Google tarafından geçen yıl 100 milyon $‘a satın alınan FeedBurner, servislerini kullanan blogların ve web sitelerinin beslemelerinde (feed) AdSense reklamları yayınlamalarına imkan sunmaya başlıyor. Bir kaç yayıncıyla denenmeye başlayan reklam sisteminin, bir süre sonra bütün yayıncılara genişletileceği söyleniyor. Opereysin.com’un FeedBurner hesabı (Feed’lerimizde reklam kullanılmıyor) için FeedBurner böyle bir seçenek sunmaya başlamış. Genel için hizmetin yaygınlaşıp yaygınlaşmadığını bilmiyoruz.
Bildiğiniz gibi FeedBurner, isteyen blogların feed yazılarının arasına, bir kaç yazıda bir reklamlar serpiştiriyordu. Yazının tamamını oku »

SEO (Arama motoru optimizasyonu) konusunda internette pek çok yazı var. Daha önce Opereysin.com’da da bu konuda bazı yazılar yayınlandı (1-2-3-4). Bu yazımızda, önceki yazılarda değinmediğimiz bazı noktaları ele alarak, daha doğru içerik sunabilmemiz (Ve arama motorlarından daha çok ziyaretçi alabilmemiz - Bu daha ilgi çekici olmadı mı?) için gerekli olan bilgileri sıralayacağız:
Okuyucularınızı önemseyin
Okuyucularınızın ilgi duyduğu konularda yazın. Nasıl mı? En basitinden bir anket hazırlayarak okuyucularınızın hangi konulara ilgi duyduklarını öğrenebilirsiniz. Yazının tamamını oku »
26 Mayıs 2008, Pazartesi //
victory

George Washington ölmeden önce uşaklarından ne istemişti biliyor musunuz? Onu bilmiyorsanız, intercom sistemli tabutları, “Toprağı bol olsun” sözünün kökenini de bilmiyorsunuzdur. “Bunların klostrofobiyle ne alakası var?” demeyin. Çünkü kapalı alanlarda kalma korkusu, bir sektörün ortaya çıkmasına yol açmış. Agorafobi ile başlayan Fobiler serimiz, Klostrofobi ile devam ediyor.
Kapalı, sıkışık ortamlarda bulunmaktan korkmaya psikiyatride Klostrofobi adı veriliyor. Klostrofobisi olanlar, tren, asansör, uçak gibi yerlerde panik atağı yaşamaktan veya panik atağı yaşama korkusundan yakınıyorlar. Yine, panik atağı yaşayanlarda sıklıkla klostrofobi ortaya çıktığı da gözlenmiş.
Eğer panik atağı, kapalı bir mekanda ortaya çıkıyorsa, bunun sebebi olarak “dışarı çıkamama korkusu” gösterilir. Yazının tamamını oku »

Dünya Sağlık Örgütü EK (WHO), güvenli gıda için şu 10 altın kuralı sıralamış:
1. İşlenmiş gıdaları seçin. Pastörize etme, pişirme, kızartma gibi işlemlerden geçmiş gıdalarla beslenme, işlenmemişlerle beslenmeye göre daha sağlıklıdır.
2. Gıdaları iyi pişirin.
3. Pişmiş gıdaları hemen tüketin. Yazının tamamını oku »
24 Mayıs 2008, Cumartesi //
victory

Geceyi seyrediyorum.
Bahar, yerini yaza bıraktı bırakacak. Hava esintili.
Biraz serin, insanı ferahlatan, belli belirsiz denizin kokusunu taşıyan bir esinti bu.
Gecenin geç saatleri ama hala bazı evlerin ışıkları yanıyor. Dur sayayım: Önümdeki binada 2 evin ışığı var. Onun arkasında, hani şu bahçesinde güzel bir dut ağacı olan binada 1 evin ışığı süzülüyor karanlığa. Uzaklardan ve daha uzaklardan, tek tük ışıklar geliyor. Sokak lambaları mı bunlar, fabrika ışıkları mı? Yoksa evlerde hala uyanık insanlar mı var? Yazının tamamını oku »
Çocukluğumuzda, bugün “poşet” tabir ettiğimiz plastik torbalar yoktu. Çarşıya, pazara “file” ile çıkılırdı. Hatta bir de “zembil” vardı. Hasırdan örülmüş saplı torba. İçine konanlar filedeki gibi dışarıdan görünmediği için zembil belki daha iyiydi ama fileyi taşımak -meselâ boşken dertop edip koyun cebinize, çantanıza- daha kolay olurdu ve şehirlerde tercih fileden yanaydı.
Plastik torbaların hayatımıza girişini memnuniyetle karşıladık. Kolay, temiz, hafif, kullan kullan at…. Zamanla plastik torbasız bir hayat düşünemez olduk.
Sadece ABD’de bir yılda kullanılan plastik torbaları -ki 30 ilâ 100 milyar adet- uç uca eklesek gezegenimizin etrafını 31 kere dönermiş ve bunların imali için -petrolün yan ürünü- 12 milyon varilden fazla petrol gerekiyormuş. Çin deseniz, günde 3 milyar adet kullanıyormuş! Yazının tamamını oku »

We decided to make list of our Turkish posts for each months (started with March 2008), then we can enrich Opereysin English a bit.
Let’s see what we have for April 2008:
2nd April: Opereysin published a cartoon about a cat named Tekir running away from a dog named Bakir. [link]
5th April: A post about how to have an online messenger with Ajax im. Written by Victory. [link] Yazının tamamını oku »

Renk körlüğünün ne demek olduğunu az çok biliyoruz. Peki alt tiplerini, nasıl test edildiğini ve bazı durumlarda nasıl avantaj haline gelebildiğini biliyor musunuz?
“Renk körlüğü”, çoğumuzun bildiği gibi, normal insanlar tarafından ayırt edilebilen bazı renklerin, ayırt edilememesiyle ortaya çıkan bir görme kusurudur. Genellikle genetik temelli olmasına rağmen, kimyasallara maruz kalma, yahut göz-sinir-beyin hasarlarına maruz kalma sonucunda da ortaya çıkabilir.
Görme reseptörleri iki grupta incelenirler: Çubuk şeklinde olan “Basil” ismindeki reseptörlerimiz karanlıkta aktive olurlarken, koniye benzeyen reseptörlerimiz aydınlıkta aktive olurlar ve renkli görmeyi sağlarlar. İşte karanlıkta renkleri seçemememizin sebebi, koni reseptörlerimizin aktive olmamasıdır. Yazının tamamını oku »