“To be or not to be”!

İbrahim

Hekim. Yazar, beğenirse çevirir, kod yazarak eğlenir. 2002'den beri kaliteli Türkçe internet içeriği için çalışıyor.

Bu yazıya toplam 10 tane yorum yapılmış.

  1. Fikirsel dedi ki:

    Yazı için teşşekkürler.

  2. can dedi ki:

    haklısın, dil bir milletin hafızası… bu hafıza da bin yıllar içinde oluşuyor. 50 yıl öncesini anlayamamak gerçekten garip değil mi?

  3. ahab dedi ki:

    bu yazıyı okuyunca insan bir tuhaf oluyor. kendi benliğini yitiren bir millet olmak ve buna bırakın seyirci kalmayı dönüp bakmamak beni kahrediyor.bakalım dilimizde karşılığı olmayan w,x,q alfabemize nezaman girecek.

  4. yusufyusufyusuf dedi ki:

    Öncelikle süper bir yazı. victory seni yazından dolayı tebrik ediyorum.

    Konuya geri dönecek olursak demişsin ki “Galiba tek çare, aklı başında idarecilere sahip olmamızda…”

    % 100 Haklısın. Çünkü bu ülkede bu konuya eğilmek isteyen fakat tam tersine bu konuyla ilgilenmeyen insanlar da yok değil. Fakat yine bu ülkede ULUSLARASI TÜRKÇE OLİMPİYATLARI’nı tüm MEDYA sanki elbirliği etmişlercesine görmemezlikten geldiler. [1-2 tanesi hariç]

    Şimdi soruyorum size aynı formatta bir ULUSLARARASI İNGİLİZCE OLİMPİYATI yapılsaydı ve bu tıpkı popstar yarışmaları gibi ÇOK İZLENDİĞİNİ iddia eden kanallardan birinde yayınlansaydı. Acaba medyanın [güç odaklarına yaranmak için] tepkisi ne olurdu ?

    Geçenlerde TRT1’deki bir programa [Konuş(U)Yorum] konuk olarak katılan TÜRK DİL KURUMU Başkanı’nın sözleri hayret vericiydi.

    Sayın BAŞKAN izleyicilere şöyle soruyor : Sizce TÜRK DİL KURUMU’nda daire işlerini yapan memurlardan başka [ki bu işlerin dille hiçbir alakası yok!] kaç tane YÜKSEK EĞİTİM görmüş şahsiyet DİLİMİZİ GELİŞTİRMEK için çalışıyor ???

    Evet cevaplarınızı duyar gibi oluyorum. Fakat siz çoook iyimsersiniz.

    Çünkü TÜRK DİL KURUMU’nda dilimizi geliştirmek için SADECE 2 [İKİ] kişi çalışıyor. Bunlardan birisi sayın başkan diğeri ise onun yardımcısı. İşin bu boyutunu gördükten sonra karşımda suçlayacak adam dahi bulamıyorum.

    Bu işe bir günah keçisi bulunacaksa boşverin. Keçi bulunacak ta ne olacak ? İki üç gün sonra dil konusunu gündemden yine düşecek…

    Onun için hepimiz kendimize düşeni yapalım.

  5. boraan dedi ki:

    Bir dilin varsıllığı sözcüklerinin çokluğu ile değil sözcüklerine verilen anlamlarla ölçülür varsın ingiliz çocuğu ”hamleti” anlamadığı dille okusun ,dilleri keleci(kelime) üretemeyen bir dil nasıl olsa, sayıca şeyi çaldıkları gibi keleci de çalarlar ,biz de ise tözlük(esas) kıyım hep türkçe üzerine olmuştur.Soyut kavram bayımız(zenginlik) vardı bir öyler(zamanlar),ne oldu?, arapça-farsçayla yokedildi.Türkçemiz ur(şehir) yaşamında gelişmiş(bknz. sümerler) biz ne yaptık yüzyıllarca yitirdik.Müslüman olsak bile ”namaza” yükünç ,”secde etmeğe” yükünmek derdik ,soğdça dediğiniz ”kent” sözcüğü bile aslında türkçedir,açıklamak gerekirse önce öntürkçe Kİ kökü hakkında bilgi vermemiz gerekiyor.Sümercede An(gök) sözcüğünün karşıtı olarak yani Yer ve aşağı doğru anlamlarında geçen bu sözcük öntürkçedir ve kır,kök,kişi sözcüklerinin köküdür.Kır zaten yer,toprak alan malum…Kök sözcüğünün ise Yere doğru gibi bir anlamdan doğmuş olabileceğini düşünülür.Eski Türkçede şimdiki zat,şahıs gibi anlamlardan arınık olan kişi sözcüğünün daha eski hali kiçi dir.

  6. amele dedi ki:

    @boraan,
    Kökten dilci olmak kadar saçma bulduğum bir şey yok. Diller de canlıdır ve zamanla gelişirler. Bunun önüne geçemezsiniz. Eğer bunun önüne geçilebiliyor olsaydı, siz her öz Türkçe kelimenin yanına parantez açıp üvey Türkçe’den alıntı yapmak zorunda kalmazdınız.
    Dilimizdeki “Namaz” kelimesi Arapça asıllıdır, fakat bu kelimeyi söylerseniz orada derdinizi anlatamazsınız. Çünkü Arapça’da bu kelime kullanılmaz, çoktan Türkçe bir kelime olup çıkmıştır.
    Bugün İngiliz çocuğu Hamlet’i anlayamadığı bir dille okumuyor, bilakis rahatça kavrayabiliyor.
    50 yıl öncenin metinlerini açıp anlayamayacak dilseverlerin 1000 yıl öncenin kelimelerini kullanmaya çalışmasını yadırgıyorum, zorlama kaçıyor.

  7. boraan dedi ki:

    Sözcükleri bilmeden dilsever olunmaz ”namaz” sözcüğü farsçadır arapça değildir ,arapçası ”salat”tır ve elbetteki 50 yıl öncesi de anlarız ,anlamasak nasıl dil devrimi yaparız.

  8. amele dedi ki:

    Pardon hatalı söylemişim.

    İmla kurallarını bilmeden de Türkçe yazı yazılmaz ama yorumlarınızda bu kuralı bir güzel çiğniyorsunuz. Ülke isimlerini büyük harfle başlatmak, noktayı, virgülü yerinde kullanmak gibi bazı hoş kurallarımız var.

    Üstelik bir kelimenin nereden geldiğinden çok daha önemliler. Fakat bu kadar önemsenmiyorlar, her nedense…

  9. opereysin dedi ki:

    Sayın boraan,

    Sitedeki münazara veya tartışmalarda en hoşlanmadığımız şey, birisinin atasözlerimizden veya özlü sözlerimizden birini alıntı yapmasıdır. Pek çok yerde farklı yorumlarla kullanılabilecek sözleri alıp tartışmaya sokunca, karşı tarafa söyleyecek fazla bir şey bırakmıyorsunuz.

    Bu da, yorumlama bölümümüzün anlamını yitirmesine yol açabiliyor. Bu sebeple alıntıları genellikle onaylamıyoruz.

    Kendi düşüncenizi kendi sözlerinizle anlatmanız, münazaranın bir alıntılar savaşı olmasını da engelleyecektir.

    @amele ve @boraan,

    Bu konu altındaki polemik devam etmesin lütfen. Herkes farklı düşünebilir.

  10. boraan dedi ki:

    Uyarınız için teşekkürler söz güreşine(polemik) devam etmiyorum ;bir daha bu ağeline yazarsam eğer yazım kurallarına da dikkat ederim.Esenlikler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir