Geert Hofstede’ye Göre Türkler

Gerard Hendrik Hofstede, kültürler arası ilişkileri ve kültürel dinamikleri inceleyen Yahudi asıllı bir yazar ve sosyolog. Kültürel çalışmalarda sıklıkla referans gösterilir.

Kültürlerle ilgili araştırma yapma fikri, 70lerde IBM’in Avrupa genel merkezindeki insan kaynakları departmanında çalıştığı sıralarda ortaya çıkar. Görevi, dünyayı gezerek IBM çalışanlarının yaşadıkları problemleri, bunlarla nasıl başa çıktıklarını, otoriteye karşı davranış biçimlerini belirlemektir. Bu sorulara cevap bulabilmek için uzun ve karmaşık anketler yapar. Yazar, çizer; sonunda ciddi bir neticeye varır.

İddiasına göre, kültürler, temel bazı normlara göre anlamlı biçimde ayırt edilebilirler. Mesela bir toplumda bireylerin kendi yaşamlarına ne ölçüde sahip çıkmalarının beklendiğine bakılarak, bir skala oluşturmak mümkündür. Buna “Bireycilik-Kollektivizm Skalası” adını verir. Bu skalaya göre en bireysel ülke, ABD’dir. Gerçekten de ABD, vatandaşlarına genel sağlık sigortası sunmayan tek gelişmiş ülkedir.

Hofstede bunun gibi değişik skalalar yapar, her ülkeyi kafasına göre bir yere koyar: Güç Aralığı, Bireysellik – Kolektivizm, Erkillik – Dişilik, Belirsizlikten Kaçınma, Pragmatizm, Müsamaha-Kısıtlama vs.

İlk araştırma sonuçlarında yer verilmeyen Türkiye’ye, daha sonraları yer vermiştir (Türkiye ile ilgili değerlendirmelerine dair yorumlarımız bir başka yazıya konu olsun). İşte, Geert Hofstede’ye göre Türkler:

Güç Aralığı

Bu boyut, bir toplumdaki bütün bireylerin eşit olmadıkları gerçeğini yorumlar. Kültürlerin bu eşitsizliğe yaklaşımlarını inceler. Güç Aralığı, bir ülkedeki kurumların ve organizasyonların gücü az üyelerinin gücün eşitsiz dağılmasını ne kadar beklediklerini ve kabullendiklerini gösterir.

Türkiye, bu boyutta 66 puanla üst sıralarda yer almıştır. Buna göre Türkiye: Bağımlı, hiyerarşik, amirlere genelde erişilemeyen, ideal yöneticinin baba figürünü üstlendiği bir ülkedir. Güç merkezidir ve idareciler, patronlarına ve kurallara güvenirler. Çalışanlar yapmaları gerekenlerin söylenmesini beklerler. Kontrol beklenir ve yöneticilerle iletişim resmidir. İletişim dolaylı yolla kurulur ve bilgi akışı herkese ulaşmaz. Aynı yapı aile yaşamında da görülür. Baba ailenin reisidir ve aile mensupları ona itaat ederler.

Bireysellik

Bir toplumun bireylerinin bağımsızlığına ne derece izin verdiğini inceler. Halkın kendini “Ben” mi, “Biz” mi diyerek tanımladığına bakar. Bir uçta bireylerin kendi ayaklarının üzerinde durmasının beklendiği Bireysel ülkeler, diğer uçta ise bireylerin sadakat karşılığında destek aldıkları belli gruplara dahil olduğu Kollektivist ülkeler yer alır.

Türkiye, 37 puan ile kollektivist bir toplumdur. “Biz” kavramı önemlidir, kişiler mensuplarının birbirine kenetlendiği çeşitli gruplara aidiyet duyarlar (aileler, aşiretler, dernekler). İletişim dolaylı şekildedir. Grup içi uyum korunmak zorundadır ve genellikle grup içi çatışmalardan kaçınılır. Bağların ahlaki temeli vardır ve bu görev tamamlamaktan daima daha önemlidir. Kişiler arası güven sağlanabilmesi için başlangıçta mutlaka zaman harcanması gerekir. Adam kayırma sık görülür. Geri besleme daima dolaylı olarak yapılır. Bu iş dünyasında da böyledir.

Erkillik

Bu ölçütte temel faktör, toplumdaki insanları neyin motive ettiğidir: En iyi olmayı istemek (Erkillik), yaptığı işi sevmek (Dişilik).

Yüksek puan alarak Erkillik tarafında yer almak; toplumun yarışma ve başarı dürtülerinin olduğunu gösterir. Başarı, bir alanda en iyi/galip olmakla ölçülür. Bu değer sistemi okul çağında başlar ve profesyonel yaşamda da devam eder.

Düşük puan, yani Dişilik bölümünde yer almak; toplumun baskın değerlerinin, yardımseverlik ve kaliteli bir yaşam olduğunu gösterir. Yaşam kalitesi, başarının belirtisi olarak görülür ve toplumda ön plana çıkmak arzu edilmez.

Türkiye bu ölçütte aldığı 45 puanla, Dişilik tarafında yer alır. Buna göre; toplumsal eşitlik, görüş birliği, mazlumlara şefkat değerlidir ve teşvik edilir. Özel hayatta ve iş hayatında çatışmalardan kaçınılır ve sonunda görüş birliğine varmak önemlidir. Tatil dönemi, Türkler için önemlidir. Bu dönemde bütün aile, akrabalar, arkadaşlar bir araya gelerek hayatın tadını çıkartırlar. Statü gösterisinden kaçınılmaz.

Belirsizlikten Kaçınma

Toplumların gelecekle ilgili bir şeyler yapmayı tercih edip etmedikleri ile alakalı ölçüttür. Gelecek belirisizliğinin doğurduğu tedirginlik, her toplumda farklı düşünce şekilleriyle aşılmıştır.

Türkiye bu ölçütte 85 puan almıştır. Buna göre, yasalara ve kurallara çok ihtiyaç duyulur. Kültürel temelde yer alan Allah inancı ve kadere rıza anlayışı ile gelecek kaygısı aşılır.

Pragmatizm

Ülkelerin, geçmişleriyle bağlarını korumaya çalışırken, bugünü ve geleceği nasıl değerlendirdiklerini anlamaya çalışan ölçüttür.

Türkiye bu alanda 46 puan alarak ortalamada kalmıştır. Baskın kültürel tercih tespit edilememiştir.

Müsamaha

Bu ölçüt, kişilerin arzularını ve dürtülerini ne düzeyde kontrol edecek şekilde yetiştirildiklerini gösterir. Toplumlar buna göre, Müsamahalı veya Baskıcı olarak iki uçta değerlendirilebilirler.

Türkiye bu alanda ortalamada yer almıştır. Baskın kültürel tercih tespit edilememiştir.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir