Ağustos 2007 Arşivi

1. Sayfa12345»...Son »
31 Ağustos 2007, Cuma // skolf

Öğrenci GözlükBu ülkede yaşıyorsanız ve biraz da bilinçliyseniz yazdıklarımın hepsini yaşamışsınız demektir. Biraz geçmişe dönelim… 8. sınıf ortaları (Hayallerinizde futbolcu,basketçi,şarkıcı… olduğunuz zamanlar) omuzlarınıza giderek artan bir yük yükleniyor. Hocalarda konu yetiştirme telaşı,dersanede taktik aşamaları, ailede asla dile getirilmeyen büyük bir heyecan ve stres:

Lgs, Oks ya da adı her neyse…

Kolay değil, en az önünüzdeki dört yılı belirleyecek bir sınav.

Stres, heyecan, korku, sevinç hepsi bir arada girilen bir sınav. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
30 Ağustos 2007, Perşembe // victory

Masum ayı yavrusuBingöl’de, insan baskısı ve belki de havaların sıcak olması sebebiyle Peri Çayı’na giren yavru ayı, çevrede piknik yapanlar tarafından acımasızca taşlanarak öldürüldü. Ayının annesi avcılar tarafından vurulmuş halde ormanda bulundu. Ana Haberler

Hepiniz bu habere aşinasınız, biliyorum. Bir kaç gün televizyonlarda, radyolarda, internet sitelerinde olay enine boyuna tartışıldı. Hayvanların hayvanca öldürülmesi, pek çok insanın tepkisini çekti. İnsanların ne kadar canavarlaşabilecekleri üzerine yorumlar yapıldı.

Ben dikkatinizi olayın sosyolojik boyutuna çekmek istiyorum.

Farkında mısınız bilmem, artık çok sık “artık” diyoruz!

Örnek mi lazım? Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
29 Ağustos 2007, Çarşamba // victory

Çocuk Kontrollü

Kutu halinde satışa sunulan bazı ilaçların çocuk kontrollü kapakları vardır. “Çocuk kontrollü nedir?” diye soranlara söyleyelim: Hani direkt çevrilerek açılamayan, önce üzerine basılıp sonra çevrilmesi gereken kapaklar var ya, işte onlara çocuk kontrollü (childproof) kapaklar deniyor. Miniklerin, önüne bir türlü geçemedikleri o merak duygusunun tehlikeli sonuçlar vermemesi için bir nevi önlem mahiyetinde.

Her şey güzel görünüyor, ama evinde çocuk bulunmayanlar için bu kapaklar sıkıntı haline gelebiliyor Yazının tamamını oku »

İşe yarar, Yaz bi yere altında yayınlanmış | Yorum Yok »
28 Ağustos 2007, Salı // flightnumber_118

Önceki yazımızda havacılıkla ilgili işlenen suçların geneline bakıp ve bu suçlardan biri olan uçağa el koyma “commandeering” suçuna göz atmıştık. Bu yazımızda da uçak kaçırma “plane hijacking” suçuna biraz daha derinden bakıyoruz. Önceki yazımıza buradan, yazının İngilizce kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.

Kayıtlara geçen ilk “uçak kaçırma” hadisesi 1948 yılının Temmuz ayında 4 Çinli’nin Macau’dan Hong Kong’a uçan bir Cathay Pacific uçağının kontrolünü ele geçirmesiyle gerçekleşti. Korsanlarla mürettebat arasında yaşanan mücadele sonuç vermeyip, uçak çakılarak 25 kişinin ölmesiyle sonuçlandı. Yazının tamamını oku »

Kafama Göre altında yayınlanmış | Yorum Yok »
28 Ağustos 2007, Salı // Seyyah-ı Fakir

Her dağcının hayali, dünyanın 8000 metreden yüksek zirvelerinden birine tırmanmaktır. Biraz tecrübe kazanan dağcılar ise kendilerine yeni bir hedef belirlerler: 8000 metreden yüksek bütün zirvelere tırmanmak!

Zirvesi 8000 metreden yukarıda olan 14 dağ olduğunu söylersek, bu hedefin ne denli büyük olduğunu da hatırlatmış oluruz herhalde.

Bu “ustalık” mücadelesinde kazanan olmak, belki de diğer bütün spor dallarından daha zordur. Yazının tamamını oku »

Yaz bi yere altında yayınlanmış | Yorum Yok »
28 Ağustos 2007, Salı // victory

Bir süre önce 21. yüzyıl aşırılıkları başlığıyla yayınladığımız yazının tamamlayıcısı olarak görülebilecek bir köşe yazısı kaleme almış Ayşe G. Tunceroğlu. Okuyalım:

Biz birbirimizden haberdar değildik. Ve rahattık. Ne zamanki televizyon keşfedildi, rahatımız kaçtı.

Dünyanın zalimliğinde, adaletsizliğinde eski asırlara göre değişen birşey yok. Hani demiş ya Fuzûli:

Dost bî-pervâ, felek bî-rahm, devran bî-sükûn.
Dert çok, hem-dert yok, düşman kavi, tâli zebun. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
27 Ağustos 2007, Pazartesi // opereysin

Son günlerin revaç konusu Küresel Isınma. Hâliyle bize de bir şeyler yazmak düşüyor. Bu yazıyı yazmak istememin sebebi, gazetede gözüme çarpan bir haberdi: “Türkiye’de golf sahaları için yılda 900 bin ton su harcanıyor.”
Haberi okuyunca açıkçası biraz kızdım. Ülkemizde her geçen gün bir göl, bir ırmak kururken, iki dakikalık eğlence için tonlarca su… Yazık, dedim. Bu kadarı da sorumsuzluk artık.
Hemen oturdum bilgisayarın başına. Aradım, taradım, etraflıca bilgi topladım. İşte size Golf’ün Türkiye’ye zararları ve Türkiye’nin gerçekten su zengini olup olmadığı hakkında bilgiler:

Golf’ün Zararları

1- Çok su harcanıyor:

Golf sporu için çok büyük çimenlik ve açık alan, çimenlerin uygun koşullarda tutulabilmesi için de çok fazla su gerekmektedir. Bu yüzden golf sporu İngiltere gibi bol yağışlı ülkelerde doğmuş ve daha sonra yine aynı yağış şartlarına sahip kuzey ülkelerinde yer bulmuştur. Uygun iklim şartlarında yapılabilen golf sahalarının, Türkiye gibi suyu zaten kısıtlı olan ülkelerde yapılması, doğaya olumsuz etkileri de beraberinde getirmektedir. Yazının tamamını oku »

Kafama Göre altında yayınlanmış | Yorum Yok »
27 Ağustos 2007, Pazartesi // opereysin

Yunanistan'da Yangın

Gazetelerde ve internette görmüşsünüzdür “Komşuda yangın!” benzeri başlıkları. Yunanistan’ın Mora yarımadasında yer alan Areopoli kenti yakınlarında birkaç gün önce büyük bir yangın çıkmıştı. Ölü sayısının her geçen gün arttığı yangının bir kundaklama olduğu tahmin ediliyor. Zira 10 farklı yerde birden ve çok hızlı bir şekilde başlamış. Kontrol altına alınamayan yangında şimdiye kadar 63 kişinin öldüğü biliniyor. Kimileri arabalarında, kimileri de ormanın ortasında yanarak can verdi. Yazının tamamını oku »

Kafama Göre altında yayınlanmış | Yorum Yok »
1. Sayfa12345»...Son »