek böyle bir durumda neler yapmamız gerektiğiyle ilgili bir yazı derledik. Aklımızda bulunsun diye…
Çığ, farklı nedenlerden dolayı dağdan aşağıya doğru kayan büyük kar kütlelerine deniyor. Bol kar yağışı olduğunda, taze kar tabakasının alttaki eski tabakayla iyi kaynaşmaması sonucu, rüzgarın kaldırdığı büyük bir kar kitlesinin aşağı inerek alttaki kar tabakası üzerinde kayması sonucu oluşabildiği gibi; bir hayvan veya kayakçının oynak kar tabakasını çiğneyerek harekete geçirmesi sonucu da oluşabiliyor.
Çığ genellikle çok hızlı gelişiyor ve hareket ediyor. Bu sebeple, çığın oluştuğu fark edildikten sonra mümkün olduğunca hızlı ve soğukkanlı olunması gerekiyor. Yazının tamamını oku »
(3 oy) Bir saniye ...
28 Haziran 2008, Cumartesi // victory
Terörist- Anti terörist sözlerini ilk olarak ne zaman duydum hatırlamıyorum. Fakat emin olduğum bir şey var: Bir Hollywood filminde duymuştum. Uzaylıların hası, yaratıkların en cavcavlısı hep Amerika’ya saldırırdı ya, kötü insanların gruplar halinde hemen her saniye Amerika’ya saldırmaya teşebbüs etmeleri de çok garibime gitmemişti o zamanlar.
Aradan yıllar geçti. O yıllarda terörist sayılanlar aklandılar ve yerlerine yenileri bulundu. Hollywood da bu duruma uygun filmler çekmeye başladı. Filmlerle kalmadı, diziler de üretti. “24″ desem örnek olması açısından yeterli olur sanırım.
Amerikalılar bu dolduruştan çok etkileniyor olmalılar ki, bazı paranoyak buluşlara imza atmışlar. Bununla da yetinmemiş, buluşlarının patentlerini almışlar. Bu yazımızda, paranoyak anti-terör buluşlarını listeleyeceğiz: Yazının tamamını oku »
(0 oy) Bir saniye ...
07 Haziran 2008, Cumartesi // victory
Kanada, Hollywood filmlerine konu olabilecek milyonlarca dolara mal olan bir soygun haberiyle sarsılmış.
Habere göre, İngiliz Kolombiyası’ndaki Antropoloji müzesinde, soygundan bir kaç saat önce en önemli 2-3 güvenlik kamerası bozulmuş. Bundan hemen sonra müze güvenliğini arayan bir kişi, alarm şirketinden aradığını belirterek sistemde bir arıza olduğunu ve bu gece verilebilecek alarm uyarılarını dikkate almamalarını söylemiş.