Sür Geçsin…

Sür Geçsin…

Geçen yıl girişini yazdığım bir hikaye denemesi. Devam etme isteği bulamadım bir türlü. Belki hoşunuza gider.

Tıp fakültesinden geçen sene mezun oldum. Herkesin torrent’ten indirdiği yabancı tıp dizilerini seyrede seyrede doktor kesildiği, basit bir boğaz ağrısı için bile Kulak Burun Boğaz uzmanına gidilen bir yerde, bir devlet hastanesinde günde 300 hasta bakmak ve itilip kakılmak durumundayım.

Doktorları kimse sevmez. Bir doktor, emekli olduğunda herhangi bir devlet memuru kadar emekli maaşı alır. Ama herkes doktorların kazandığı parayı konuşur. Aslında konuşulacak paralar kazanan doktorlar, istediğiniz zaman göremeyeceğiniz kadar uzaktalar. Onlara kızarsınız ama onlara asla ulaşamayacağınızı bildiğiniz için, basık ve kalabalık bir devlet hastanesinin acil servisinde, tek suçu orada olmak olan yorgunluktan çökmüş bir pratisyene içinizdeki pislikleri boşaltırsınız.

Bir şeyden eminim: Bu iş bana göre değil.

Tarım bakanlığından onaylı merhem üreticileri bir yılda milyonlarca lira para kazanıyorlar. Karlı iş. Ama bir pratisyen olarak bu merhemlerin satışını yapamam. Etik olarak mı? Hayır tabi ki. Bir doktor bitkisel ilaç reklamı yaparsa 6 ay meslekten men cezası alır. O yüzden gazetelerde gördüğünüz doktorlar, tıp doktorları değiller. Şaşırdınız mı? Tüh sizi kandırdılar. Yine kandırdılar.

Bu kel kafalı, sürekli sırıtan adam Hakan. Doğuştan pazarlamacı. Gerektiğinde, zaten sizin olanı bile size satabilir. Tabi %50 indirimle. Her zaman indirimli satış yapar. İşin sırrı bu. İnsanlar indirime dayanamazlar.

Bu da Murat. Doktor Murat Karamerhem. Ailenizin doktoru değil, insan Kaynakları Yönetimi doktoru. Üniversitede işletme okumanın insanları yönetmesi için yeterli olmayacağını düşündü ve üstüne doktora yaptı.

Hakan, Murat ve Ben; bir ay önce merhem işine girmeye karar verdik. Ben hazırlıyorum, Hakan pazarlıyor ve Murat’ın adını kullanıyoruz. Şimdiye kadar el altından satış yapmamıza rağmen binlerce müşterimiz var. Nöbetten çıktığım gibi buraya gelip ilaç hazırlıyorum. Artık üretime yetişememeye başladım.

Para, akıyor…

Mupirosin, Metil Salisilat, Vazelin. Hazırladığımız “her derde deva” olan bitkisel ilacın içinde bu üç kahraman var. Yararlı maddeler mi? Kesinlikle.

Peki bel fıtığından, basura; boğaz ağrısından, migrene kadar her derde devalar mı? Kesinlikle. Yani, tabi ki… Belki… Sanki… Ben ki… Her neyse…

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir