Protestorganizatör!

Şimdi “Bu ne yahu?” diyeceksiniz. Hatta içinizden “Yine mi TDK eleştirileri?” diyenler çıkacak. Hayır, niyetim TDK’yı eleştirmek değil.

Kelime tamamen bana ait (Burada yazar kendini övmektedir). Protestorganizatör kelimesini doğrudan tanımlayamam ama hafızanızda bir şeyler canlandırıp ”He ya buymuş demek.” dedirteceğim.

Tatilde bir otele gittiğinizi hayal edin. Orada size bir çok şey vaad edilip hiç biri yapılmasın. Sizinle birlikte oteli ziyaret eden ve muhtemelen bayan olan protestorganizatör kişisi hemen bir ufak çapta eylem yapmaya başlar. Bağırır çağırır ve sizleri de ona katılmanız konusunda ayartır. Bir bakmışsınız ki sizde o ateşli protestoculardan biri olmuşsunuz.

Sonuç mu? Ayarı tutturulmuş bir protesto, sizi amacınıza kolaylıkla ulaştırır.

Eh yanınızda protestorganizatör varken dengeyi ayarlamak pek de zor olmaz.

İşte ben (ve belki de bu yazıdan sonra da siz de) bu tür insanlara protestorganizatör diyorum. Bu tip insanlar haklarını aramaya çok düşkündürler.Kendilerine yapılan hiç bir haksızlığa tahammül edemezler. Hemen veryansına başlarlar. Öyle bir veryansın ederler ki geniş kitlelere yayarlar bu haykırışlarını ve sonunda genellikle istediklerini alırlar. Mağazalarda, çalışanla tartıştıktan sonra ”Bana müdürünü çağır!” diye çığıranlar da protestorganizatörlerdir.

Bu yazıyı yazmaktaki amacım bu insanları kötülemek değil. Hatta doğrusunu söylemek gerekirse, o insanlara imreniyorum. Evet, ben hep o mağaza çalışanına ezilen insan oldum!Bozulan bir şeyi değistirirken falan hep buhranlar geçirdim yolda.

Bir keresinde, hiç unutmam, bozulan bir kulaklığı değiştirmeye gittim. Yolda aklımdan şunlar geçti:

Eğer satış elemanı ters bir şey söylerse, “Ne demek kardeşim kullanıcı hatası, ben mi çekip kopardım içindeki teli?”, “Bu ne biçim iş yahu insanları dolandırıyosunuz!..”, “Bu mağazanın müdürünü istiyorum hemen!..” -Müdür gelse yanacak haa!-

Sonra ne mi oldu? Mağazaya gittim. Adama derdimi anlattım. “Kullanıcı hatası beyefendi.” dedi. Ben de çıktım, evime gittim. 🙂

Eğer protestorganizatörlüğüyle övünen varsa lütfen yardım etsin bana.

Derdim büyük…

Ömer Faruk Kocaağa

Okumakla meşgul olan yazar, sopayla kovalanıp yazı istenmesi üzerine ürküp 1-2 yazı yolladı, akabinde de yazar kadrosuna dahil oldu. Genelde toplum konularına eğilen bu yazar, ara sıra siz nadide okuyucuları güldürmeye çalışsa da, biz onu umutsuz vaka olarak görüyoruz. Çekinmeden yazdığı için dili biraz sansürleniyor ama yazıları sitemize ayrı bir renk katıyor.

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. Deniz dedi ki:

    Senin hikaye de güzelmiş ha 🙂
    Genelde öyle olur zaten hep cıngar çıkaracaaaam modunda gidilip kuzu kuzu dönülür ( kendimden biliyorum 🙂 )