Son zamanlarda mail kutuma düşen kaliteli yazılara yer vermeye çalışıyorum. Bu da onlardan biri. Başlangıçta çözümü bulmak çok kolay gibi görünüyor ama, elinize kalem almadan çözümü bulmakta zorlanabilirsiniz.
Soruyu alalım değil mi? Yazının tamamını oku »
17 yıldır dünyaya uzayın derinliklerinden veriler gönderen Hubble teleskopunun, bu süre zarfında hangi keşiflere sebep olduğunu pek kimse bilmez. Aslına bakarsanız atmosferimizin dışına bir teleskop yerleştirme fikrini düşünenler de, herhalde bu kadar işe yarayacağını bilmiyorlardı.
İsterseniz “Emektar” teleskop Hubble’ın harika kareler yakaladığı 25 ânı, National Geographic sitesinde yeniden yaşayalım. Yazının tamamını oku »
Thomas Edison, muhtemelen tarihin en çok not tutan bilimadamlarından biriydi. Ömrü boyunca 5 milyon sayfadan fazla not tutmuştu. Önemli çalışmaları (Evet, ampülü bulmak gibi…), izleyeceği adımlar, hemen hemen aklından geçen her şey bu notlarda yazıyordu. Peki onun gibi not tutmak ne işimize yarayabilir? Kendi ismiyle 1000′den fazla patenti bulunduğunu düşünürsek, acaba “Düzenli not tutmak insanı başarıya ulaştırabilir” diyebilir miyiz?
Bu yazımızda, Edison gibi not tutmanın avantajlarını listeleyeceğiz. Yazının tamamını oku »

Bugün, 21 ağustosta katıldığımız Blog Action Day (Blog Hareket Günü) organizasyonunun belirlediği Çevre konusuyla ilgili yazıyoruz. Tıpkı diğer 14,000 blog gibi… Bugün, bu konuyla ilgili bir yazı okuyan 12 milyon blog okuyucusundan biri de sizsiniz.
Çevre konusu, küresel ısınma gibi 21. yüzyılın kendine has problemleriyle sıkça karşımıza çıkıyor. Artık eskisine göre, herkes bu konuda daha çok şey duyuyor, daha çok şey okuyor.
Bunun iyi ve kötü yanları var elbette. İyi yanı, artık hepimiz nelerin tabiata zarar verdiğini az çok biliyoruz. Plastik kaç senede toprağa karışır, hangi sprey ozon tabakasına zarar vermez, biliyoruz. Kötü yanı, bilgi bombardımanına tutulmuş olmamız. Bu konuda o kadar çok haber okuyoruz ki, artık ister istemez bazı gerçekleri normal görmeye başlıyoruz. Yazının tamamını oku »

Sık yaptığım bir ukalâlıktır. Rastgele bir anda “Kilo ne demek?” diye sorarım meclislerde. Kelimenin en çok “Fazla kilolarımdan kurtulmak istiyorum” gibi cümlelerde yer bulmasından kaynaklanıyor olsa gerek, ekseriyetle “ağırlık birimi” olduğu yönünde cevaplar gelir. Önce “Herhalde kilogramdan bahsediyorsunuz” derim ve muhakkak onun da ağırlık değil kütle birimi olduğuna vurgu yaparım. Sonra da doğru cevâbı veririm. “Arkadaşlar kilo bin demektir, bildiğiniz bin”. Ardından sayarım: Yazının tamamını oku »
Takip edenler bilir spam mailler çokça konuştuğumuz bir konu. Dikkat edin; spam maille alakalı her yazı: bu tarz maillerin sınırlarını zorlaması, kendini aşması sonucu kaleme alınmış. Her yazıda spamcilerin üretkenliklerine biraz daha şaşırmıştık.
Sıkı durun! Spam mailler artık spam sms oldu! Ne mutlu bizlere artık hiç bir eksiğimiz kalmadı. Ben hala olayın şokundayken sizlerle mesaj kutuma 2 günde 5 kere düşen (Buradan tuttuğu anlaşılıyor) kısa mesajı paylaşayım:
. Yazının tamamını oku »

Yüzlerce yıl önce yaşayan bazı “savaş diktatörleri” önlerine çıkan her yere saldırdılar. Kimisi bunu kahramanlık gördü, kimisi ise bir hareketiyle binlerce askerini harcayan bu idarecileri ucuz kahramanlar saydı. Savaştılar; yendiler, yenildiler… Bulundukları dönemde bir hareketleriyle ülke kararları alındı. Savaşmaktan ülke kurmaya vakit bulamamış olacaklar ki, genellikle devletleri, kendileri öldüğünde yıkıldı. Buna rağmen hala anılmaya devam ediyorlar. Bu yazımızda, savaş alanını yurt edinmiş bazı tanınmış şahsiyetlerin tecrübelerine yer vereceğiz. Yazının tamamını oku »