Etiketlendi: köy

0

Dünyada Yüz Kişi Yaşasaydı

Dünya nüfusunun yüz kişi olduğunu farz edersek, bugünkü oranlara göre; 50‘si kadın, 50‘si erkek. 26‘sı çocuk ve sadece 8 tanesi 65 yaşın üzerinde. 60‘ı Asyalı, 15‘i Afrikalı, 14‘ü Amerikalı ve 11‘i Avrupalı.

0

Kazanda ne pişer?

Masai Mara‘dan aramıza katılan Hanute‘nin maceralarına kaldığımız yerden devam ediyoruz. Hanute’ye sorunuz olursa, Twitter hesabıyla iletişime geçebilir veya bu yazıya yorum atabilirsiniz. Göbekli beyaz adamın “My name is Murat! I’m Turk laayn!”* şeklinde bağırmasını...

1

Köprüler yaptırın gelip geçmeye!

Benim büyük dedem Çakırcalı Mehmet Efe… Şimdi durup dururken bunu niye söyledim? Ekranda bir adam… Suyun üstünde ilkel bir teleferik… İnsanların kimi ipe asılıp onu çekiyor, kimi üzerine oturmuş, o kıyıdan bu kıyıya geçiyor....

2

Aşı

Bundan 30-40 sene evvel filinta gibi bir delikanlı olarak ilk tayin yerim olan Erikli Köyü Sağlık Ocağı’nı kurmak için gitmiştim. “Hazır uğramışken..” deyip, Kaymakam Bey elime bir kağıt tutuşturmuştu. Çiçek aşısına dair bir emir...

11

Klostrofobi

George Washington ölmeden önce uşaklarından ne istemişti biliyor musunuz? Onu bilmiyorsanız, intercom sistemli tabutları, “Toprağı bol olsun” sözünün kökenini de bilmiyorsunuzdur. “Bunların klostrofobiyle ne alakası var?” demeyin. Çünkü kapalı alanlarda kalma korkusu, bir sektörün...

Su kuyruğu 4

Su kuyruğu

Sıcak… Dışarıda hava gerçekten sıcaktı. Ama içeride bu sıcağa bir de insan kalabalığının yol açtığı havasızlık eklenince, ortam iyice çekilmez oluyordu. Garip mimarisi, duvarlardaki tozlanmış uyarı levhaları ve asık suratlı çalışanları ile burası gerçekten...

Görüyoruz! 0

Görüyoruz!

Bir süre önce 21. yüzyıl aşırılıkları başlığıyla yayınladığımız yazının tamamlayıcısı olarak görülebilecek bir köşe yazısı kaleme almış Ayşe G. Tunceroğlu. Okuyalım: Biz birbirimizden haberdar değildik. Ve rahattık. Ne zamanki televizyon keşfedildi, rahatımız kaçtı. Dünyanın...

Adalet yerini bulsun! 3

Adalet yerini bulsun!

Aşağıda okuyacağınız olay mizah değil ayniyla vakidir. Fransız yazarlardan Tallemant des Reaux, İspanya’nın bir köyünde geçmiş tuhaf bir adalet hikayesini anlatır: