Ufak bir ipucundan ayrıntılı bir incelemeye kadar uzanan yelpazede, işimize yarayabilecek kod parçalarını, web sitelerini ve programları inceliyoruz.
Google tarafından geçen yıl 100 milyon $‘a satın alınan FeedBurner, servislerini kullanan blogların ve web sitelerinin beslemelerinde (feed) AdSense reklamları yayınlamalarına imkan sunmaya başlıyor. Bir kaç yayıncıyla denenmeye başlayan reklam sisteminin, bir süre sonra bütün yayıncılara genişletileceği söyleniyor. Opereysin.com’un FeedBurner hesabı (Feed’lerimizde reklam kullanılmıyor) için FeedBurner böyle bir seçenek sunmaya başlamış. Genel için hizmetin yaygınlaşıp yaygınlaşmadığını bilmiyoruz.
Bildiğiniz gibi FeedBurner, isteyen blogların feed yazılarının arasına, bir kaç yazıda bir reklamlar serpiştiriyordu. Yazının tamamını oku »

Dünya Sağlık Örgütü EK (WHO), güvenli gıda için şu 10 altın kuralı sıralamış:
1. İşlenmiş gıdaları seçin. Pastörize etme, pişirme, kızartma gibi işlemlerden geçmiş gıdalarla beslenme, işlenmemişlerle beslenmeye göre daha sağlıklıdır.
2. Gıdaları iyi pişirin.
3. Pişmiş gıdaları hemen tüketin. Yazının tamamını oku »

Renk körlüğünün ne demek olduğunu az çok biliyoruz. Peki alt tiplerini, nasıl test edildiğini ve bazı durumlarda nasıl avantaj haline gelebildiğini biliyor musunuz?
“Renk körlüğü”, çoğumuzun bildiği gibi, normal insanlar tarafından ayırt edilebilen bazı renklerin, ayırt edilememesiyle ortaya çıkan bir görme kusurudur. Genellikle genetik temelli olmasına rağmen, kimyasallara maruz kalma, yahut göz-sinir-beyin hasarlarına maruz kalma sonucunda da ortaya çıkabilir.
Görme reseptörleri iki grupta incelenirler: Çubuk şeklinde olan “Basil” ismindeki reseptörlerimiz karanlıkta aktive olurlarken, koniye benzeyen reseptörlerimiz aydınlıkta aktive olurlar ve renkli görmeyi sağlarlar. İşte karanlıkta renkleri seçemememizin sebebi, koni reseptörlerimizin aktive olmamasıdır. Yazının tamamını oku »
Günümüz teknolojisi , dolayısıyla internet dünyasında her geçen gün yeni uygulamalar yazılıyor. Bunların kimisi çok karmaşık iken, kimileri de basitliğiyle öne çıkıyor. O kadar ki; bazen saç baş yolup, “Benim aklıma nasıl da gelmedi?” diyoruz. İşte şimdi anlatacağımız GmailThis! isimli uygulama da böylesi basit. Basit olmasına rağmen işimizi oldukça kolaylaştırıyor.
Uygulamanın amacı beğenilen bir web sayfasının linkini ve sayfadan bir yazı parçasını Gmail hesabıyla istenilen adrese yollamak. Bunun için öncelikle bir Gmail hesabınız olmalı Yazının tamamını oku »
10 Mayıs 2008, Cumartesi //
victory

Google Translate büyümeyi sürdürüyor. Fakat her nedense hala Türkçe‘yi tercüme listesine ekleyemedi. Bu yazımızda Google Translate’in tercüme politikasını anlamaya çalışıyoruz.
Google’ın başarılı tercüme sitesi Google Translate, son yenilikleriyle, karşılıklı çeviri yapabildiği diller arasına 9 yeni dili ekleyerek web’in en büyük ücretsiz tercüme sitesi haline geldi. Yeni eklenen diller şunlar: Bulgarca, Hırvatça, Çekce, Danimarkaca (Danca), Fince, Hintçe, Norveççe, Polonyaca, İsveççe.
Karşılıklı tercümeler, henüz başarılı bile denemeyecek seviyedeler. Fakat yine de servis, bir sayfanın yahut yazının genel hatlarını anlamada yardımcı olabiliyor.
Yazının tamamını oku »
03 Mayıs 2008, Cumartesi //
victory

DİKKAT: Bu yazıda okuyacağınız ipuçları, bazı duyarlı Amnesya oyuncuları için uygun olmayabilir. Bölüm çözümlerini ve ipuçlarını öğrenmek istemiyorsanız, lütfen yazının devamını okumayın.
Bir yıl kadar önce Opereysin.com’da, Amnesya isimli online bulmaca oyunuyla ilgili bir ipucu yazısı yayınlanmıştı. O günlerde Amnesya adını yeni yeni duyurmaya başlamıştı, ana sayfasındaki “deneyenler” sayacı belki 100.000′i geçmemişti.
Amnesya ilgisi, bir yıl içinde çığ gibi büyüdü. Bugün, Amnesya.com’un ana sayfasında “Bu oyunu 3 milyon kişi denedi, kimse başaramadı” yazıyor. Fakat bölümlerde tıkanan, ipucu arayan oyuncular için ipuçlarını bir arada sunan bir kaynak yok. Bu eksiği dikkate alarak, geçen yazımızda kaldığımız yerden, 21. bölümden, ipuçlarını yazmaya devam ediyoruz. Yazının tamamını oku »
26 Nisan 2008, Cumartesi //
victory

Projelerinizin bir yerinde, Internet Explorer’da düzgün görünebilecek bir buton oluşturmaya çalıştıysanız, butonlarla çalışmanın ne kadar sıkıntılı olabileceğini fark etmişsinizdir.
IE butonun içindeki yazının çevresinde, diğer tarayıcılarda görüntülenmeyen ekstra boşluklar bırakır. Butonu ekleyeceğiniz çalışma alanı bu ekstra genişliği kaldırabiliyorsa, bu durumu çok da önemsemeyebilirsiniz ama, küçük bir alana buton sığdırmak istediğinizde bu ekstra pikseller canınızı sıkabilir. Yazının tamamını oku »

Blog platformlarının en sık kullanılanı Wordpress’tir desek, haklı sayılırız herhalde. Sadece 2.5 sürümü bile, bu yazı hazırlanmadan önce 451,846 defa indirilmişti.
Bildiğiniz gibi “more” etiketi, Wordpress’te, bir yazının ana sayfada ve arşiv sayfalarında görüntülenecek kısmıyla, yazının “devamını” ayırmakta kullanılan etikettir. Yazınızın kısa görüntüleneceği yerlerde, bu etiketi eklediğiniz kısma temanızın standart “more” yazısı eklenir. Buraya eklenecek ifadeyi (örneğin Opereysin.com için Yazının tamamını oku ») Wordpress’in kodlarıyla oynayarak değiştirebiliyoruz. Fakat hani şöyle, her yazıda “devamı…” yazısını değiştirebilseydik, her sayfada aynı ibareyle karşılaşmasaydık hoş olmaz mıydı?
“Olurdu!” diyorsanız, yazının devamına bir göz atabilirsiniz. Yazının tamamını oku »