Sizce hangisi daha şanslı?

Şehir çocuklarına hep acırım. Bana, konserve kutularına sıkıştırılmış gibi gelirler. Üstelik onlar bizim yaşadığımız çoğu eğlenceyi hayal bile edemezler. Bana doğup büyüdüğüm ilçede ve senede bir kaç kez gittiğimiz köyümüzde, bunların hepsini yaşamak nasip oldu.

Mesela yaprakların hışırtısı bana yıllar öncesini hatırlatır. Çocukluğumdan beri bu ses beni çok rahatlatır.Ağaçtan meyve ve bahçeden sebze toplamak da çok zevklidir. Hiç unutmam bahçemizde bir iğde ağacı vardı. Çocukken ne zaman bir şeye üzülsem üstüne tırmanır, bir müddet otururdum. Gerginliğim kaybolur giderdi.

Bahçemizdeki tavuklara yem vermek, her sabah onların yumurtalarını toplamak da çok güzeldi. Hele bağa giderken merkepin üzerinde yolculuk etmek başlı başına bir eğlenceydi.

Boş zamanlarımızda soluğu sokakta alırdık. Oyun oynayabileceğimiz bir çok yer vardı. Ailemizin de içi rahattı. Şimdiki gibi “Aman kaybolmasın”, “Birileri zarar vermesin” gibi dertleri de yoktu.

Arada bir gittiğimiz köyde de farklı lezzetler yaşardık. İlçedeki samimiyeti şehirde bulamayacağımız gibi, köydeki samimiyet de ilçedekinden farklıydı. Karşılaştığımız her insan bize hal hatır sorardı. Zaten köyde kapılar bile kilitlenmez, kilitleri bile yoktur tahta kapıların. Yaklaşık haftada veya onbeş günde bir, mahallenin ortak kullanılan uygun bir yerine yapılmış fırında ekmek pişirilirdi. O mis gibi kokuyu anlatamam.

İneklerden süt sağılması, yeni doğan yavruların halleri de görülmeye değerdi. Saman yığınlarının üstünde yuvarlanmak da çok güzeldi. Derede oynamak, bizim için oyunların en özeliydi.

Şimdi size soruyorum: Şehirdeki çocuklar bunların hangisini yapabiliyorlar?

Lütfen çocuklara karşı biraz daha anlayışlı olalım ve onlara zaman ayıralım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir