Kategori: Edebi Hezeyanlar

Huzur, Mutluluk ve Sorumluluk

Huzur, Mutluluk ve Sorumluluk

Sıcak, güzel bir Temmuz sabahıydı. Dinlendirici bir sessizlik vardı. Cemil çok mutlu bir aile babasıydı. Gerçi çocukları yoktu ama sorumluluklarını bilen bir kocaydı.

Anna Karanina’nın Matruşkası

Anna Karanina’nın Matruşkası

O akşam erken yatmıştı Anna Karanina. Saat henüz sekizi bile vurmamıştı, fakat işte O, malikanenin ikinci katındaki odasında, rahat ve geniş yatağında yatıyordu. Uykusu gelmemişti ama günün yorguluğu üzerindeydi. Yatağında, şöminenin çatırtısını dinliyor, zevkle...

“Vep sitesi mi abey?..”

“Vep sitesi mi abey?..”

İş yerinde müthiş bir çaycımız var: Cemil. Şen şakrak konuşması, her seferinde ekibi güldüren şivesi, soğuk havalarda giydiği çift kat çorapları, içliği, veresiye çayları not aldığı çetere defteriyle en mutsuz olduğumuz anlarda bile keyfimizi...

Adalet yerini bulsun!

Adalet yerini bulsun!

Aşağıda okuyacağınız olay mizah değil ayniyla vakidir. Fransız yazarlardan Tallemant des Reaux, İspanya’nın bir köyünde geçmiş tuhaf bir adalet hikayesini anlatır:

Kar Yağışı

Kar Yağışı

– Anne!..Anne baksana kar yağıyo… N’apıcaz?.. – Yavrum n’olacak? Yağıyorsa yağıyor ne güzel… – Anne olur mu? “Karakış bastırıyor, zor hava koşulları geliyor.” diyolar ya hep haberlerde… Afet geliyor galiba, sen ne diyosun? (…)...

Telaffuzu Aynı

Telaffuzu Aynı

Bir arkadaş anlatıyor: Halı bakmaya gitmiştim. Dükkandan içeri girdim. Soğuk havada üşümemek için sardığım atkımı yüzümün görünmesi için indirdim (badem gözlerim hariç hiçbir yerim görünmeyecek şekilde sarmıştım. bunun da hoş olmayacağını düşünmüştüm). İçerisi boy...

Nasıl orijinal ürün satarız?

Nasıl orijinal ürün satarız?

Efendim, Türk insanı orijinal ürün kullanmıyormuş. İlla ki korsan kullanacakmış. Zaten farkındaysanız, Türk insanı bu tip haksızlıklara da çok meyyalmiş. Doğrudur beyler! Barbar (!) bir milletiz ya, ondan olacak. Fakat iğneyi millete batırmadan önce,...

Tunus -1

Tunus -1

Telefon çalıyordu. Uykumdan zar zor uyanıp mahmur mahmur elimi telefona götürdüm: – Buyrun? Karşımda Mithat Bey var. Bu dostum zamanının çoğunu, işi icabı, ülkeler arası seyahatlerle geçirir. O zaman, 1995’ten bahsediyorum, iş alanını yeni...