Eylül 2007 Arşivi

3. Sayfa«1234»
12 Eylül 2007, Çarşamba // victory

Aşçılık yapıyordu. 10 salgına sebep oldu. 47 kişiye hastalık bulaştırdı. Karantinaya alındı. İsim değiştirip tekrar çalışmaya başladı. Salgınlar tekrar başladı! Peki kimdi bu Tifolu Mary? Neden ısrarla aşçılık yapmaya devam etti?
İşte “Tifolu Mary gibi…” benzetmesine sebep olan kovalamacanın dramatik hikayesi…

Tifolu MaryEnfeksiyon hastalıklarının salgınlar halinde yayılması, en çok korkulan tıbbi vakalardan biri sayılır. Çünkü salgınların durdurulması, tıpkı yayılmış orman yangınlarında olduğu gibi, çok zordur ve insan faktörüyle direkt ilgili olması, durdurulmasını güçleştirir.

İnsanlardaki hastalıkları tedavide ciddi problemlerle karşılaşılabilir: Etik değerler, kişilik haklarına saygı duyulma zorunluluğu, hastanın yanlış bilgiler vermesi sayılabilecek başlıca problemlerdir.

Tifolu Mary yazısına bu uzun girişi yapmamızın bir sebebi var: Tifolu Mary, ya da tam ismiyle Mary Mallon, sağlık çalışanlarının kabuslarında gördükleri hasta davranışlarını birer birer uygulamıştı.

1938 yılında öldüğünde, geride 10 salgın, 47 hasta ve 3 ölü vardı.

İsterseniz hikayeyi baştan alalım. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
11 Eylül 2007, Salı // opereysin

Acil ServisAcil Servis’ler, hastanelerin belki de en meşakkatli bölümleridir. Diğer bölümlerde, genel bir programla hasta tedavisi yapılabilir, fakat acil servislerde durum çok farklıdır. Gelen hastalara hızla tedavi uygulanması gerekir ve genellikle hastaların problemlerini bulmak da acil servis çalışanlarına kalır. Bugün bir acil servis çalışanının ağzından, bilinmeyen 10 Acil Servis gerçeğini okuyalım isterseniz:

1. Gerçekten rahatsız olan hastaların genelde fazla şikayetleri olmaz. Çünkü şikayet edemeyecek kadar hastadırlar. Hastalık veya geçirmekte oldukları travma sebebiyle, ölümün eşiğindeki hastaların şikayetlerini alamazsınız. Ya enerjilerini bulundukları durum için harcamaktadırlar, yahut bilinçleri yerinde değildir. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | 1 Yorum »
10 Eylül 2007, Pazartesi // victory

BidvertiserBidvertiser isimli online reklam şirketi, Türkçe siteleri desteklemeye başladığını açıkladı. Türk kullanıcılarına yolladığı maille bu haberi duyuran Bidvertiser, başlangıç için kullanıcıları cesaretlendirmek amacıyla 20 $’a kadar ücretsiz reklam yayınına da izin veriyor. Bu imkan 48 saat için geçerli. (Bu yazı yayınlandığında 24 saatten az kalmış olabilir)

Reklamınızı başka sitelerde yayınlamaya başlamak için, Bidvertiser hesabınızla giriş yapıyorsunuz. Daha sonra karşınıza reklamcı olabileceğinizi hatırlatan bir seçenek geliyor. Yazının tamamını oku »

Net Hafiyesi, Yaz bi yere altında yayınlanmış | 1 Yorum »
09 Eylül 2007, Pazar // victory

National Geographic‘in, Botswana’daki Pete’s Pond (Pete Gölcüğü)‘a yerleştirdiği kameradan, gerçek zamanlı olarak görüntü alabildiğimizi daha önce “Vahşi doğadan canlı yayın” başlığıyla duyurmuştuk. Yayın, bu yıl 3. sezonuna başlıyor.

Görüntüler gerçek zamanlı olduğu için, genellikle boş bir arazi ve bir kaç su kuşu dışında bir şey görülemiyordu. Birileri sabırla beklemiş ve Pete Gölcüğü’nden belgesel tadında görüntüler yakalamış.

Minik bir fil yavrusunun susuzluğunu giderdiği bu video eminim çok hoşunuza gidecek. Yazının tamamını oku »

Hoş olmuş, Net Hafiyesi altında yayınlanmış | Yorum Yok »
08 Eylül 2007, Cumartesi // opereysin

MacintoshNette gezinirken gördüm. Macintosh severlerden biri, eBay’den ilk Machintosh’un kitapçığını satın almış. Bir zamanların son model teknolojisi… Öyle pek çok insanın hayallerine bile giremeyen masaüstü harikası… Resimlendeki açıklamalar, bilgisayarın işleyişini açıklayan şemalar komik geldi. Emeklemeyi yeni öğrenen bebeklerin bilgisayar parçalarıyla tanıştığı günümüzde, disketin nasıl takılacağını anlatan bir grafik, elbette nostaljik kaçıyor. Yazının tamamını oku »

Hoş olmuş, Net Hafiyesi altında yayınlanmış | 3 Yorum »
07 Eylül 2007, Cuma // hijacker

Etox-Zafer yollarda30 Ağustos’ta İstanbul’da tanıtımı yapılan Etox marka yerli araçlar yollarda. Bazı haber sitelerinde gördüm. arabayı ilk yerli araba gibi lanse etmişler. Külli asparagastır çünki ilk yerli araba “Devrim” 1965 yılında üretilmiştir. Nasıl mı? Eskişehir Demiryolu fabrikasında tamamı Türk mühendislerin ve işçisinin çalışmasıyla… O sıralarda Kore’de araba üretimi yoktu. Bugün milli gelirinin %80′ini araba üretiminden sağlayan Kore’nin yani.

Bu işin bir duygusal, bir de gerçekçi boyutu var tabi. İlk baktığınızda gurur verici. Heyecanlanıyor tabi insan. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | 3 Yorum »
06 Eylül 2007, Perşembe // victory

Bilgisayar OyunuBilgisayar oyunları basit bir eğlence kategorisi olmaktan çıkıp pek çok insanın dünya görüşü haline geldiğinden beridir, oyunlarla ilgilenenler alanlarında profesyonelleşme yolunu seçiyorlar. Mesela bir DOTA pleyır‘ı, Far Cry oyununu beğenmeyebiliyor; kallavi bir AOE oyuncusu, C&C Generals’a eğreti bakabiliyor. Tarzları aynı olan oyunlarda bile bir gruplaşma, fanatikleşme durumu var.

İşbu minval üzre, oyun dünyasından kısa bazı başlıklara yer verelim ki siz de bu dünyadan geri kalmayın: Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
05 Eylül 2007, Çarşamba // opereysin

Şu anda...

Üyelerimize güzel bir haber duyuracağız (Üye olmayanlar buradan hemen üye olabilirler.): Tercihim! Sayfanıza “Şu anda…” isimli yeni bir bölüm ekledik. Bu sayfayı kullanak ruh halinizi ve nerede olduğunuzu seçebiliyorsunuz.

Bu seçimlerinizi, eğer isterseniz, profilinizi inceleyen hayranlarınız da görebilecekler. Yazının tamamını oku »

Site Hakkında altında yayınlanmış | 4 Yorum »
3. Sayfa«1234»