Kafama Göre’ Kategorisi Arşivi

Kategorilerimizin hiç birine uymayan yazılar burada toplanır.

Kategori alt işareti
10. Sayfa« Ilk...«89101112»...Son »
12 Şubat 2006, Pazar // victory

Biz de, hepimiz gibi, günlerdir durduk Avrupa’yı seyrediyoruz. Önce ortaya bir taş attılar. Baktılar yeterince tepki toplayamıyorlar, kışkırtmaya devam ettiler. Yine istedikleri etkiyi veremediler. Belli ki ortaya attıkları taş, kaya olup kafalarına indi, şaşkın şaşkın “İfade özgürlüğü” geyiğine başladılar.

İfade özgürlüğü nedir? Hatta temelde özgürlük nedir? Okullarda öğretilir: Özgürlük, başkasını rahatsız etmeyecek şekilde, kendi sınırları içinde yaptıklarında serbest olmaktır.

Buradan ne mana çıkıyor? Özgürlük, kuralsızlık değildir! Her eleştirinin, her yazının, her karikatürün bağlı olduğu, bağlı olması gereken bazı kurallar vardır. Eğer ifade özgürlüğü kisvesine sığınıp, kuralsızlık yapıyorsanız, cezasını çekersiniz. Eğer size bu cezayı verecek bir idareniz yoksa, idarecileriniz Rasmussen’in kavrama kabiliyetine sahip insanlarsa, özgürlük kelimesini kavrayamamışken, ifade özgürlüğünü duyunca hepten hatları karıştırmışlarsa; veya ifade özgürlüğü tamlamasından çıkardıkları tek anlam, “Aklıma eseni yaparım. Bana yapılırsa kızarım”sa onlara münasip şekilde gülmek gerekir. Biz de bunca zamandır, onu yapmakla meşgulüz.

Şimdi buraya “o biçim” bir Rasmussen karikatürü yerleştirip, gönüllere biraz su serpmek vardı, ama onun gibilerle mücadele etmek, onlar kadar hayâsız olmayı gerektirmiyor. Çünkü biz ifade özgürlüğünü yüzyıllardır bilen bir milletiz, sonradan görme olmayınca, sonradan görmeler gibi ölçüsüz olamıyoruz.

Kafama Göre altında yayınlanmış | Yorum Yok »
09 Şubat 2006, Perşembe // opereysin

Saçlarınızın dökülmemesi için neler yapmalısınız?.. Bilmiyorum mu?.. O halde aşağıda yazılı duran Bilge’nin tavsiyelerini okuyun.

Yazının tamamını oku »

Kafama Göre, Yaz bi yere altında yayınlanmış | 2 Yorum »
07 Şubat 2006, Salı // flightnumber_118

Çok Yakın, Hâlâ Çok Uzak

80′ lerin başı. Margaret Thatcher’ in özgür girişimci İngiltere’ si ile (girişimci derken herhalde sömürgeci şeklinde her millete girişen İngiltere demek istiyor, neyse :) ) yeni bir dönem başlar. Artık her şey bir fiyat etiketi almaya başlamıştır. Gizli toplantılarda çokuluslu organizasyonlar, İngiltere ve Amerika hükümetleri bir araya gelir. Yazının tamamını oku »

Kafama Göre altında yayınlanmış | 2 Yorum »
01 Şubat 2006, Çarşamba // opereysin

Bir arkadaş anlatıyor: Halı bakmaya gitmiştim. Dükkandan içeri girdim. Soğuk havada üşümemek için sardığım atkımı yüzümün görünmesi için indirdim (badem gözlerim hariç hiçbir yerim görünmeyecek şekilde sarmıştım. bunun da hoş olmayacağını düşünmüştüm). İçerisi boy boy (ben sadece bir boyunu görmüştüm ama arkada daha fazlası varmış), renk renk, desen desen halılarla kaplıydı. Ben dikkatli bir şekilde halıları incelerken bir halı gözüme çarptı. Rengi çok güzel, deseni sade ama hoş… Yazının tamamını oku »

31 Ocak 2006, Salı // opereysin

*Bir kere asansörü çağırmak için ‘aşağı’ ve ‘yukarı’ iki tane düğme asla olmazdı. Tek düğme olurdu. (”Neden ki?” diyenler, iki düğmeye birden basmaya devam etsinler)

*Asansör soru sorar, fikir beyanında bulunurdu:
-Hangi kata?
-Niye?
-Kimi göreceksin?
-Randevun var mı? Yazının tamamını oku »

Kafama Göre altında yayınlanmış | Yorum Yok »
27 Ocak 2006, Cuma // flightnumber_118

Hoppala! ‘Bu da nereden çıktı şimdi yahu’ dediğinizi duyar gibiyim. Yanlış okumadınız evet, ‘the atlantic tunnel’ Yazının tamamını oku »

Kafama Göre altında yayınlanmış | 1 Yorum »
24 Ocak 2006, Salı // victory

Meteoroloji işlerinden yapılan açıklamaya göre, hava durumunun gelecek birkaç gün içinde şu mival üzre seyredeceği tahmin edilmektedir. Bilgilenmenizi ve dahi önlemlerinizi imkanlarınız dahilinde almanızı tavsiye eder, sizi meteoroloji haberlerinden sorumlu arkadaşımıza yönlendiririm: Yazının tamamını oku »

Kafama Göre, Komik altında yayınlanmış | Yorum Yok »
23 Ocak 2006, Pazartesi // victory

Efendim, Türk insanı orijinal ürün kullanmıyormuş. İlla ki korsan kullanacakmış. Zaten farkındaysanız, Türk insanı bu tip haksızlıklara da çok meyyalmiş. Doğrudur beyler! Barbar (!) bir milletiz ya, ondan olacak. Fakat iğneyi millete batırmadan önce, çuvaldızın ucunu azıcık yoklasaydınız ne iyi olurdu.

Neyse biz konumuza girelim. Son yıllarda gittikçe artan bir problemimiz var: İnsanlara orijinal ürün satamıyoruz. Konu aşikar. O kadar aşikar ki, Fifa’sından Age of Empires 3′üne kadar bütün oyunlar, hatta yabancı ülkelerden gelen pek çok ürün Türkiye’ye çok az destek veriyor. Sebep: Korsan cdlerin piyasayı istilası. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar, Kafama Göre altında yayınlanmış | 2 Yorum »
10. Sayfa« Ilk...«89101112»...Son »