
Önceki yıllarda olduğu gibi, bu yaz da ÖSS’ye girenler için heyecanlı geçti: “Hele bir ÖSS geçsin” ile başlayan temenni konuşmaları, “Abi bir puanlar gelsin de bakalım” ile devam etti. Tercih listesini hazırlamanın gerginliği, herhalde önceki aşamaların hepsini geride bıraktı. Sonunda heyecanla beklenen gün geldi, pek çok öğrenci, tercihlerinden birini kazandığını öğrendi.
Bu noktada, üniversiteye başlarken akılda bulundurulması gerekenler konusunda akıl veren yüzlerce tanıdık olabilir. Bu tanıdıkların bir kısmı, kendi yapamadıkları aktiviteleri size tavsiye (veya empoze) edebilirler. Vize-finaller konusunda gözünüzü korkuturlar, bir an önce eve çıkmanızı tavsiye ederler filan. İşin doğrusu, çoğu üniversiteye başladıkları günü hatırlamamaktadırlar bile. “4 yılda unutulur mu?” demeyin efendim. Üniversite bu, unutulur.
Kendilerinden alacağınız bu tavsiyeler, 4. sınıfa başlayacaklar için faydalı olabilirlerse de, sizin pek işinize yaramazlar. Hatta bu tavsiyelere harfiyen uymak, bir kaç dönem kaybetmenize bile sebep olabilir.
İşte bu sebeple, üniversiteye yeni başlayacaklar için eğitimci misafir yazarımız Mert Bey‘in hazırladığı 11 maddelik tavsiye listesini yayınlıyoruz. Bu tavsiyelerin, çevrenizdekilerden kolay kolay duymayacağınız tavsiyeler olmasına dikkat edildi. Umarız işinize yarar. Yazının tamamını oku »
2008 ÖSS’si bugün yapıldı. 1,644,073 öğrencinin girdiği sınav, saat 09.30’da başladı ve 3 saat sürdü. Bu yıl Anadolu liseleri, fen liseleri, Anadolu teknik liseleri, güzel sanatlar liseleri ve Anadolu öğretmen liseleri dışında okullar mezun vermedikleri için ÖSS’ye girecek aday sayısı azalmış, ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, her 2 adaydan birinin üniversiteye yerleşeceğini söylemişti.
ÖSS’ye başvuranların sayısı bu yıl geçen yıla göre 132 bin 370 kişi geriledi.
Bugün ÖSS sınavına girenlerdenseniz, gelecek yıllarda girmek isteyenlerdenseniz veya önceki yıllarda girmiş olup soruları merak edenlerdenseniz, 2008 ÖSS soru ve cevaplarını birleşik halde buradan .rar ve .zip formatında indirebilirsiniz. Yazının tamamını oku »
İnatçıdır, kolay kolay pes etmez. O günlerde bakımsız ve pislik içerisinde olan İngiliz hastanelerinde reform diye adlandırılabilecek çalışmalar yapar. Sağlık sektörüne büyük yenilikler katar…
Bugün 12 Mayıs Pazartesi… Hemşirelik haftası bütün yurtta ve KKTC’de törenlerle kutlanacak….
Mâlum, 12 Mayıs “Lambalı Hemşire” namıyla maruf Florance Nightingale’in doğum tarihi. İyi de bu kadın neleri başarmış, sağlık sektörüne ne gibi yenilik katmış acaba?
Mevzuya girmeden evvel Kırım savaşını hatırlamakta da yarar var. 1850’li yıllarda Ruslar yayılma temayülüne girer, sınırlarımızı zorlamaya başlarlar. İngiltere Avrupa’daki dengelerin bozulmasından hoşlanmaz. O günlerde böyle konular masada tartışılmaz, ordular meydana çıkar, kozlarını paylaşırlar. İngilizler tarihte ilk defa yanımızda olur, asker ve malzeme yollarlar.
Adımız savaş kazananların listesinde yer alsa da fatura ağır olur, borç gırtlağımızı aşar. Yahudi Rotschildler açtıkları kredilerin karşılığında Filistin’e sulanırlar. Kraliçe Victoria o hengamede Asya’ya çöreklenir, “Hindistan İmparatoriçesi” diye anılmaya başlar. Yazının tamamını oku »
Başlığa aldanıp da siyasetten bahsedecek bir yazı sanmayın. Malumunuz son zamanlarda çok popüler böyle yazılar yazmak. Başlığı açıklayacak olursak: Evet suç kimin? İnsanlar niye suç işler? Neden suça karşı meyillidir? Neden hep ister istemez bir şeylerin açığı kollanır? Neden zayıf bulunduğu an kanun aşılır?
Geçen gün bir arkadaşımla okulun bilgisayar odası hakkında konuşuyorduk. Bir ara arkadaşım oraya gizlice girmek ve bilgisayarların ramlerini çalmaktan bahsetti. Yazının tamamını oku »
Biyoloji dersinden yapılacak imtihan için sınıftaki herkes hocaya çaktırmadan nasıl kopya çekeceğinin kendince planını yapar. Nihayet imtihan günü gelir. Hoca sürpriz olarak imtihanı laboratuvarda yapacağını söyler. Herkes bir mikroskobun bulunduğu yere oturduktan sonra hoca der ki: Yazının tamamını oku »
Doktor, tıp öğrencilerini eğitim için hastanın başına götürüyor.
Hasta halsiz durumda yatıyor.
Doktor öğrencilere hastayı göstererek konuşuyor: Yazının tamamını oku »
Okulun birinde gelişen bir olayı anlatayım. Artık efsane mi dersiniz, uydurma mı dersiniz? Orasını bilmem. Buyrun okuyun.
Öğrencinin biri bir dersten kalıyormuş. Kalırsa bir sene daha okuyacak. Neyse dersin öğretmeni gelmiş, kürsüye yerleşmiş. Bizimki gelmiş yanına. Çıkarmış rambo bıçaklarını, saplamış kürsüye: Yazının tamamını oku »
Şimdi kendinizi bir aile babası yerine koyun. Ailenizle kahvaltı ediyorsunuz. Oğlunuz, kahve fincanına çarpıyor ve kahve üzerinize dökülüyor.
(Buraya kadar olan olaylar sizin kontrolünüz dışında oluyor. Bundan sonra iki şekil tavır sonucu iki ayrı gün akışı oluyor.) Yazının tamamını oku »