
Kanlı elmaslar… Kan elmasları… Sıcak elmaslar… Savaş elmasları…
Adları ne olursa olsun, aynı kötü anlamı belirtiyorlar: Bu elmaslar elde edilirken kan döküldü…
Belki elmas madeni savaş bölgesinde yer alıyordu, belki de bir grup elmas madenlerini ele geçirmişti, “kölelerini” elmas çıkarmak için çalışmaya zorluyordu. Gelen parayla isyana devam edecekti.
Sierra Leone de, Angola da, Liberya da, Fildişi Sahili de, Kongo da “Kanlı Elmaslar” sebebiyle Birleşmiş Milletler tarafından cezalandırıldılar.
Sierre Leone’de sivil savaş vardı. Angola’da, Liberya’da ve Fildişi Sahili’nde de sivil savaş vardı. Sivil savaş sırasında elmas madenleri isyancıların eline geçiyor ve madenden uygunsuz koşullarda çıkarılan Yazının tamamını oku »

Tüm dünyanın merakla beklediği ABD başkanlık seçimi nihayet sonuçlandı. Amerikalı seçmenler, Beyaz Saray’a ilk zenci başkanlarını yolladı: Barack Obama. Obama, adaylığını koyduğu gündan beri, başta Amerika olmak üzeri dünyanın hemen her yerinde ilgi ve tartışma odağı oldu. Bu tartışmalardan birisi de onun Müslüman olup olmadığıydı. İşte Rahim Er’in kaleminden Barack Obama:
1961 Honolulu doğumlu. Annesi, Kansaslı Ann Durham. Babası, Kenyalı. Babayla aynı adı taşıyor, Barack Husseyn Obama. Barack, Kenya dilinde Burak. Husseyn göbek adı. Anne-baba, Harward’da tanışmışlar. Anne, beyaz. Obama iki yaşındayken çift boşanmış. Baba, doktoranın ardından 1965’te Kenya’ya dönmüş, 7 sene sonra da bir trafik kazasında vefat etmiş. Obama, babasıyla bir kere 1972’de görüşmüş. Yazının tamamını oku »

Irkçılık; bir milleti, soyu ya da ırkı diğerlerinden (aşırı derecede) üstün tutmaktır. Hatta bu tavır diğerlerini ezmeğe bile yol açar. Dünya’daki en meşhur ırkçılık, zenci-beyaz ırkçılığıdır. Bu da Avrupalı’nın önce Afrika’da sonra da Amerika’da siyahilerle karşılaşmasıyla başlar.
En abartılısı Amerika‘da yaşanır. Zencilere köpek kadar dahi değer verilmez. Her türlü eziyet yapılır; emdikleri süt burunlarından getirilir adeta. Muhammed Ali Clay ve benzerlerinin dünyaya kendilerini duyurmalarıyla, beyaz Corclar geri adım atarlar. Sözde iyiliksever takılırlarsa da ırkçılık hâlâ devam etmektedir. Ricelar, Obamalar olsa da…
Yazının tamamını oku »
İngilizcesi meşhur olan, hatta ses dosyası da şurada bulunan bir muhabbetin Türkçesi. George Bush’la Condoleeza Rice arasında “ufak” bir diyalog bozukluğu yaşanıyor, hepsi o kadar
. Türkçesi elbette Opereysin mahsülü. Orijinali yazının altında…
Sekreter: – Bay Başkan, Condoleeza Rice geldi.
George Bush : – Güzel, içeri girsin.
Sekreter: – Peki.
(Kapı açılır. Rice girer.) Yazının tamamını oku »