Kusursuz Cinayet: Çalışma Saatleri

Acil servis doktorları vardiyalı işçilerdir ve onların vakitleri; sabahları, öğleden sonraları ve geceleri olmak üzere baş döndürücü, durmadan değişen aylık 20 farklı  vardiyaya yayılmaktadır. Bu, gece çalışma yükünün tüm doktor ekibine eşit olarak dağıtılması demektir. “Ancak bu iyi niyetli dağılıma rağmen, onların her biri yorgunluktan bitmiş ve uykudan mahrum durumdadır” diyor Herring. “Ki bu, hem doktor hem de hastası için tehlikeli bir durumdur.”

Harvard’dan uzmanlığını almış bir doktor olan Herring, “Tek bir gecelik vardiya, bir hafta boyunca süren kognitif (algısal) etkiler ortaya çıkarır” diyor. “İşiniz bittiğinde, bir burger eti, yanmış patates gibisinizdir. Gece nöbeti olan doktorlar, size ertesi gün dinlenmiş olduklarını söyleyecekler, ama öyle değildir – ve hatalar ortaya çıkar. “

Ne yazık ki bu durum, Acil Servislere özel değildir. Gece çalışmak sadece Birleşik Devletler’de yaklaşık 15 milyon vardiyalı çalışana risk getiriyor. Devamlı olarak vardiyalı çalışmaya maruz kalanlar depresyon, obezite, diyabet ve kanser bakımından yüksek risk altındadır. Aslında, oran o kadar güçlü ki, 2010 yılında, Dünya Sağlık Örgütü, gecenin geç saatlerinde çalışmayı, muhtemel bir kanserojen olarak sınıflandırma karar vermiş durumda.

Biyologlar, gece geç saatlere kadar çalışmanın, sirkadiyen ritmimizi, yani ısı ve ışık gibi dış etmenler tarafından modüle edilebilen gizemli iç mekanizmamızı mahvetmesi nedeniyle negatif etkilerin oluştuğuna inanmaya başladılar.

2006 yılında, Virjinya  Üniversitesi araştırmacıları, laboratuar fareleri üzerinde sekiz hafta boyunca süren bir deney yaptılar; kafeslerin ışıklarını haftada bir kez normalden 6 saat erken açtılar ve ve böylece kendi saatlerini sıfırlayabilmelerinin önüne geçtiler. Işık değişikliğini, haftada bir kez New York’tan Paris’e uçmaları gibi düşünebiliriz. Sonuç: Genç kemirgenler hastalandılar ve akli bakımdan dengesiz tavır sergilediler. Yaşlı olanların %53’ü ise düşüp öldü.

Ruhsal sağlığımız da risk altında. Araştırmacılar, – muhtemelen genetik anormallikleri nedeniyle – onları normal vaktinde uyumalarından alıkoyan rahatsızlıkları olan insanların yüzde 70’inin ciddi depresyon ya da anksiyete gibi durumlardan muzdarip olduğunu tespit ettiler.

Öyle ki, bipolar hastaların yaklaşık üçte ikisinin, anormal uyku döngüsü belirtileri vardır.

Işık değişikliklerinin bir etkisi daha var: Yapay ışıklar bizi daha uzun süre uyanık, yani gece boyunca uyarılmış halde tuttuğu için, aynı zamanda Amerika’nın en büyük salgın hastalığına – ülke genelinde yetişkinlerin üçte birinden fazlasını (yüzde 35.7’sini) etkileyen obeziteye – katkıda bulunmuş oluyor.

Kaynak: PopSci (Özetlenmiştir)

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir