
Bir web sitesine üye olmak istediğimiz zaman, genelde en az 3 kutu doldurmamız istenir: Kullanıcı İsmi, E-mail adresi ve seçtiğimiz şifre. Ah affedersiniz, 4 kutu oldu. Zira üyelik sayfalarında hemen her zaman 2 tane şifre kutusu olur!

Peki neden? Neden, e-mail adresimizi ve kullanıcı ismimizi bir kere yazmamız gerekiyor da, şifremizi bir kere yazmamız yeterli olmuyor?
Hemen aklımıza, şifre olmadan siteye giriş yapmak mümkün olmadığı için, şifrenin yanlış yazılmamasının çok önemli olduğu cevabı geliyor. Ancak bu cevap pek de tatmin edici değil. Aynı düşünce ile yola çıkarsak, e-mail bölümünü 3 kere yazmak bile mantıklı sayılabilir. Çünkü, unutulan şifre Yazının tamamını oku »
Wordpress 2.8.4 güncellemesi, öncekilere göre çok daha çabuk gerçekleşmişti. Bu güncelleştirmede, fonksiyonel bir değişiklik yoktu, yanlızca güvenlik açıkları giderilmişti. Bir önceki sürümde açık bıraktıkları yerleri “tıkamışlardı” galiba.
Söylenene göre, bu sıralar eski sürüme sahip Wordpress tabanlı web sitelerine yaygın şekilde saldırı düzenleniyor (Wordpress.com siteleri, sözümüze dahil değil). Saldırıların kaynağı da, yukarıda bahsettiğimiz güvenlik açıkları. Wordpress versiyonunu 2.8.4 sürümüne yükseltmek, saldırının tek çözümü olarak gösteriliyor.
Eğer Wordpress kurulu bir web siteniz varsa ve 2.8.4 sürümüne yükseltmemişseniz, hemen bunu yapmalısınız!
Wordpress’i güncellerken ortaya çıkabilecek hatalar yükseltme yapmanıza mani olmasın. Çünkü hali hazırda devam eden saldırılar bir kere sitenizi vurursa, Wordpress’i silip tekrar kurmak ve tüm database’inizi ayıklamak gibi zahmetlere girişmeniz gerekecek.
Wordpress saldırısından kurtulmak isteyenlere şunları tavsiye ediyoruz: Yazının tamamını oku »
Wordpress‘i kötüleyen kaç yazı okudunuz? Neredeyse hiç, değil mi? Gerçekten de Wordpress, standart blog kullancıları için fazlasıyla yeterlidir. Ancak biraz sınırlarını genişletmek istediğinizde, övülecek yönlerinin oldukça azaldığını fark edersiniz. İşte bu yazımızda, Wordpress’in övülemeyecek bazı yönlerinden bahsediyoruz.
Wordpress’i ilk kullanmaya başladığımızda, yeni bir upgrade çıkınca memnun kalır, bunu Wordpress’in hızla gelişmesinin bir işareti olarak görürdük. Gerçekten de bir zamanlar güncelleştirmelerde, kodlardaki problemli kısımların düzeltilmesi ciddi yer tutar, makyaj yönü çok da öne çıkarılmazdı. Ne de olsa Wordpress, eklentileriyle güçlenen bir yazılımdı; isteyen gönlünce cilalayabilir, Wordpress’ine parlak bir görünüm kazandırabilirdi. Ancak kullanıcılarının çoğu, Wordpress’in kaynak kodlarındaki problemleri çözebilecek bilgilere sahip değillerdi.
Bunun için görünüm, daima fonksiyonel kodlamanın gerisinde bırakılabilirdi standart Wordpress sürümünde. Yazının tamamını oku »

Google’ın hesap makinesi özelliğinde ciddi bir hata var. Arama motorunda 399999999999999-399999999999998 işlemi arandığında 1 sonucunu vermesi gereken Google, bunun yerine 0 sonucunu veriyor. Problemin tam olarak neden kaynaklandığı konusunda net bir fikir yok, ancak yazımızın üst resminde de görebileceğiniz gibi negatif sonuçlar döndürmesi gereken sonuçlarda da 0 sonucu alınabiliyor.
Hata 14 haneden büyük değerlerle işlem gerçekleştirildiğinde ortaya çıkıyor gibi görünüyor. Ancak Yazının tamamını oku »
Merhaba,
Sizin de muhtemelen fark ettiğiniz gibi, birkaç gündür sitemize erişimde ciddi problemler yaşanıyor. Daha öncesinde de yaklaşık iki hafta zaman zaman, bazı sayfaların tam görüntülenememesi ve 404 hataları ortaya çıkmıştı.
Bu problemlerin güncellememizle ve bizim tarafımızla ilgili olmadığını, server’ımızdaki problemlerden kaynaklandığını belirledik. Bu hata arama süreci ve hemen arkasından gelen kesintiler, yenilik çalışmalarımızı da biraz geciktirdi.
Server’ımızdaki problemlerin giderilmesi için çalışmalar devam ediyor. Kısa süre içerisinde eski haline geleceğini umuyoruz.
Teşekkürler.

İnternetin en büyük sitelerinde dışlamalar oluyor mu? Oluyor, hem de istemediğiniz kadar…
İnternetin ortaya çıkışından beri, günlük hayatımızda karşımıza çıkan pek çok şeyin internet alemindeki yansımalarına tanıklık ettik. Spam maillerden, paragraf genişliklerine uzanan geniş bir yelpazede bütün alışkanlıklarımız internete de taşındı. Bu adetlerden bazısı, sonraki yıllarda gündemimizden düştü: Çünkü internete uymuyorlardı.
İnternete taşınan “şey”ler, basım teknikleriyle sınırlı değildi. Kavgalar, tartışmalar, hakaretler, geyik muhabbetleri de internete ilk sıçrayanlar arasına girdiler. Neticede günlük hayatta etkileşim içinde olduğumuz insanlarla, internet adını verdiğimiz oluşumu oluşturan kişiler aynı olduğu için, böyle bir durum oldukça normal karşılanabilirdi.
Fakat internetin, günlük yaşamımızdan temel bir farkı vardı: Kuralları yoktu! Bu kuralsızlık, esneklikten öte bir rahatlık, zorbalığa varabilecek bir saldırganlık için uygun bir zemindi. Kuralsızlar interneti kısa zamanda mesken edindi, ardından onları kontrol edecek sistemler kuruldu. Yazının tamamını oku »

Biter mi hiç? (Büyütmek için resme tıklayın.)