Tarih, uzay, teknoloji vb. konularda derinlemesine inceleme yapılarak hazırlanmış yazılar bu kategoride yer alır.

Osmanlı Devleti 623 yıllık şanlı tarihi boyunca, 60 kadar ülkeyi egemenliği altına alıp, aşağıda gösterilen, sürelerde adaletle idare etmiştir:
DEVLETİN ADI YIL
Bulgaristan…………………………………….545
Yunanistan…………………………………….400
Girit Adası……………………………………..267
Ege adaları……………………………………..541
Arnavutluk…………………………………….435
Yugoslavya…………………………………….539
Romanya……………………………………….490
Macaristan…………………………………….160
Çek Cumhuriyeti………………………………20
Slovakya Cumhuriyeti……………………….20
Polonya…………………………………………..25
Yazının tamamını oku »

Ortalıkta Dr. Phil Testi adında bir test dolaşıyor. Ekibimiz önce bu testi itinayla çözdü. Ardından hızını alamayarak testin güvenilirliğini sorguladı, deyim yerindeyse testin “geçmişine” indi. Peki neler bulduk dersiniz?
Hepimiz, arkadaş çevremiz tarafından yoğun bir “il(l)eti bombardımanı”na tabi tutuluyoruz. Dünyanın bir köşesinde, birilerinin uydurduğu bir yazıyı/dökümanı, birileri Türkçeye çeviriyor ve nasıl oluyorsa bu yazı/döküman elimize ulaşmayı başarıyor.
Genellikle bu önemli başarıyı (!) kâle almıyor, gelen mailleri çöp kutusuna yollayıveriyoruz. Hatta bazen mail’in başlığından, içeriğinin gereksiz “ilet”imler içerdiğinin anlıyor, içeriğine bakmadan siliveriyoruz.
Geçenlerde, Dr. Phil diye birinin testinden bahseden bir mail ulaştı elimize. Yazının tamamını oku »

Normalde kaza yapmadan önce frene basma fırsatımız olabilir. Ama Formula 1 pilotları için bu düşünülecek en son şey.
Türkiye’nin ilk kez 2005′te ev sahipliği yaptığı Formula 1 yarışlarında sürücülerin tek düşündüğü şey hızdır. Saatte 350 km. hıza ulaşabilen bu yer jetleri elbette ki; en ufak bir manevra hatası veya yerdeki çakıl taşı yüzünden bir anda savrulabilir. Bu yüzden hızları kadar emniyetleri de çok yüksek olmalıdır. Peki bu emniyet önlemleri arabayı hantallaştırıp hızını kesmeden nasıl alınabilir? İşte Formula 1 araçlarının emniyet önlemleri:
1. Karbon fiber kaporta:
Normal arabalarda kaporta çelikten yapılır. Bu, arabaya sağlamlık ama öte yandan da hantallık katar ve bu F1 araçları için kabul edilemez bir seçenektir. Bunun için yeni maddeler deneyen uzmanlar, karbon fiber bileşimini buldu.
Fiber hafif ama dayanıksız bir maddedir. Karbon fiber ise, hem çeliğin üçte bir ağırlığında hem de çelikten 5 kat daha sağlam.
Yazının tamamını oku »

Bu yazımızda, motorsiklet tutkunlarının bir efsane olarak andıkları Burt Munro‘nun hayat hikayesini anlatıyoruz.
Bir evin bir oğlu denir ya Burt da onlardan biridir işte. İkiz kardeşi doğumda (1899) ölünce ailesi adeta üzerine titrer.
Hekimlere sorarsanız bu cılız veled de gidicidir, utanmadan tarih belirler, ölmemiş çocuğa kefen biçerler…
Ama öldürmeyen Allah öldürmez.
Emekleme, tay tay, ilk mektep, orta mektep, kolej… Acaba bu yıl mı ölecek? Bu yüzden hoşça tutulur, bir dediği ikiletilmez.
Oyuncak araba, paten, bisiklet derken henüz 16 yaşında motosiklet sahibi olur ve dolu dolu keyfini sürer. Yazının tamamını oku »
Boş vakitlerimizi değerlendirmenin en zevkli yollarından biri de şüphesiz kestirmektir. Özellikle üzerimizde biraz da yorgunluk varsa o uyuklama ve arkasından gelen uyku bizi adeta içine çeker. Hem de ne tatlıdır.
Ama bu kestirmelerde de dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var: Zaman ayarlaması, ortam şartları vs.
Bu kurallara dikkat etmediğimiz çoğu zaman o tatlı kestirmelerden uyandığımızda beynimiz sanki duruyor. Herhangi bir mevzuyu kavramak için dakikalar harcıyoruz. Uykunun zararı faydasını kat be kat geçiyor. Peki tatlı ve faydalı bir kestirme için neler yapmalıyız? Yazının tamamını oku »

