"korku" etiketi Arşivi

Hatırlatma: Yazılarımızı etiketlememiz tamamlanmadığı için, etiketle alakalı yazıların tamamını listeleyemiyoruz. Ayrıntılı arama için, arama kutucuğumuzu kullanmanızı tavsiye ederiz.
4 votes, average: 5,00 out of 54 votes, average: 5,00 out of 54 votes, average: 5,00 out of 54 votes, average: 5,00 out of 54 votes, average: 5,00 out of 5 (4 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 18 Ağustos 2009, Salı // Seyyah-ı Fakir

Deprem: Çoktan unutmadık mı?

Derinden gelen bir uğultu…

… ve korkunç bir sarsıntı.

Elektrikler çoktan gitmiş.

Önce sağdan-sola, sonra daireler çizerek sallanıyor bina.

Neredeyim?

İstanbul’da olmadığımı hatırlıyorum. Gölcük yakınlarındayım.

Binaya kamyon çarpıyor gibi.

Veya dev bir boğa boynuzlarını takmış binayı kaldırıyor sanki.

Yazının tamamını oku »

3 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 5 (3 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 25 Ocak 2009, Pazar // fkilic

Karneİki gün önce yine bir eğitim ve öğretim yılının yarısı bitti. Küçücük yavruların yüzlerindeki ifadeler görülmeye değerdi. O minicik yüreklerine sığdırmaya çalıştıkları kocaman endişeleri yüzlerinden okunuyordu.

Bir an şöyle düşündüm: Acaba karne diye bir şey olmasa ne olurdu? Bilgiyi karne korkusuyla değil, sevgiyle öğretemez miyiz?

Belki günün birinde olur; ama şimdilik pek mümkün görünmüyor. Peki şimdi ne yapabiliriz onlar için? Yazının tamamını oku »

1 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 5 (1 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 15 Haziran 2008, Pazar // opereysin

Faili Meçhul - Dördüncü bölüm

Cinayet, kapkaç, adam kaçırma haberleriyle doluydu yine gazete… Üstüne komedi ekini de vermemişlerdi bu sefer. Keyfimi yerine getirebilecek bir şey yoktu neredeyse. Boş boş geçirmeye çalışıyordum saatlerimi, Mustafa’dan iyi haberler bekleyerek.

Masamın çekmecelerini karıştırmaya başladım, vakit geçirecek bir şeyler bulma umuduyla. Albüm geldi elime. Yıllardır bakmamıştım. Aslında hatıralarımı depreştirdiği için bakmak da istemiyordum. Kendime inat ederek aldım albümü çekmeceden. Yatağıma uzandım. Kapağı çevirdim. İlk sayfada kendimi tanıttığım bir not duruyordu: Yazının tamamını oku »

0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5 (0 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 26 Mayıs 2008, Pazartesi // victory

Klostrofobi

George Washington ölmeden önce uşaklarından ne istemişti biliyor musunuz? Onu bilmiyorsanız, intercom sistemli tabutları, “Toprağı bol olsun” sözünün kökenini de bilmiyorsunuzdur. “Bunların klostrofobiyle ne alakası var?” demeyin. Çünkü kapalı alanlarda kalma korkusu, bir sektörün ortaya çıkmasına yol açmış. Agorafobi ile başlayan Fobiler serimiz, Klostrofobi ile devam ediyor.

Kapalı, sıkışık ortamlarda bulunmaktan korkmaya psikiyatride Klostrofobi adı veriliyor. Klostrofobisi olanlar, tren, asansör, uçak gibi yerlerde panik atağı yaşamaktan veya panik atağı yaşama korkusundan yakınıyorlar. Yine, panik atağı yaşayanlarda sıklıkla klostrofobi ortaya çıktığı da gözlenmiş.

Eğer panik atağı, kapalı bir mekanda ortaya çıkıyorsa, bunun sebebi olarak “dışarı çıkamama korkusu” gösterilir. Yazının tamamını oku »

Araştırma, Yaz bi yere altında yayınlanmış | 3 Yorum »
2 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 5 (2 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 06 Mayıs 2008, Salı // victory

Agorafobia

Fobiler serimizde, psikiyatristlerin en sık karşılaştıkları fobileri mercek altına alacağız. Farklı fobileri anlatırken, zaman zaman fobiler hakkında genel bilgilere de yer vermeye çalışacağız. Bugün, agorafobi ile serimize başlıyoruz.

Nermin hanım, kalabalık mekanlarda bulunmaktan sıkılmaktadır. Bu durumu çevresinden saklamaya çalışıyor olmasına karşılık, ailesi durumdan haberdardır. Bir kaç kere alışveriş merkezlerinde çarpıntısı tutmuş, son sefer bu durumu kalp hastalığının belirtisi kabul ederek doktora görünmüştür. Doktorlar şikayetlerini sorduğunda, Nermin hanım şu şikayetleri sıralar: Çarpıntı, terleme, ağız kuruluğu.

Nermin hanımın yanında bulunan arkadaşı Hacer hanım konuşmayı keserek araya girer: Yazının tamamını oku »

Araştırma, Yaz bi yere altında yayınlanmış | 1 Yorum »
1 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 5 (1 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 25 Ağustos 2005, Perşembe // opereysin

-Bu ahşap köprü 100 yıllık olmasına rağmen çok sağlam. Hepimiz birden geçebiliriz…
-Bak şimdi aynı hareketi geri geri yapacağım… Yazının tamamını oku »