Kategori: Edebi Hezeyanlar

Herkesin Hayali Var…

Her insan ayrı bir dünya… Herkesin bir hayali var, bütün dünyadan gizlediği… Belki elalemin gülüp geçeceği, “ütopik” bulacağı bir hedefi… Belki hayatın sıradanlığına nispet yaparcasına, herkesi şaşırtacak kadar sıradışı bir arzusu var.

Önyargılarımızı Nasıl Yeneriz?

Düşünmenin de, görme gibi kör noktalara sahip olduğunun farkında mısınız? Hikayeye göre, altı kör adamdan, yanında durdukları bir fili tarif etmeleri istenir. Önlerinde duran şeye dokunarak hissettiklerine göre fikirlerini belirler; önlerinde duranın yılan, ağaç, duvar vs....

Sıkılmak!

Farkındalığınızın seviyesini bilmem ama galiba biz Türkler biraz yükseklerden uçuyoruz. Hangi fabrikanın ihtiyacının ne olduğunu ya da hangi ulaşım hattının aslında nasıl olması gerektiğini veyahut aslında bu yemeğin nasıl yapıldığında daha güzel olduğunu bilmeyen birisi var...

Kandiller ve Babaannem

Babaannem Osmanlı kadınıydı. Güçlü karakterliydi. Sevecen, cömert ve yardımseverdi. Kriz yönetiminde uzmandı. İstanbul’a komşu bir ilin ilçesinde geçti çocukluğum. Yıllarca “geniş aile” olarak yaşadık. Sonraları da altlı üstlü oturduk babaannem ve dedemle. Dedem ondaki potansiyeli görmüş...

Hayatı Iskalamak

Çayın soğudu. Bak, bir kere daha ıskaladın. Bir kere daha kaçırdın hayatın ritmini. Şimdi o çayı ya soğuk soğuk içeceksin, ki bunu kimse sevmez, sevmemeli, ya da gidip delikli taşa dökeceksin. İki ihtimalde de kaybeden sen...

Nasıl 27 Yaşında Emekli Oldum?

div class=”yenicerceve”>Brenton Hayden, nasıl 27 yaşında emekli olmayı başardığını anlatıyor. “Üşengeç” kelimesinin neden bu kadar kötü bir ünü olduğunu bilmiyorum. Ben üşengeçliğe hayranım. Neden mi?: Üşengeçlik, zeki bir insanın A noktasından B noktasına en kısa sürede...

Canım Oğluma

Geçmişten bir mektup… Canım oğlum. Orada da akşam oldu mu? Burada siyah bir yorgan gibi çöktü gecenin karanlığı. Kendini sakın yalnız hissetme. Kalbim hep seninle ciğerparem. Belki sen başkalarının gözünde genç bir erkeksin. Ama benim gözümde...

Yap!

O kadar çok duyduk ki “yapamazsın” lafını.. Dikkate almamak noktasını geçip motivasyon kaynağı oluverdi zamanla “yapamazsın”. Bir de “yaptırmazlar” vardı tabi. Komplo teorileriyle yoğrulmuş tek kelimelik bir pasifize cümle. Ona hiç girmiyorum bile. “Yapamazsın” aslında “yapamazdım”...