Meşhur paraşüt efsaneleri

Meşhur paraşüt efsaneleri

Meşhur Paraşüt Efsaneleri Paraşütle atlama belki de en heyecan verici spor (!) dalıdır. Bu heyecanın kaynağı da bir nebze korku ve endişedir. Bir başka deyişle adrenalin. Bu sebeple de bu sporla ilgilenen sayısı çok da fazla sayılmaz. Dolayısıyla bu spor hakkında bilinen bilgiler de oldukça yetersiz. Yalan yanlış efsanelerin ortaya çıkması da doğal oluyor böylece. Bu yazımızda size bazı meşhur paraşüt efsanelerini ve işin aslını anlatacağız.

Limit Hız

Efsane: Limit hızla yere çarpan biri kurtulabilir.

Bilinen bir efsanedir: Adamın biri oldukça yüksek bir irtifadan atlıyor. İki paraşütü de açılmıyor. Bataklık gibi bir yere düşüyor. Kolu, bacağı veya başka bir yeri kırılıyor ya da sonunda yatalak kalıyor. Ama kurtuluyor. Bu hikayede hep bir yanlışlık olur. Çünkü genellikle anlatan tarafından o an uydurulan bir hikayedir. Ama bir ihtimal olabilir. Çantadan çıkan ama bir türlü çözülmeyen ana paraşüt ve bir de yedek paraşüt (ki çok nadirdir) paraşütçüyü epey bir yavaşlatabilir. Ağaçlık ya da yumuşak bir araziye yapılan böyle bir inişte kurtulma ihtimali artabilir. Son durum pek iç açıcı olmayabilir, ama atlayıcı hayatta kalabilir.

İrtifa tehlikesi

Efsane: Daha yüksek irtifa, daha tehlikeli atlayış demek.

Aslında tam tersidir. Atlayıcılar olabildiğince yüksekten atlamayı isterler. Bunu sadece düşerken havada dans etmek için daha fazla zamana sahip olmak için değil, düzeltilebilir hatalı düzeltebilme fırsatına sahip olmak için de isterler. Zaten yüksek hızlı bir çarpmada, irtifa sonuç açısından pek fazla fark arz etmez.

Paraşüt açma irtifası

Efsane: Atlayıcı istediği irtifada paraşütünü açabilir.

Tamamen yanlış. Çünkü iyi bir ana paraşütün tamamen açılabilmesi için en az 180 ile 240m arası irtifa katetmek gerekir. Paraşüt açma işlemi sonlara bırakılırsa, paraşütün işlev görebilmesine yetecek kadar irtifa olmayacağından, atlayıcı yavaşlayamaz. İkinci bir sebebi daha var: Sonlarda atlayıcının hızı oldukça fazla olacağından paraşüt normalinden daha hızlı açılabilir. Bu da atlayıcının bilincini kaybetmesine sebep olabilir. Eh, bu da havada süzülürken istenecek belki de en son şeydir.

Paraşütü toplama

Efsane: Her atlayıcı paraşütünü kendi toplar.
Bu herkes için geçerli değildir. Genelde atlayışların yapıldığı alanda paraşüt toplayan çok sayıda genç bulunur. Ama onların 5-10 liraya yaptıkları bu iş aslında hayatî bir önem taşıdığı için çoğu profesyonel paraşütçü kendi paraşütünü kendi toplar.

Konuşa konuşa süzülme

Efsane: Atlayış sırasında atlayıcılar birbirleriyle konuşabilir.

Filmlerde nasıl gösterdikleri önemli değil. Atlayış sırasında bir atlayıcı diğerinin sesini duyamaz. Belki bağırma bir sinek vızıltısı kadar duyulabilir. Kulağınızın dibinden saatte 150-200 km. hızla geçen hava, sizin başka ses duymanıza engel olur.

Bu arada filmlerden bahsetmişken, havada kavga etmenin de pek mümkün olmadığını da ilâve etmekte fayda var.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir