
Ben küçücük bir çocukken, babam bana masallar anlatırdı.
Aslan Kral’ın kralı olduğu ormanlar ülkesinin maceralarıydı bunlar. Standart masal temalarını kombine ederek doğaçlama anlattığı masallardı.
Masalları, 5 kişilik ayıcık ailesinin gözünden dinlerdim. Baba, anne ve 3 yavrudan oluşan ayıcık ailesindeki en büyük yavrunun adı, çok sevdiğim oyuncak ayıcığımın adıydı. Anlaşılan, anlatılan masallar oyuncak ayıcığımın ailesinin yaşadıklarıydı.
Bir türlü uyuyamadığım gecelerde babam, yanıma yatar, beni koluna alır ve anlatmaya başlardı. Yazının tamamını oku »
Youtube’da yayınlanmış bir video’yu istediğimiz bir noktasından başlatabiliyoruz. Bununla da kalmıyor, bir arkadaşımıza herhangi bir Youtube videosunun bağlantısını, otomatik olarak video’nun belli bir noktasından başlayacak şekilde verebiliyoruz.
Bunun için tek yapmamamız gereken, video bağlantısının sonuna #t=SAYImSAYIs eklemek. m, İngilizce’de dakika anlamına gelen minute kelimesini, s ise saniye anlamına gelen second kelimesini temsil ediyor.
Mesela, İYF Film’in Hayat kısa filmini 4:52′den başlatmak istediğimizi düşünelim. Yazının tamamını oku »

Gecenin en sustuğu saatte kar yağdı, gördüm. Kimseler fark etmeden kulağıma fısıldayışların gibi, usul usul kar dokundu şehrimin saçlarına, karlar uçuştu uyku durgunu yüzünde gözünde, karlar sokuldu boynuna, gıdısına…
Sabah oldu, yine yağdı kar; ağaçların üzerine, kuşların üzerine, çocukların üzerine. Ve çocuklar en sıcak tutan kazaklarını giydiler; belki de anneannelerinin ördüğü tekir kazaklarını!..
*
Anneannem de, tekir kazaklar örerdi… Yazının tamamını oku »

Karanlık şehir…
Puslu şehir…
Gülen yüzlerin değil, asık suratların olduğu; neşeli insanların değil, üzgün insanların yaşadığı şehir.
Beraberimde getirdiğim içimdeki çocukluğun beni usulca terk ettiği, yerini dişleri dökülmüş sessiz ve kimsesiz bir ihtiyarın aldığı şehir.
Zamanın göreceli bir kavram olduğunu, insanın “Asla yaşayamam” dediği ortamlarda da pekala yaşayabileceğini; her gün mutluluğun ve mutsuzluğun, ümidin ve ümitsizliğin peşpeşe yaşanabileceğini öğreten şehir.
Sevdiği için, oralı olduğu için Yazının tamamını oku »
Bayram geliyor! İşte bayramda, hatta her zaman yapabileceğimiz güzellikleri hatırlatan hoş bir hikaye.
Hayatta hiçbir şey karşılıksız kalmaz. Yapılan iyilikler de, kötülükler de mutlaka karşılığını bulur.
Güzel olan ise yaptığınız iyiliklerin misli olarak size geri dönmesidir.
Mutlaka denemişsinizdir, yardıma ihtiyacı olanlara yardım elimizi uzattığımızda mutlaka Rabbim karşılığını vermiştir. Bir ekmek mi verdiniz; iki, üç, hatta daha fazla olarak geri dönmüştür.
Ya da zor durumda olan birine yardım ettiğinizde, siz de zor durumda olduğunuzda mutlaka karşınıza sizin gibi yardımsever biri çıkmıştır.
İşte yine harika bir hikâye…
Howard, yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak için kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu. O gün, hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı.
Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek bir şeyler istemeye karar verdi. Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı.
Yiyecek bir şeyler yerine, “Affedersiniz, bir bardak su rica edebilir miyim?” diyebildi yalnızca.
Yazının tamamını oku »

Yıllarca sınıf öğretmenliği yapmış biriyim, onun kadar iyi anlaştığım bir öğrenci olmadı. Fazla konuşmayan biriydi. Aynı zamanda komşusu olduğumdan, belki de en çok benimle konuşuyordu. Ailesi bir trafik kazasında hayatlarını kaybettiklerinden, babaannesi ile beraber kalıyordu.
Onu her sabah okula ben götürür ben getirirdim. Dedim ya konuşmayı sevmezdi, ama konuştuğunda tane tane konuşurdu. Söylemek istediğini, net olarak söylerdi. Ne fazladan bir kelime eklerdi, ne de sözü eksik bırakırdı.
Nedendir bilmem, okulda arkadaşlarından büyük saygı görüyordu. Birbirlerinin sözlerini kesmeye meraklı olan minikler, onun ağzından çıkacak iki kelimeyi dinlemek için sus pus olurlardı. Yazının tamamını oku »

Enteresan bir huyum var benim.
Kalabalıkların arasında, pek çok kişinin dikkatini çekecek bir olayla karşılaştığımda, hep diğerlerinin yapmadığını yaparım, istemeden.
İki kişi dövüşüyorsa mesela, herkes gibi onları seyretmez; onları ayırmaya çalışanları seyrederim.
Konuyla alakaları olmamasına rağmen, neden yumruk yemeyi göze aldıklarını anlamaya çalışırım sonra. Yazının tamamını oku »