
“Eleman seçerken, her zaman bir dönem garsonluk yapmış olanlara öncelik veririm. Garsonluğun, insani ilişkileri öğretme konusunda, üniversiteden çok daha değerli olduğunu anladım.”
- Jim Sheehan, BT Danışmanlık Şirketi sahibi, eski garson
“Yemek yerken, tadını çıkarmanızı isteriz. Ama yemeğiniz bittiğinde, gitmelisiniz. Film bittiğinde, sinemada oturmaya devam ediyor musunuz? Tabi ki hayır.”
- Chicago’daki bir restoranda garson
“Daha önce restoranda çalıştığım için, asla içeceğimin içine limon koyulmasını istemem. Herkes limonlara dokunur. Kimse limonları yıkamaz. Sadece dışını biraz soyar, dilimler ve çayınıza atarız.”
- Charity Ohlund, Kansas’ta garson
“Ortalığı velveleye vererek çorbanızın soğuk olduğunu ve değiştirmemiz gerektiğini söylerseniz, çorbanızı alırız. Daha sonra kaşığınızı kaynar suyun altına tutup, çorbayı geri getiririz. Kaşığı dilinize götürdüğünüzde, çorbanın gerçekten ısındığını tecrübe edersiniz. Acı bir şekilde…”
- Cris
“Bir üründe ne kadar kalori olduğunu sorduğunuzda, buna cevap vermemiz yasaktır. Yalnızca, ‘internette bu bilgilerin yazdığını’ söylememizi isterler.”
- Meşhur bir pizza zincirinde garson
Yazının tamamını oku »