"Hollywood" etiketi Arşivi

Hatırlatma: Yazılarımızı etiketlememiz tamamlanmadığı için, etiketle alakalı yazıların tamamını listeleyemiyoruz. Ayrıntılı arama için, arama kutucuğumuzu kullanmanızı tavsiye ederiz.
12
4 votes, average: 4,50 out of 54 votes, average: 4,50 out of 54 votes, average: 4,50 out of 54 votes, average: 4,50 out of 54 votes, average: 4,50 out of 5 (4 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 19 Ekim 2009, Pazartesi // victory

10 Hollywood terimi ve Anlamları

Hollywood filmlerinin sonunda akan cast’te değişik iş tanımlamalarının bulunduğunu hepimiz biliriz. Best Boy nedir mesela? Evin sevilen çocuğu mu? Ya “Boom operator”e ne demeli? Bomba düzeneklerini kendisi hazırlıyor olabilir mi sahiden? Aklınıza bu gibi sorular gelmiş olabilir dedik ve bu terimlerin anlamlarını öğrendik efendim. Ne derler, bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.

1. Boom Operator (Boom Operatörü)

Bu iş alanının ilk anda aklınıza gelenin aksine patlayıcılarla ilgisi yok. Boom Operatörü’nün görevi, ses kaydının istenildiği gibi yapılabilmesi için, mikrofonu sahneye uygun bir şekilde yerleştirmek. Hala kafanızda bir şey canlanmadı mı? Kameranın hemen gerisinde, elindeki uzun sopayı (fishpole) oyunculara doğru uzatan adamdan bahsediyoruz. Çubuğun önünde de aşağı doğru sarkan bir mikrofon olur. Kamera arkası görüntülerinde sık sık görüntüye girer. Hah işte o adam. Boom da, o sopanın daha özelleşmiş şekline deniyor.

2. Gaffer (Işık Şefi)

Gaffer, setteki elektrik departmanının başında yer alır. Ancak asıl görevi, sahnedeki ışıkları ve ışık ekipmanını kurmak ve konumlandırmaktır.
Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 1 Yorum »
1 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 5 (1 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 06 Mart 2009, Cuma // bulut
Misafir yazarımız bulut, 2. yazısında film şirketlerinin pek bilinmeyen kurnazlıklarından bahsediyor.

Başarısız filmlerin başarısıGençlerimizin çoğu, hafta sonlarının sinemaya gitmek için uygun bir fırsat olduğunu düşünürler. Her hafta irili ufaklı bir çok yeni film vizyona girdiğinden, her hafta sonu için seyredilebilecek ayrı bir film bulmak çok da zor olmaz. Kabul etmek lazım; bu filmler, genellikle vakit öldürmekten başkaca bir işe yaramazlar. “Sosyalleşmek” amacıyla buluşan gençler, yan yana oturup film seyrederek olsa olsa sosyalleştiklerini zannederler. “Suyunun suyu” misali…

Sinema salonlarında, filmlerden önce yayınlanan fragmanları seyrederken bile, “Bu film güzele benziyor”, “Yok ya güzel senaryo değil”, “Aksiyonlu bir film galiba” ya da “Görsel efektler harika görünüyor” gibi bir çok yorum yapılmaya başlanır. Çünkü, hakkını vermek lazım, halkımız filmleri eleştirebilecek doygunluğa yıllar önce ulaşmıştır. Yazının tamamını oku »

1 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 5 (1 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 05 Ocak 2009, Pazartesi // victory

Firari hayvanlar!

Biz hayvanların kaçış hikayelerini, en sık kurban bayramlarında duyarız. Gerçekten de koca koca danaların sahiplerinin elinden kurtulmaları, haber yapmaya değebilecek enteresanlıktadır. Fakat bizim danalar genelde ekip çalışmasına girişmezler, insanların canlarını yakmazlar. Hele hele asla bisiklete binmeye çalışmazlar. Bunlar da nereden çıktı demeyin! Bazı kaçak hayvanlar, bu söylediklerimizden de fazlasını yaparlar!

Dolaşan Mandalar

Kaçak hayvanların sahip olması gereken bazı özellikler vardır. Bir kere hızlı olmalıdırlar, sonra iri veya çok küçük olmalıdırlar. İri olanlar kol kuvvetiyle kolay yakalanamazlar, küçükler ise bir yerlere kolayca gizlenebilirler. Hepsinden önemlisi, zeki olmalıdırlar; peşlerindeki insanları ancak böyle atlatabilirler. Yazının tamamını oku »

Komik altında yayınlanmış | Henüz yorum yapılmamış »
2 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 5 (2 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 19 Ağustos 2008, Salı // victory

Hollywood'un Hikayesi

Hollywood Levhası’nın Hikayesi‘ni geçtiğimiz günlerde anlatmıştık. İsterseniz şimdi de film sektörünün merkezi Hollywood’un hikayesine bir göz atalım.

