
Sabahın ilk ışıklarıyla evden çıktığımda günümüz gençliği hakkındaki fikirlerim yeniden tazelenmeye başlamıştı bile. Asansördeki acil durum tuşunu, çakmağı ustaca(!) kullanan biri tarafından karartılmış buldum.
Apartmanın dışına çıktığımda bir taksinin geldiğini gördüm. Boş değildir ama, diyerek el ettim. Kısmetime taksi hemen yanaştı. Bavulumu arka, kendimi ön koltuğa attım.
-Metro istasyonu…
15 dakika sonra mevzimize vardık ama, yol boyunca şoför kendini denizlere attı ve yalan dünyayı bize bıraktı.
Jetonumu kaptım ve kendimi yürüyen merdivenin akışına bıraktım. Ben inerken de tramvay istasyona yaklaşıyordu.
Tramvayda gördüğüm iki üç lise öğrencisi birbirlerine WOW’daki durumlarını, oyunda ne denli tecrübeli ve bilgili olduklarını, hararetli hararetli anlatıyorlardı. Ellerinde de zoraki tutuşturulduğu belli olan birer defter ile bir iki soru bankası duruyordu. O kitapların her gün gidip geldiğini tahmin edebiliyordum. Yazının tamamını oku »
2008 ÖSS’si bugün yapıldı. 1,644,073 öğrencinin girdiği sınav, saat 09.30’da başladı ve 3 saat sürdü. Bu yıl Anadolu liseleri, fen liseleri, Anadolu teknik liseleri, güzel sanatlar liseleri ve Anadolu öğretmen liseleri dışında okullar mezun vermedikleri için ÖSS’ye girecek aday sayısı azalmış, ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, her 2 adaydan birinin üniversiteye yerleşeceğini söylemişti.
ÖSS’ye başvuranların sayısı bu yıl geçen yıla göre 132 bin 370 kişi geriledi.
Bugün ÖSS sınavına girenlerdenseniz, gelecek yıllarda girmek isteyenlerdenseniz veya önceki yıllarda girmiş olup soruları merak edenlerdenseniz, 2008 ÖSS soru ve cevaplarını birleşik halde buradan .rar ve .zip formatında indirebilirsiniz. Yazının tamamını oku »

Türkiye’de; üniversite bitirmek = İş bulma şansı olması. Yani tüm lise mezunları için böyle bir karamsarlık tabi ki mevcut değil. Okunan bölüme ve okula göre çok şeyler değişebiliyor. Ancak biraz bizim tutumumuz, biraz ülke şartları bu iki mefhumu neredeyse eşit hale getirdi.
Temel sorun aslında şu: Mesleki eğitim eksikliği. Yani liseyi bitren her gencin ‘‘Yahu bi baltaya sap olalım!” endişesiyle; ÖSS den gelen puanla neresi olursa oraya gidelim diyerek, bir bölüme ”kapağı atması”.
Maalesef ülkemizdeki eğitim sistemi de pişkin pişkin “Evet, buna ben müsade ediyorum, ne olacak?” diyor.
Peki eğitim sistemimiz nasıl olmalı? Yazının tamamını oku »

Vaktiyle çok tartışmıştık zorunlu eğitimi 8 yıla çıkarırken. Şimdilerde “12 sene olsun” diye çırpınmaya başlayanlar var. Ama ne yazık ki bir çok durumun farkında değiller.
Eğitim 12 sene olursa ne olur? Hiç bir şey olmaz! Galiba en büyük problem de bu. Hiçbir şey olmamasına rağmen devletin omuzlarına onca yük binmesi. Bir kişi, eğitim sistemimizdeki liseyi eğer klasik şekilde okursa mesleki bilgiler ve hayat adına bir şey öğrenemeden ilkokul mezununun da çalışabileceği bir işte çalışıyor. Yazının tamamını oku »
Okullarda şiddet şüphesiz son 1-2 ay içinde ülkede en çok konuşulan konulardan biriydi ve hâlâ konuşulmaya devam ediyor. Öğrencilikle içli dışlı olan bendeniz bu konu hakkında aslında hiç göz önünde olmayan -veya oldurulmayan- bir kaç şeyden bahsedeceğim.
Şimdi bu kadar genel konuşmayı herkes bilir diyeceksiniz ama ülkemizdeki liseler başarılı öğrencilerle başarısız öğrencileri ayırma yoluyla sınıflandırılmış, istisnalar hariç. Yazının tamamını oku »
Idaho Falls Bilim Fuarı’nda bir lise ögrencisi yöre insanlarını hazirladığı projeyi imzalamaya davet etti. Delikanlı “dihydrogen monokside” adlı maddenin kullanımının tümüyle yasaklanmasını, mümkün olmadığı taktirde çok sıkı kontrolünü istiyordu. Yazının tamamını oku »
Her yıl olduğu gibi bu yıl da ÖSS büyük bir tantanayla geldi, geçti. Gelecek yıl sistemin tamamen değişecek olması öğrencileri bir yerlere yerleşmeye zorluyor falan filan… Bunlar işin ayrıntıları. Fakat ortada ilginç bir şey var: 25 Temmuz-3 Ağustos arası tercihlerini yapmaları beklenen öğrencilerin ÖSS puanları, İstanbul’da bile 1-2 Ağustos gibi geliyor. Bu da haliyle şöyle bir soruyu akla getiriyor: İnterneti olmayan, bir dağ köyünde yaşayan öğrencimiz tercihlerini son gün eline geçen puanlarla mı yapacak? Yoksa bu “İşte Türk evladı son gün bile isabetli kararlar verebilir!” tarzı bir iddiayı mı ispatlıyor? Bu mu müthiş düzenli (!) ÖSS sistemi? Türkiye’nin sosyal başkenti olan bir şehirde bile postalar bu kadar gecikiyorsa, diğer şehirlerde ne olacak? Eğer ÖSYM dediği gibi Temmuz ortasında sonuçları yolluyorsa, bir mektubu 15 gün geç getirenler suçlu değil mi? Herkes internete bağlı kalmak zorunda mı? (Bu mesajı okuyabildiğinize göre muhtemelen ÖSS sonuçlarını da internet üzerinden öğrenmişsinizdir. Bizim tepkimiz bir yandan çapa yaparken, bir yandan okuyacağı okulun hayalini kuran arkadaşlarımız için…)