Fakirlik… Dünya üzerinden bir türlü silinemeyen, insanları başkalarına el açmaya, kanunlara karşı hareketlerde bulunmaya iten, hastalıklara, sakatlıklara, hatta ölümlere yol açabilen mefhum.
1900′lü yılların başında 2000 $‘ın altında olan ortalama kişi başına düşen GSMH (gayrı safi milli hasıla), 2000′li yılların başında 6000 $ seviyelerine yaklaştı ama, hiç bir önlem, hiç bir çalışma, dünya genelindeki açlığın azalmasına yol açamadı.
Elbette bu çalışmaların göstermelik olduğunu, zenginlerin daha fazla zenginleşebilmek için fakirleri ucuz işçi olarak çalıştırmaya devam ettiklerini yazıp çizenler çok. Ancak bu durumu eleştirenlerin bile genellikle sözleri lafta kaldı ve kimse fakirliğe ve açlığa karşı topyekün mücadeleye girişmek istemedi.
Öldürülen foklar, kesilen ağaçlar, besin yetersizliği sebebiyle gencecik çocukların toprağa dökülmesinden daha önemli sayıldıkça Yazının tamamını oku »

Aşılar ve iğneler her yaştan hemen her kişinin korkulu rüyası olagelmiştir. Ürkütücü görüntüleri ve can yakmalarıyla bu özelliği de hak ediyorlar. Tıpta gelişmeler arttıkça bu tür korkuların ve tehlikelerin azalacağını tahmin ediyorum. İşte bu alanda önemli bir gelişme:
Evet, aynı şırınganın kaynatılıp kaynatılıp bir çok kişide kullanıldığı günleri geride bıraktık. Ancak şırınga gibi, tıbbî müdahalelerde sıkça kullanılan bir aracın, insanların çoğunda rahatsızlık uyandırması, ciddiye alınması gereken bir problem. Bunun dışında, Tip I diabet gibi sürekli enjeksiyona ihtiyaç duyulan kronik hastalıklarda, iğneler sebebiyle enfeksiyon kapılması ihtimali ve iğnelerin dokuları zedelemesi gibi sıkıntılarla karşılaşılıyor.
Bu problemleri önlemek için bilim dünyasında pek çok çalışma yapıldı ve Yazının tamamını oku »

Hangimiz bilim-kurgu romanları okumadık, garip isimli gezegenlerde geçen macera filmleri seyretmedik ki? Bilim-kurgu alanı, romanlarla ve filmlerle sınırlı kalmadı: Haberler de, bu akımın güçlenmesi için ellerinden geleni yaptılar. Uzaylıların frizbi benzeri araçlarla dünyamızı ziyarete geldiklerini (!) de haberlerde gördük, ABD’lilerin asla aya ayak basmadıklarını iddia eden komplo teorilerini de.
Hasılı bilim-kurgu; asla ulaşılamayacağını düşündüğümüz gelişmelerle, ulaşılıp ulaşılamadığı speküle edilen ilklerin karmaşası oldu çoğumuz için.
Uçan arabalar, bir saniyede gezegenden gezegene ulaşan uzay gemileri hala hayallerimizden öteye geçemedi.
Ancak on yıllardır uzak bir hayal olarak gördüğümüz bazı konularda, Yazının tamamını oku »