Hollywood’da, geceleri pürüzsüz gökyüzünü boydan boya kaplayan, tepelerin üstündeki parlak yıldızlardan başka yıldız bulunmadığı zamanları düşünün. Bu bölge, o zamanlar Gabrielinolar isimli yerel halka aittir.

Film sektörünün merkezi haline gelmeden çok önceleri, ABD’nin diğer batı bölgeleri gibi Hollywood da çiftçilerin, kovboyların, maden arayanların, haydutların mekanıdır ve çoğu bölgesinde yerleşim yoktur. Örneğin o dönemde Hollywoodlular, Sunset Caddesi’nin (N. Beverly Dr’den devam edin, yol ağzına gelince sola dönün, o yol) kuzeyindeki arazilerin hayvan otlatmaktan başka işe yaramayacağını düşünürler. Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 1 Yorum »
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5 (0 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 10 Ağustos 2008, Pazar // victory

Hollywood Levhası'nın hikayesi

1923 yılında, Hollywood‘da kayda değer bir reklam konuşuluyordu: Hollywood tepelerine yerleştirilen 50′şer metre uzunluğunda 13 harften oluşan bir kelime… Hollywoodland!

Reklamı yayınlayan gayrimenkul uzmanları, kelimenin kendileri için ne anlama geldiğini şöyle açıklıyorlardı: Tepelerin Hollywood’a bakan tarafında, yüksek paralar harcamadan elde edilebilecek süper bir ortam…

Hollywood Levhası, Los Angeles’ın Hollywood bölgesinde varoşların iskanı için yürütülen bir projenin açık alan reklamı olarak hazırlanmıştı. Dünya çapında sinema sektörünün işareti gibi kabul edilen Hollywood Levhası’nın böyle bir amaçla hazırlanmış olması çok da garip değil. Çünkü Hollywood’un ekonomik açıdan lokomotifi olan sektör, sanıldığının aksine, sinema sektörü değil, gayrimenkul sektörüdür.

Hollywood Levhası’nın görünümü ve görevi yıllar boyunca değişikliklere uğrasa da, anlamı genel olarak aynı kaldı: Hayallerin gerçeğe dönüşebileceği bir mekan! Bir zamanlar “hayaller”, güzel bir ev ve yaşam tarzıydı. Yazının tamamını oku »

3 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 5 (3 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 28 Haziran 2008, Cumartesi // victory

Terörist- Anti terörist sözlerini ilk olarak ne zaman duydum hatırlamıyorum. Fakat emin olduğum bir şey var: Bir Hollywood filminde duymuştum. Uzaylıların hası, yaratıkların en cavcavlısı hep Amerika’ya saldırırdı ya, kötü insanların gruplar halinde hemen her saniye Amerika’ya saldırmaya teşebbüs etmeleri de çok garibime gitmemişti o zamanlar.

Aradan yıllar geçti. O yıllarda terörist sayılanlar aklandılar ve yerlerine yenileri bulundu. Hollywood da bu duruma uygun filmler çekmeye başladı. Filmlerle kalmadı, diziler de üretti. “24″ desem örnek olması açısından yeterli olur sanırım.

Amerikalılar bu dolduruştan çok etkileniyor olmalılar ki, bazı paranoyak buluşlara imza atmışlar. Bununla da yetinmemiş, buluşlarının patentlerini almışlar. Bu yazımızda, paranoyak anti-terör buluşlarını listeleyeceğiz: Yazının tamamını oku »

Komik altında yayınlanmış | Henüz yorum yapılmamış »
1 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 5 (1 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 06 Mayıs 2007, Pazar // victory

Filmlerde kelepçelerinden bir hamlede kurtulan “artiz”leri gördüğünüz zaman “Yok daha neler!” diyenlerdenseniz, bu video tam size göre. Kelepçeden nasıl kurtulabileceğinizi anlatıyor, hem de küçük bir tokayla! Video yazının altında.

Hamle 1 - Tokanın ucundaki plastiği çıkarın.

Hamle 2 - Tokayı açın. Geniş bir V halini almalı. Yazının tamamını oku »

Net Hafiyesi, İşe yarar altında yayınlanmış | 3 Yorum »
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5 (0 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 26 Şubat 2007, Pazartesi // opereysin

Dustin Hoffman ile Tom Cruise‘un oynadığı “Yağmur Adam” (Rain Man) filmini seyretmiş veya duymuşsunuzdur. Film gerçek birinin hayatı konu almıştı.

Kim Peek…

Kim Peek, bu yıl 56 yaşına girdi ve olağanüstü zihinsel kabiliyetleri giderek gelişiyor, yani dâhinin IQ’su yaşlandıkça artıyor.

Kim Peek 1951′de doğduğunda beyninde büyük hasar olduğu görüldü. Yazının tamamını oku »

Kafama Göre altında yayınlanmış | 3 Yorum »
12