Wordpress blog yazılımını kullananların dikkatini çekebilecek bir eksiklik vardır: Sitede yapılan bir arama sonucunda, kaç yazıya ulaşıldığını gösterebilecek hazır bir fonksiyon yoktur. Belki de bu sebeple, pek çok blog sitesinde, arama yaptığınızda kaç sonuca ulaşıldığını göremezsiniz.
Bu da ziyaretçinin canını sıkar.
Peki, Wordpress’te, arama sonucunda kaç yazıya ulaşıldığını nasıl gösterebiliriz? Yazının tamamını oku »

Wordpress blog yazılımının, standart olan pek çok özelliği var. Dosyaların bulundukları dizinlerden, CSS etiketlemelerine kadar her noktada bu standartlaşma göze çarpıyor. Bu şekilde geliştirilmeye daha açık bir hal elde edilmeye çalışılıyor.
Bu özelliğin faydalarından biri de görüntülenen kategoriyi işaretlemede karşımıza çıkıyor.
Ziyaretçilerin, sayfalarımızda gezinirken o anda tam olarak nerede olduklarını bilmek istediklerini biliyoruz. Bir başka deyişle, bulundukları sayfa ana sayfa mı, kategori sayfası mı, yoksa bir yazının sayfası mı bilmek, ziyaretçilerinizin en tabi hakkı.
Eğer ziyaretçilerinizin “Şu anda hangi kategorideyim?” sorusuna kategori listenizde cevap vermek isterseniz, Yazının tamamını oku »
Wordpress‘i kötüleyen kaç yazı okudunuz? Neredeyse hiç, değil mi? Gerçekten de Wordpress, standart blog kullancıları için fazlasıyla yeterlidir. Ancak biraz sınırlarını genişletmek istediğinizde, övülecek yönlerinin oldukça azaldığını fark edersiniz. İşte bu yazımızda, Wordpress’in övülemeyecek bazı yönlerinden bahsediyoruz.
Wordpress’i ilk kullanmaya başladığımızda, yeni bir upgrade çıkınca memnun kalır, bunu Wordpress’in hızla gelişmesinin bir işareti olarak görürdük. Gerçekten de bir zamanlar güncelleştirmelerde, kodlardaki problemli kısımların düzeltilmesi ciddi yer tutar, makyaj yönü çok da öne çıkarılmazdı. Ne de olsa Wordpress, eklentileriyle güçlenen bir yazılımdı; isteyen gönlünce cilalayabilir, Wordpress’ine parlak bir görünüm kazandırabilirdi. Ancak kullanıcılarının çoğu, Wordpress’in kaynak kodlarındaki problemleri çözebilecek bilgilere sahip değillerdi.
Bunun için görünüm, daima fonksiyonel kodlamanın gerisinde bırakılabilirdi standart Wordpress sürümünde. Yazının tamamını oku »
İnternet sitelerini popülerliklerine göre sıralayan Alexa, hemen hepimizin bir şekilde göz önünde bulundurduğu bir web servisi. Servis yalnızca Alexa Toolbar’ını (Firefox için Sparky) kuranlardan gelen verileri dikkate aldığı için sıkça eleştirilse de, alanında liderliğini sürdürüyor.
Alexa, hemen her web sitesine ait sıra, erişim, bağlantılı siteler ve erişim hızı bilgilerini sunuyor. Bu bilgileri ve site açıklaması, site sahibi gibi bazı ekstra bilgileri XML yoluyla alabiliyoruz.
Bir web sayfasına ait XML çıkışına ulaşmak için tek yapmanız gereken http://www.alexa.com/xml/dad?url=siteninismi adresine girmek.
Eğer bu bilgileri bir web sayfasında göstermek isterseniz, XML’i ayıklayacak bir script’e ihtiyaç duyabilirsiniz. Bunu yapmak çok zor olmasa da David Walsh’un hazırlamış olduğu Alexa sınıfı (class) işinizi kolaylaştırabilir.
Alexa sınıfı; rank, reach, linksin değerlerini verebilecek şekilde hazırlanmış. Yazının tamamını oku »
Wordpress’in standart yorum sisteminin belki de en büyük sıkıntısı, geri izlemelerle (trackback) ziyaretçi yorumlarını alt alta sıralamasıdır. Çünkü geri izlemeler için, yorumlarda uyulmasını beklediğimiz standartların çoğunu es geçebiliriz. Hatta bazen geri izlemelerin sayfalarımızda yer almamasını da isteyebiliriz. Özellikle pek çok sitede referans gösterilen ve çok sayıda yorum alan yazılarda, geri izlemelerle yorumların bir araya karışması, kullanışlılığı oldukça azaltır. Belki de bu yüzden yüksek takip edilme oranına sahip pek çok site, geri izlemeleri listelerken, normal yorumlara benzemeyen bir tasarım kullanır: Yazının tamamını oku »

Geçerli HTML, CSS kodlama gibi kavramlar hayatımıza girdiğinden beri hepimizin bildiği bir gerçek var: “Sayfa tasarımında tablo kullanmamalıyız!”
Gerçekten de CSS, tabloların sayfa tasarımında yapabilecekleri pek çok şeyi daha kolay bir biçimde yapma imkanı sunuyor. Haliyle tablo yapısını yalnızca veri listelerken kullanmak, sayfa tasarımını CSS’le gerçekleştirmek çok daha mantıklı oluyor.
Her şey güzel gibi. Fakat tablolarla kolaylıkla gerçekleştirebileceğimiz, fakat CSS’te gerçekleştirmekte çok zorlandığımız bir şey var: Yan yana bulunan kolonların yüksekliklerini eşitleyebilmek. Yazının tamamını oku »

Eğer feed’inize abone olan kişi sayısı fazlaysa, bu sayıyı sayfalarınızın görünür bir yerine yazmak, abone sayınızı arttırabilir. Abone sayınızın artışı ise, dolaylı olarak sayfalarınızın ziyaret edilme sayısını arttıracaktır.
Fakat abone sayısını sayfalarımızda göstermek istediğimizde, küçük bir sıkıntıyla karşılaşırız: Abone sayımızı hesaplamak zordur. Evet, Feedburner gibi siteler, abone sayımızı gösteren resimler oluştururlar ama, dürüst olmak gerekirse, tasarımımızın bir yerine bu resimleri eklemek zorunda kalmak canımızı sıkar.
Peki abone sayımızı text halinde alıp kullanabilmemiz, tasarımımıza uygun şekilde gerekirse renklendirebilmemiz, boyutuyla oynayabilmemiz mümkün değil mi?
Mümkün. Yazının tamamını oku »

Blog platformlarının en sık kullanılanı Wordpress’tir desek, haklı sayılırız herhalde. Sadece 2.5 sürümü bile, bu yazı hazırlanmadan önce 451,846 defa indirilmişti.
Bildiğiniz gibi “more” etiketi, Wordpress’te, bir yazının ana sayfada ve arşiv sayfalarında görüntülenecek kısmıyla, yazının “devamını” ayırmakta kullanılan etikettir. Yazınızın kısa görüntüleneceği yerlerde, bu etiketi eklediğiniz kısma temanızın standart “more” yazısı eklenir. Buraya eklenecek ifadeyi (örneğin Opereysin.com için Yazının tamamını oku ») Wordpress’in kodlarıyla oynayarak değiştirebiliyoruz. Fakat hani şöyle, her yazıda “devamı…” yazısını değiştirebilseydik, her sayfada aynı ibareyle karşılaşmasaydık hoş olmaz mıydı?
“Olurdu!” diyorsanız, yazının devamına bir göz atabilirsiniz. Yazının tamamını oku »