3 Mayıs 1481…

Vikipedi, kendisine güvenilemeyeceğini söyleyenleri haklı çıkarmaya devam ediyor. Niye mi?

528 yıl önce bugün, “Çağ kapatıp çağ açan sultan” Fatih Sultan Mehmed Han, çıktığı seferin henüz daha başındayken Gebze’deki ordugâhında vefat etmişti.

Tarihler, 3 Mayıs 1481’i gösteriyordu.

Papa, Fatih Sultan Mehmed Han’ın vefatını kutlamak için, bir kaç gün boyunca kiliselerde çan çalınmasını emretmişti.

“Benim kudretimin ulaştığı yere, sizin hayalleriniz bile ulaşamaz!” diyebilecek kadar kudretli; BM’nin dini özgürlüklere yönelik en eski belgeler arasında saydığı, başka milletlerden ve dinlerden insanlar için fermanlar buyuracak kadar adaletliydi.

Sıradan bir savaşçı değil, her yönüyle tam bir hükümdardı.

Hayatını değil, sadece İstanbul’un fethindeki dahiyâne stratejisini dahi anlatmaya sayfalar yetmez.

Sadece bunun için kitaplar yazılıyor.

Gönül isterdi ki, biz, Batılı yazarların uydurma “İstanbul’un Fethi” hikayelerinden ötesine geçebilelim.

Bugün hala Vikipedi’de Nihayet sabah saatlerinde Osmanlı askerleri iyi sürgülenmemiş Kerkoporta adlı kapıdan içeri girmeyi başardılar ve kapının üzerindeki burca Osmanlı sancağını diktiler.” saçmalığında bir cümle yer alıyorsa; ve bu saçma cümle, bir iddia olarak değil de, fethin kabul edilmiş gidişatı olarak lanse edilebiliyorsa, bu bizim ayıbımızdır.

İslami hukuka aykırı olduğu için asla yapılamayacak olmasına rağmen, “İmparator en son 1452’nin Haziran ayında barış görüşmeleri için bir kere daha elçilerini gönderdi ancak Mehmed elçilerin kafalarını kestirdi.” cümlesi Vikipedi’de yazıyorsa ve değiştirilmesine rağmen inatla tekrar yazılıyorsa, bu bizim ayıbımızdır.

“Ancak dik kafalı, öğrenmeye isteksiz olan Mehmed’in eğitilmesi kolay olmadı.” gibi bir cümle, hala Vikipedi’de ise bu, bizim ayıbımızdır.

“Babası tarafından pek sevilmeyen Mehmed’in…” diye başlayan taraflı cümleler hala Vikipedi’de ise, bu bizim ayıbımızdır.

… ve bu cümlelerin yanında bulunan kaynak numarası, “Kinross, Lord, a.g.e. s.87-88″i işaret ediyorsa, bu bizim ayıbımızdır.

Başkasının değil!

Neden gemilerin karadan yürütülmesine bir kulp bulunmaya çalışılıyor?

Neden Bizans askerlerinin sayısı az, Türk askerlerinin sayısı ise çok fazla olarak lanse ediliyor?

Neden “Türkler top yapmayı bilmezdi, şunlardan yardım aldılar”, “Türkler şunu yapmayı bilmezdi, bunlardan yardım aldılar” gibi sözlerle konu sulandırılmaya çalışılıyor?

Bizanslı tarihçileri anlamak kolay da, bu taraftakileri anlamak zor.

Bu aşağılık kompleksinin sebebi ne?

Fatih’inin tarihini, çeviri metinlerden “aparmak”; kendi bilim adamının hayatını başka dillerden tercüme etmek ayıp değilse, neye ayıp denilebilir ki?

Bu aşağılık kompleksinin bir tezahürü değilse, neyin tezahürü olabilir ki?

Bugün Türkçe Vikipedi’deki madde sayısı 128.099…

1 milyon olsa kaç yazar?

Daha “orijinali” Wikipedia’da olduktan, Vikipedi’nin bazı maddeleri 2. sınıf Wikipedia kopyası olarak kaldıktan sonra…

Sevebilirsin...

3 Yanıt

  1. bulut dedi ki:

    Daha 22 yaşında iken İstanbul’u alacak kadar yiğit bir Osmanlı padişahı hakkında bu tür sözleri sarfettirmek bizim hatamız değilde kimin hatası?
    Ayrıca bir site doğru bilgi yazmadıktan sonra, bırakın 1 milyonu, 1 milyar olsa bile gözümdeki değeri sıfır…

  2. anhedoni dedi ki:

    Dünyada her zaman doğru kabul görmüyor. Sorun şu ki acaba bunda bizim de bi payımız yok mu? Yani iyiler de, en az diğerleri kadar cesur olsa belki bişeyler değişir. Biz de bu site için bir şeyler yapmalıyız. En az elimizden geldiği kadarıyla!

  3. hijacker dedi ki:

    Güçlü bir: Evet bizim ayıbımız! Tam da bizim. Okuyup hadi canım diyenlerin değil tam bizim. onlar zaten sayılmaz..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir