Kategori: Edebi Hezeyanlar

Beykoz

İstanbul’un iki yakası da birbirine aşıkmış. Birinin ışığı diğerine yansırmış. Diğeri dalgalarla sevgisini yollarmış. Gün batınca ışıklarını yakarmış iki yaka da. Yakamozlarla yazarlarmış aşklarını bir daha. Kimse okuyamazmış onlar gibi ama… İstanbul’un iki yakası...

Bileği Taşı

Hayat, olmaz dediklerimizi oldura oldura geçip gittiğinden mütevellit büyümüşüz. Yolun hatırı sayılı bir bölümü geride kaldığından değil, dik başladığımız bu yolculukta başlarımız gittikçe öne eğildiğindendir tecrübeli oluşumuz. … ve bizi inatla sıradanlaştıran hayata inat,...

Yazmak Biraz da Dert İşidir

Şeyh Galib, Divan’ını 1780 yılında tamamladığında, henüz yirmi dört yaşındaydı. “Doğru olan, haklı olandır.” diyen Alexander Pope da o yaşa geldiğinde şiirleriyle haklı bir tanınırlığa ulaşmıştı. Bugün o yaşta herhangi bir işe başlamış olmak...

Sebepsiz Sevgi - Alındılar

Sebepsiz Sevgi – Alındılar

“Alındılar”, Edebi Hezeyanlar kategorisi altında, çoğunlukla tanınmış eserlerden ama mutlaka edebiyattan yaptığımız kısa alıntıları yayınladığımız köşemiz. “Kusurluydu… Fakat iş gönül meselelerine geldiğinde bunun ne önemi var? Biz bir şeyi sevdik mi severiz. Mantığın bunda...

Anılar – Alındılar

“Alındılar”, Edebi Hezeyanlar kategorisi altında, çoğunlukla tanınmış eserlerden ama mutlaka edebiyattan yaptığımız kısa alıntıları yayınladığımız köşemiz. Yıllar sonra tekrar görüşen iki insanın heyecanını hayal ediyorum… Bir zamanlar sık sık görüşmüşlerdir ve bu yüzden de,...

Kaybetmeyi Bilmek

Onurlu insan kaybetmeyi bilir… Yenilgiye hiç umurunda olmayan bir şeymiş gibi bakmaz… Yenilgisini kabul eder ve bu zafermiş gibi göstermeye çalışmaz. Kanayan yaralar, arkadaşların kayıtsızlığı, kaybetmenin verdiği yalnızlık…

Kaybetmektense, mi?

Kaybetme korkusunu bilir misin? Susuz kalmışsan ve sonunda bir yudum su bulmuşsan içecek, hatta o bir yudum suyu avucuna almışsan… Bir tarla buğdayın kurumuş ve tohum yapacak bir tek filizlenmiş başağın kalmışsa…

Yetişkin Olmak

Ufacık yaşımda, bir devlet yurdunun soğuk odalarından birindeki ranzamda yüzümü odadan da soğuk duvara dönmüş yatarken, hani gurbetteki ilk gecemde, kimsecikler duymasın diye içime ata ata ağlarken kaybettim çocukluğumu. Saçıma ilk ak düştüğünde değilse...