22 Eylül 2008, Pazartesi //
victory

Sitenizde Wordpress yazılımını kullanmaya karar verdikten sonra, muhtemelen ilk yapacağınız şey, kaliteli ücretsiz temalar aramak olacaktır. Genellikle bu noktada fazla sıkıntı çıkmaz, çünkü binlerce ücretsiz Wordpress teması vardır ve hemen her konuya “gidebilecek” bir tema bulunabilir.
İnternette bulduğunuz ücretsiz temalar, “kolayca kurulabilecek” şekilde hazırlanırlar. Web sitenizin adresini, açıklamasını (description), besleme URL’sini ve aklınıza gelebilecek sitenize özel hemen her şeyi kolayca bulabilir ve yayına hazırlanabilirler.
Buraya kadar her şey güzeldir. Ancak kolayca atladığımız nokta, temaların bu işi yapabilmek için PHP fonksiyonlarından yararlandıkları gerçeğidir. Örnek olarak, web sitenizin adını verebiliriz. Bu bilgi dinamik bir bilgi değildir, bu sebeple her sayfa yüklenişinde database’den çekilmesi gerekmemektedir. Yazının tamamını oku »
08 Eylül 2008, Pazartesi //
victory
Wordpress‘i kötüleyen kaç yazı okudunuz? Neredeyse hiç, değil mi? Gerçekten de Wordpress, standart blog kullancıları için fazlasıyla yeterlidir. Ancak biraz sınırlarını genişletmek istediğinizde, övülecek yönlerinin oldukça azaldığını fark edersiniz. İşte bu yazımızda, Wordpress’in övülemeyecek bazı yönlerinden bahsediyoruz.
Wordpress’i ilk kullanmaya başladığımızda, yeni bir upgrade çıkınca memnun kalır, bunu Wordpress’in hızla gelişmesinin bir işareti olarak görürdük. Gerçekten de bir zamanlar güncelleştirmelerde, kodlardaki problemli kısımların düzeltilmesi ciddi yer tutar, makyaj yönü çok da öne çıkarılmazdı. Ne de olsa Wordpress, eklentileriyle güçlenen bir yazılımdı; isteyen gönlünce cilalayabilir, Wordpress’ine parlak bir görünüm kazandırabilirdi. Ancak kullanıcılarının çoğu, Wordpress’in kaynak kodlarındaki problemleri çözebilecek bilgilere sahip değillerdi.
Bunun için görünüm, daima fonksiyonel kodlamanın gerisinde bırakılabilirdi standart Wordpress sürümünde. Yazının tamamını oku »
13 Ağustos 2008, Çarşamba //
victory
İnternet sitelerini popülerliklerine göre sıralayan Alexa, hemen hepimizin bir şekilde göz önünde bulundurduğu bir web servisi. Servis yalnızca Alexa Toolbar’ını (Firefox için Sparky) kuranlardan gelen verileri dikkate aldığı için sıkça eleştirilse de, alanında liderliğini sürdürüyor.
Alexa, hemen her web sitesine ait sıra, erişim, bağlantılı siteler ve erişim hızı bilgilerini sunuyor. Bu bilgileri ve site açıklaması, site sahibi gibi bazı ekstra bilgileri XML yoluyla alabiliyoruz.
Bir web sayfasına ait XML çıkışına ulaşmak için tek yapmanız gereken http://www.alexa.com/xml/dad?url=siteninismi adresine girmek.
Eğer bu bilgileri bir web sayfasında göstermek isterseniz, XML’i ayıklayacak bir script’e ihtiyaç duyabilirsiniz. Bunu yapmak çok zor olmasa da David Walsh’un hazırlamış olduğu Alexa sınıfı (class) işinizi kolaylaştırabilir.
Alexa sınıfı; rank, reach, linksin değerlerini verebilecek şekilde hazırlanmış. Yazının tamamını oku »

Nedendir bilmem, uzun zamandır hangi ülke insanlarının internette web ile ilgili konuları daha çok aradığını merak ediyordum. Sonunda bununla ilgili bir araştırma yapmaya karar verdim. Benim gibi siz de; Webmaster’dan, programmer’dan geçilmeyen ülkemizin web ile ilgili aramalarda üst sıralarda yer alabileceğini sananlardansanız, bu yazıyı mutlaka okumalısınız.
Bildiğiniz gibi Google Trends, istediğiniz ifadelerin zaman içinde Google’da ne kadar arandığını görebileceğiniz, istediğiniz ifadeleri birbirleri ile kıyaslayabileceğiniz bir servis. Hangi ülke insanının interneti ne için kullandığını anlamanın en kolay yolu, arama motorlarında yaptıkları aramalardan geçtiği için, çalışmamızda Google Trends’ten yararlandık. MSN kelimesinin, Eğitim kelimesinden yaklaşık 3 kat fazla arandığı bir ülkede yaşayan bizler, interneti eğitim amaçlı kullanma idealinin herhalde fazlaca gerisindeyiz. 1
Peki diğer ülkelerde durum nasıl? Yazının tamamını oku »
Yeni kategorimize siftah yapmanın mutluluğuyla dersimize başlamak istiyorum. İlk dersimiz, yeni öğrenenler için hazırlanmış kolay bir ders olacak. Eğer PHP’ye yeni başladıysanız buyrun, değilseniz sonraki dersleri bekleyin
Yazının tamamını oku »