“Houston, bir problemimiz var!”

“Houston, bir problemimiz var!”

İnternetin ülkemizde kullanılmaya başlandığı ilk zamanlardan beri, “Houston diyalogları” başlığı altında, belki yüzlerce diyalog okumuşsunuzdur. “Bir Türk uzaya çıkarsa…” temasıyla hazırlanan bu esprilerin kimisi çiğdir, kimisi komiktir, kimisiyse hakikaten trajikomiktir.

Bu diyalogların arasında sıkça, “Houston, bi’ problemimiz var!” cümlesine rastlanır. Gerçekten de çoğumuz, ilk uzay uçuşları sırasında buna benzer bir cümlenin söylendiğini ve bundan sonra meşhur olduğunu biliriz, ancak hangi uçuşta söylendiğini ve hikayenin geri kalan kısmını bilmeyiz.

Bu yazımızda, 40 yıl kadar öncesine gidiyor ve “Houston, we’ve had a problem” cümlesinin hikayesine yer veriyoruz.

14 Kasım 1969, uzay yolculuğu açısından bir dönüm noktasıdır. Apollo 12 uzay gemisiyle aya ulaşan ekipten Neil Armstrong, aya ilk ayak basan kişi olur. Ekip herhangi bir problemle karşılaşmadan dünyaya geri dönerler.

Bundan 8 ay sonra, James “Jim” Arthur Lovell, John L. Swigert ve Fred W. Haise isimli astronotları taşıyan Apollo 13 uzay gemisi, aya çıkmak için hazırlıklarını tamamlar. Takvimler 11 Nisan 1970’i gösterdiğinde, uzay gemisi büyük umutlarla fırlatılır.

Fırlatmadan 2 gün sonra, 13 Nisan’da, uzay gemisinde büyük bir patlama sesi duyulur. Lovell ve Swigert, “Acaba şaka filan mı yapıyor?” der gibi, ay kapsülünün bırakma valvini harekete geçirmek üzere olan Haise’ye bakarlar. O da endişeyle astronotlara bakmaktadır.

Ortada şaka yoktur. Sıvı oksijen tanklarından biri patlamış ve hizmet modülünün yanını uçurmuştur. Güç devre dışı kalır ve oksijen kaçağı olur.

İşte bu olayın hemen ardından, Swigert ve Lovell, Houston Görev Kontrol bölümüne ulaşır ve aslında bulundukları durumu anlatmakta yetersiz kalan, şu meşhur cümleyi söylerler: “Houston, we’ve had a problem.”

Yani, “Houston, bir problemimiz var!”

Gerçekten, ciddi bir ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. İki gündür can sıkıntısıyla Görev Kontrol’de oturan ekip, soğuk terler dökmeye başlar. Apollo 13’ün yapması planlanan görevler anında iptal edilir. Yeni görev, 3 astronotun dünyaya dönebilmesidir. Uçuş direktörü Gene Kranz ve ekibi uzun süre kafa yorar, uzay gemisinin mevcut kaynaklarının nasıl daha uzun dayanabileceğini bulmaya çalışırlar.

Uzay gemisinde kalan enerjiden tasarruf edebilmek için, çalışması şart olmayan bütün sistemler kapatılır. Astronotlar ay modülüne geçerler.

Bu modül, 2 kişiye 2 gün yetebilecek kadar oksijen içerecek şekilde hazırlanmıştır. Ancak şimdi, 3 kişiye, hem de 4 gün boyunca yetmesi gerekmektedir. Güvertede yedek oksijen bulunmaktadır, ancak enerji ve sudan da tasarruf etmeleri gerekmektedir. Üstelik, ortaya çıkacak karbondioksitin yol açabileceği sıkıntılar da kafaları karıştırmaktadır.

Houston...

Görev Kontrol, filtre problemi üzerinde çalışır. Ay modülündeki karbondioksiti filtrelemekte kullanılan lityum hidroksit hazneleri,görev modülünde yer alan kullanılabilir haznelerden farklı boyutlardadır. Uzay gemisindeki ekip, Houston’dan gelen direktiflerle, boru ve bantlar yardımıyla bir sistem kurar, görev modülündeki hazneleri, ay modülünde kullanmayı başarırlar. Hazırladıkları tertibat, daha sonra “Posta Kutusu” ismini alır.

Houston...

Yine enerji tasarrufu için güvertedeki kameralar kapatılır. NASA, durum hakkında halkı bilgilendirmek için minyatürlerden ve animasyonlardan faydalanır.

Houston...

Uzay gemisinin aya inmesi çoktan hayal olmuştur. Ancak ekip, sanki aya inecekmiş gibi ayın yörüngesinde yoluna devam eder. Amaç, uzay gemisinin ayın etrafını dolaşması ve burada kazanacağı momentum ile dünyaya geri dönebilmesidir. Aşağıdaki fotoğraf, Apollo 13 ayın çevresinden dönerken çekilmiştir:

Houston...

Dünyaya yaklaşırken zarar gören servis modülü, uzay gemisinden atılır. Daha sonra görev modülüne geçen ekip, “filika” olarak kullandıkları ay modülünü de atarlar.

17 Nisan’da Pasifik sularına indiklerinde, tank patlamasının ardından 4 koca gün geçmiştir.

Houston...

Apollo 13 ekibi, ABD Başkanı tarafından ödüllendirilirler.

Houston...

Apollo 13’teki problemle ilgili yapılan incelemede, sıvı oksijen tankındaki bir ısıtma kablosunun yalıtımını kaybettiği ve bunun da patlamaya sebep olduğu anlaşılır. Açıkçası ortada tasarım, test ve uygulama safhalarını kapsayan büyük bir hata vardır.

Uzay gemisinin problemsizce dünyaya dönmesi için yapılan çalışmalar, henüz emekleme safhasında olan uzay yolculukları alanında çalışanlara büyük bir tecrübe ve bilgi birikimi kazandırır.

Houston...

Jack Swigert 1982’de ölür. Jim Lovell ve Fred Haise ise, geçtiğimiz 13 Nisan’da 40 yıl münasebetiyle Gene Krantz ve Apollo 13 ekibinin geri kalanıyla Chicago’da buluşur, eski günleri yadederler. Şu anda 82 yaşında olan Jim Lovell, restoran işletmektedir. 76 yaşında olan Fred Haise, bir bilim müzesi inşa etmeye çalışmaktadır.

Bu yazı, Forty Years Ago Today: Apollo 13 yazısından tercüme edilmiştir.

Sevebilirsin...

4 Yanıt

  1. Doğukan ALBAŞ dedi ki:

    Gerçekten Korku Verici Ve Adrenalin Dolu olan Bir Hikaye

  2. Doğukan ALBAŞ dedi ki:

    Muhteşem bir hikaye

  3. Doğukan Albaş dedi ki:

    Güzel hikaye

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir