6 Mayıs 2009 // {opereysin}
3 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 5 (3 oy) Bir saniye ... Bir saniye ...
Paylaş
Digg
FriendFeed
Technorati
StumbleUpon
Şimdi opereysin.com'da: Bir Ayıcık Masalı

Cerrahide bir ay: Servis

Misafir yazarımız anhedoni, devam yazısında Genel Cerrahide bulunduğu dönemde yaşadıklarını anlatmaya devam ediyor.

Servis; bende de, cerrahlarda da aynı duyguyu uyandırıyor sanırım. İşin ikinci planı gibi görünse de, serviste görevli doktorlar aslında perde arkasında kalan kahramanlar gibiler. Gerçekten, bir ayın yarısını serviste geceli gündüzlü geçirmek, günde üç ya da dört kere, bazen servisteki 40 hastanın hepsine pansuman yapmak kolay değil.

Bütün bu işler bazen o kadar yoğunlaşır ki, gece nöbetlerinde uyumak dahi mümkün olmaz. Bir insan düşünün; iş yerine pazar sabahı gelsin, o gece nöbet tutsun, ertesi gün serviste çalışmaya devam etsin ve pazartesi gününün akşamında evine geri dönsün.

Hangi meslekte olursa olsun, böyle bir tempoyla çalışmak, delilik ister ve takdiri hak eder.

İsterseniz, bir intern’in (son sınıfta okuyan tıp fakültesi öğrencisi) bir nöbetini özetleyeyim:

Akşam 16 gibi nöbeti devralırsınız. 2 saat içinde, 40 yataklık bir serviste 5-10 hastadan kan almak gerekecektir. Alınan bu kanlar, laboratuara gönderilir.

Laboratuardan gelen sonuçlar, hasta dosyalarına eklenir.

17:30, 23:30, 6:30, 11:30 saatlerinde, 20 kadar hastanın kan şekeri ölçümleri yapılır. Bazı durumlarda her saat ölçüm yapılması da gerekebilir.

Dikiş alma, basit pansuman gibi kolay işlemler ve nazogastrik çıkarma ve sonda takma-çıkarma işlemleri de gerektiğinde bu işlerin arasına eklenir.

Bir ara iş yoğunluğundan unutmazsanız, akşam yemeğine gitmeniz gerektiğini hatırlarsınız. Midenizin gönderdiği boşluk-açlık sinyalleri, bunu hatırlamanıza yardımcı olacaktır.

Eğri oturup doğru konuşalım: Yukarıda saydığımız işlemler, zaman alsalar da çok zor işlemler değildirler. Ancak bu işlemlerden başka bir şeyin daha sıklıkla yapılması gerekir: Arter (Atardamar) kan gazlarına bakılması.

Bu da ancak bir şekilde mümkün olur: Atardamarlardan kan alarak.

İsterseniz biyoloji bilgilerimizi biraz hatırlayalım: İnsan vücudunda, toplardamarlar deriye yakın, atardamarlar ise daha derin yerleşimlidirler.

Kolayca anlayabileceğiniz gibi, atardamarlardan kan almak, daha derinde bulundukları için, daha zordur.

Çoğu zaman atardamarlardan kan almak gerekli olmaz ve çoğu insanın hayatı boyunca böyle bir işleme maruz kalması gerekmez.

Ancak bir sebeple arterden kan alınması gerektiğinde; hem doktor, hem de hasta ürkecektir. Zira bu işlem biraz daha ağrılıdır ve işlemi başarıyla gerçekleştirebilmek, yeterli tecrübesi olmayan birisi için oldukça zordur.

Bir kere denenir. Başarılı olunamaz. Hasta sabreder.

Bir kere daha denenir. Hasta sinirlenir. Pandomim kopar!

Her hasta, tecrübeli doktorların kendisiyle ilgilenmesini ister. Ancak biraz düşününce, bunun imkansız olduğu ve tecrübe kazananların da deneye deneye öğrendikleri kolayca anlaşılabilir.

İntörnün bir Genel Cerrahi nöbeti böyle özetlenebilir.

Bütün bunların sonunda şunu gördüm: Tıp, hayatın çok içinde.

Çok kısa süre içinde iyileşmiş, ambulansla getirildiği hastaneden yürüyerek çıkan bir hastanın yakınlarının teşekkürlerini; yeni yatmış, ağrıları olan bir hastanın kendisiyle ilgilenilmediğini düşünerek gösterdiği tepkiler takip ediyor.

… ve bazen bu iki durum arasında bir dakika bile olmuyor.

Zor ve enteresan.

Bir gün cerrahiye siz veya bir yakınınız düşerseniz veya bir gün bir cerrahla tanışırsanız, lütfen onların da sizin, benim gibi insanlar olduklarını unutmayın.

Onların da mutlu veya mutsuz olabileceklerini; bazen sinirli, bazen sakin davranabileceklerini de…

Karakterleri farklı farklı olsa da, yoğun bir eğitimden geçseler de, bir çok insanın asla katlanamayacağı görüntüleri görmek ve bunları tamir edebilmek için uğraşırlarken psikolojik ve fiziksel travmalara maruz kalsalar da; bir çoğunun iyi niyetli olduklarını düşünün.

Sözün özü, onların da insan olduklarını, hiç bir şeyden etkilenmeyen robotlar olmadıklarını hatırlayın.

Bakış açınızın birden değiştiğini göreceksiniz.

Dizinin Önceki Yazısı: Cerrahide bir ay: Ameliyathane
Etiketler: , , , , , ,
Bu yazı 06 Mayıs 2009 günü, saat 0:29 sıralarında opereysin tarafından yayınlandı. İlgili olduğu kategori: Edebi Hezeyanlar. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Fikir Beyan Edin

Opereysin.com üyesiyseniz, yorumunuzun sahipsiz kalmaması için giriş yapabilirsiniz. Üye değilseniz, 1 dakikanızı ayırıp üye olabilirsiniz. Yorumlar, onaydan geçmeden yayınlanmazlar.

Türkçenin doğru kullanıldığı yorumları seviyoruz. (Nasıl yazmalıyım?)
Çesnili olacaksa: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong> etiketlerini kullanabilirsiniz.

Yorum Ön İzleme > Göndermeden önce bi' bakın.
Kısayollar
2 sütun