Aşı zararlı mıdır?

Aşı zararlı mıdır?

Aşıların, insanlık tarihi açısından ne kadar önemli olduğunu herhalde biliyoruz. Aşılar sayesinde bugün bazı hastalıkların (örn. Çiçek) tamamen ortadan kalktığını, bir çok hastalığın ise çok daha az görülür ve kolay atlatılır hale geldiğini bilmeyen yok (ve hayır Çiçek aşısını Jenner bulmadı).

Yaşınız 25’in üzerindeyse, ilkokul çağında çocukluk çağı bulaşıcı hastalıklarının ne kadar çok görüldüğünü hatırlarsınız. Aşılama kampanyalarımız sağ olsun, bunlar şimdi çok daha az görülüyor.

Peki sürekli duyduğumuz, “Aşıdan sonra sakat kaldı”, “Aşı yapıldı otistik oldu” söylentilerinin kaynağı ne? Aşı yaptırmak bizi ve canımızdan çok sevdiğimiz çocuklarımızı hasta eder mi? Ne yapmalıyız?

Yaygarayı Koparan Kim?

Bu söylentilerin son yıllarda ayyuka çıkmasının bir sebebi var elbette: Andrew Wakefield. Bir İngiliz cerrah olan bu zat-ı muhterem, 1998 yılında sansasyonel bir çalışma yayınlar. Çalışmasının sonucu şu şekildedir: KKK (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) aşısı otizm ve barsak hastalıklarıyla ilişkili!

Andrew Wakefield

Aşı karşıtı kampanyaların gözbebeği: Andrew Wakefield.

Elbette bu müthiş iddia bilim dünyasını ayağa kaldırır. Onlarca araştırmacı, bu bağlantıyı kurabilmek ve geliştirebilmek için KKK’yı ve diğer aşıları mercek altına alırlar. Çalışma ana haber bültenlerinde ön plana çıkar, zaten hazırda bekleyen aşı karşıtı kesim yangını daha da körükler.

Neticede, laf kulaktan kulağa yayılır. Dünya genelinde milyonlarca çocuk aşı kampanyalarından kaçar. Sadece İngiltere’de aşılama oranı %92‘den %73‘e düşer. ABD’de 90’ların sonlarında doğan en az 125,000 çocuk bu şayia yüzünden aşılanamaz.

Hani kimse de sormaz: Bu iddia doğru mudur? Bu yayın gerçekleri yansıtıyor mu?

Wakefield’ın keyfi yerindedir. Basınla temastan kaçınmaz. Bol bol demeç verir, nutuk atar, aşıları karalar.

Wakefield’ın yayınının ardından kolları sıvayan dünyanın her yanından bilim insanları, bir problemle karşılaşırlar: Verilerde bir problem vardır! Değişik örnek gruplarıyla yapılan çalışmalar hiç bir zaman aynı sonucu vermemektedir!

Sonunda yayının gerçekliği konusunda kafalardaki soru işaretleri gittikçe artar. İngiltere’nin General Medical Council’i, Wakefield’ı neredeyse bir yıllık bir soruşturmaya tabi tutar. Soruşturma sonucunda, Wakefield’ın sahtekarlık yaptığı kesinlik kazanır. Hekimlik yetkileri elinden alınır.

Kendisine yöneltilen suçlamalar şunlardır:

  • Kolonoskopi, omurilik sıvısı alınması gibi ileri düzey teknikleri, etik kurulu onayı olmadan, yetkisi ve tıbbi gereksinim olmadan çocuklar üzerinde uygulamak.
  • Çocuklarının KKK aşısı sonucunda rahatsızlandığını sanan aileleri, para ile çalışmaya dahil etmek.
  • Çalışma grubunu kasıtlı olarak bir yöne yönlenecek şekilde seçmek
  • Oğlunun doğum gününe katılan çocuklardan, 5 £’ya kan örneklerini satın almak.

Görebileceğiniz gibi, Wakefield’ın karnesi zayıfla doludur; sadece İngiltere’de değil, herhangi bir ülkede bu yanlışların yapılmasının affedilemeyeceği açıktır.

Wakefield meslekten ihraç edilse de çalışmayı kesmez, aşı karşıtı kampanya yürütmeyi sürdürür.

Aşılama Neden Önemli?

Aşılamanın hiç bir tehlikesi olmadığını söylemek yanlış olur. Her ilaçta olduğu gibi, çoğu ilaçtan daha az olmakla birlikte, aşıların da tehlikeleri var. Ancak aşılama yapılmadığı zaman ortaya çıkan tehlikeler bunlardan çok daha fazla.

Örnek mi? KKK’yı ele alalım. Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak hastalıklarının ne gibi tehlikeleri var?

Kızamık: 100 hastadan 6‘sında zatürre, 1000 hastadan 1‘inde ensefalit, 1000 hastadan 2‘sinde ölüm.

Kızamıkçık: Konjenital Rubella Sendromu, 4’te 1 (Hamilelikte Kızamıkçık geçiren annelerde)

Kabakulak: Testiküler Atrofi (7 erkekten 1‘inde), Düşük (4’te 1), Menenjit (10’da 1) ve diğer sekeller

Ne kadar tehlikeli hastalıklar olduğunu görüyorsunuz değil mi?

KKK aşısının ise tespit edilebilmiş tek tehlikesi var: Ensefalit. Sıklığı? 1.000.000’da 1!

Diğer aşılarda da, durum bundan farklı değil.

Ne yapalım?

Çocuklarımızı mutlaka aşılatalım. Sağlık Bakanlığımız, bilimsel verilere göre düzenli aralıklarla yenilediği Aşı Takvimini Aile Hekimleri aracılığıyla ücretsiz olarak uyguluyor.

Bir kişiyi aşılamak, onun ilgili hastalığa yakalanmasını önlemek için yeterli. Bu sebeple aşılamanın bireysel bir tercih olduğu zannedilebilir. Halbuki aşılama kampanyalarının temel amacı, bütün bir toplumu bir hastalığa dirençli hale getirmek ve böylece hiç kimsenin bu hastalığa yakalanmamasını sağlamaktır.

Dolayısıyla aşılama, bireysel bir tercih değil, toplumsal bir gereksinimdir.

Çocuklarımızı aşılatalım. Sadece kendimiz için değil, ülkemiz için.

 

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir