Biliyoruz. Hayatınızın belli dönemlerinde, masanızdan kalkmadan saatler boyunca ders çalışmanız gerekiyor.
Biliyoruz. Siz de, her seferinde saatlerce ders çalışma hayaliyle masanızın başına geliyorsunuz.
… ve evet biliyoruz, bu hayaliniz, çalışmanızın daha başında yerinizden kalkıp, bilgisayara, televizyona, sokağa, uyumaya gitmenizle son buluyor.
Ders çalışma hayaliniz bir şekilde sekteye uğrayınca üzülüyor, sıkıntıya düşüyor, “Masadan hiç kalkmamalıydım!” diyorsunuz. Yazının tamamını oku »
İnsanlar kendilerine uygun mesleği seçtiklerinde; hem daha mutlu, hem de daha başarılı oluyorlar. Aslında biraz da, başarı mutluluğu, mutluluk da başarıyı getiriyor.
Hayatta pek çok kimseyle karşılaşıyoruz. Ama bunların içinde, “tam mesleğini bulmuş” dediğimiz çok az kimse oluyor.
Biz de geçenlerde böyle biriyle karşılaştık. Beyaz eşyaların da belli bir bir ömrü var. Beyaz eşyalarımızdan birisi hem eskimiş, hem bozulmuştu.
Evde internet olduğundan, alışverişe çıkmadan internete göz gezdirip; hem fiyatlara, hem de modellere bakarım. Böylece çok mağaza gezmeden, kaliteyi ucuza almaya çalışırım. Yazının tamamını oku »
2008 ÖSS’si bugün yapıldı. 1,644,073 öğrencinin girdiği sınav, saat 09.30’da başladı ve 3 saat sürdü. Bu yıl Anadolu liseleri, fen liseleri, Anadolu teknik liseleri, güzel sanatlar liseleri ve Anadolu öğretmen liseleri dışında okullar mezun vermedikleri için ÖSS’ye girecek aday sayısı azalmış, ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, her 2 adaydan birinin üniversiteye yerleşeceğini söylemişti.
ÖSS’ye başvuranların sayısı bu yıl geçen yıla göre 132 bin 370 kişi geriledi.
Bugün ÖSS sınavına girenlerdenseniz, gelecek yıllarda girmek isteyenlerdenseniz veya önceki yıllarda girmiş olup soruları merak edenlerdenseniz, 2008 ÖSS soru ve cevaplarını birleşik halde buradan .rar ve .zip formatında indirebilirsiniz. Yazının tamamını oku »

Türkiye’de; üniversite bitirmek = İş bulma şansı olması. Yani tüm lise mezunları için böyle bir karamsarlık tabi ki mevcut değil. Okunan bölüme ve okula göre çok şeyler değişebiliyor. Ancak biraz bizim tutumumuz, biraz ülke şartları bu iki mefhumu neredeyse eşit hale getirdi.
Temel sorun aslında şu: Mesleki eğitim eksikliği. Yani liseyi bitren her gencin ‘‘Yahu bi baltaya sap olalım!” endişesiyle; ÖSS den gelen puanla neresi olursa oraya gidelim diyerek, bir bölüme ”kapağı atması”.
Maalesef ülkemizdeki eğitim sistemi de pişkin pişkin “Evet, buna ben müsade ediyorum, ne olacak?” diyor.
Peki eğitim sistemimiz nasıl olmalı? Yazının tamamını oku »
Okullarda şiddet şüphesiz son 1-2 ay içinde ülkede en çok konuşulan konulardan biriydi ve hâlâ konuşulmaya devam ediyor. Öğrencilikle içli dışlı olan bendeniz bu konu hakkında aslında hiç göz önünde olmayan -veya oldurulmayan- bir kaç şeyden bahsedeceğim.
Şimdi bu kadar genel konuşmayı herkes bilir diyeceksiniz ama ülkemizdeki liseler başarılı öğrencilerle başarısız öğrencileri ayırma yoluyla sınıflandırılmış, istisnalar hariç. Yazının tamamını oku »
ÖSS 2006′nın yaklaşmaya başladığı şu günlerde, ÖSS mantığı ve meslek seçimiyle ilgili öğrencilere ışık tutabilecek bir alıntı. Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil‘in (1893-1967) Gençlerle Başbaşa’sından:
“Meslek tutmak için her şeyden evvel fizik ve fikri kuvvet ve kâbiliyetlerini ölç. Göreneklere, arkadaş tazyik ve telkinlerine kapılmadan kendi temayülünü iyice yokla. Ve içinin sesine kulak ver. Hoşlanmadığın bir mesleğe girme ve şüphe etme ki iş ve mesleklerin hepsi iyidir. Elverir ki, sen tuttuğun mesleğin adamı ol. Fakat mesleğinin adamı olman için, onu sevmen ve severek çalışman lazımdır. Yazının tamamını oku »
Eveeeet efendim uzun bir süredir yazamıyordum. Sınav stresi, konu bulamama filan derken (hehe) nihayetinde artık bişeyler karalama zamanı buldum. Yazının tamamını oku »
Her yıl olduğu gibi bu yıl da ÖSS büyük bir tantanayla geldi, geçti. Gelecek yıl sistemin tamamen değişecek olması öğrencileri bir yerlere yerleşmeye zorluyor falan filan… Bunlar işin ayrıntıları. Fakat ortada ilginç bir şey var: 25 Temmuz-3 Ağustos arası tercihlerini yapmaları beklenen öğrencilerin ÖSS puanları, İstanbul’da bile 1-2 Ağustos gibi geliyor. Bu da haliyle şöyle bir soruyu akla getiriyor: İnterneti olmayan, bir dağ köyünde yaşayan öğrencimiz tercihlerini son gün eline geçen puanlarla mı yapacak? Yoksa bu “İşte Türk evladı son gün bile isabetli kararlar verebilir!” tarzı bir iddiayı mı ispatlıyor? Bu mu müthiş düzenli (!) ÖSS sistemi? Türkiye’nin sosyal başkenti olan bir şehirde bile postalar bu kadar gecikiyorsa, diğer şehirlerde ne olacak? Eğer ÖSYM dediği gibi Temmuz ortasında sonuçları yolluyorsa, bir mektubu 15 gün geç getirenler suçlu değil mi? Herkes internete bağlı kalmak zorunda mı? (Bu mesajı okuyabildiğinize göre muhtemelen ÖSS sonuçlarını da internet üzerinden öğrenmişsinizdir. Bizim tepkimiz bir yandan çapa yaparken, bir yandan okuyacağı okulun hayalini kuran arkadaşlarımız için…)