Serbest çalışanların sıkça yaptıkları hatalar

Serbest çalışanların sıkça yaptıkları hatalar

Serbest çalışmak (freelancing) ilk bakışta keyifli gibi görünür. Her şeyden önce, işin insanın gururunu okşayan bir tarafı vardır: Kendi kendinizin patronusunuz!

Fakat, işin içine girdikten kısa bir süre sonra meselenin çok da keyifli olmadığının farkına varılır. Aylık sabit bir gelirin olmaması, rekabetin çok yoğun olması, her müşterinin direkt olarak “sizin” müşteriniz olması ve bu sebeple müşterinizi memnun etmek zorunda olmanız ve ne yazık ki serbest çalışanlara iş yaptıranların genellikle memnun kalmamaya çalışmaları işinizi gerçekten zorlaştırır.

Ancak serbest çalışanların kolaylıkla düşebildikleri kritik hatalardan yakanızı kurtarmayı başarabilirseniz, içinde bulunduğunuz rekabet ortamından sıyrılabilir ve müşteri portföyünüz için ilk tercih olmayı sürdürebilirsiniz.

Bu yazımızda, serbest çalışanların sıklıkla düştükleri bazı kritik hatalardan bahsedeceğiz.

Sözleşme İmzalamayı Önemsemezler

Serbest çalışanlar, genellikle şirketlere iş yaparlar. Şirketler, “tek başına bir ordu” olarak çalışmaya didinen serbest tasarımcılardan çok daha tecrübeli kurumlardır ve iş yaptırmayı gerçekten iyi bilirler. Serbest çalışanlar ise ilk zamanlarında tecrübesizdirler.

Genellikle serbest çalışanlar, sözleşmenin önemini, orta büyüklükte bir şirkete iş yapıp parasını alamamanın acı tecrübesini yaşayarak öğrenirler. Sebebi basittir: Şirketin bir çalışanı veya sahibi tanıdığımızdır ve asla paramızın üzerine yatmayacağını düşünürüz. Neticede aksi olur ve bağrımıza taş basarak bir gerçeği beynimize yerleştiririz: “İş yaparken sözleşme yapılmalıdır. Her halükarda!”

Sosyal Medyayı Yanlış Kullanırlar (Yahut Kullanmazlar bile)

Serbest çalışanlarımızın sıkça düştükleri hatalardan biri de, sosyal medyayı yanlış kullanmak veya hiç kullanmamaktır. Halbuki sosyal medya, serbest çalışanlar için çok büyük avantajlar sağlar. Aynı alanda çalışan profesyoneller, internet kablonuzun hemen ucunda, yardım etmek için sizleri beklerler. Bu akıntıyı es geçmek veya düzgün kullanmamak, iş çevrenizin gelişmesini olumsuz etkileyecektir.

Sosyal medya denilen şey, insanlarla iletişimi ve ilişkiler kurmayı sağlar. Sosyal ağlardan yararlanarak iş çevrenizi genişletebilir, kendinize, interneti kullanmadan asla ulaşamayacağınız ülkelerden ve ortamlardan arkadaşlar edinebilirsiniz.Özellikle serbest çalışmaya başladığınız ilk dönemde, sosyal ağları yerinde kullanmazsanız; web’in bir köşesinde kendi çapında eğlenen işşiz ve anti sosyal bir insan olarak anılmaya başlayabilirsiniz.

Müşterilere Nasıl Davranılacağını Bilmezler

Bir diğer yaygın hata da, müşterilerle ilgilendikleri sırada insani becerilerini unuturlar. Herhangi biri sebepten dolayı, bilinçaltımıza müşterilerin bizleri seçmelerinin sebebinin, bu işi kendi başlarına yapmayı bilmekleri olduğu fikri yerleşir. Bu düşünceyi doğru hâle döndürmek gerekir. Onların muhtaç olduğunu düşünürseniz, davranışlarınız oldukça itici olur. Kaldı ki; böyle bir durum söz konusu değildir. Yapılması gereken, müşteriye nazik ve kibar bir şekilde bilgi aktarımı yaparak onu konu hakkında bilgilendirmektir. Böyle yaparsanız müşterilerle olan ilişkileriniz düzelir ve piyasadaki saygınlığınız ve güvenilirliğiniz artar.

Müşteri olmadan mesleğiniz sadece isimde kalır. Bu yüzden müşteri atlatmaya değil, müşterileri kendinize adeta abone etmeye çalışmanız gerekmektedir. İstenenleri değerlendirerek olur/olmaz gibi geri besleme yapmak, güzel bir meziyettir. Müşterileri ihmal etmenin bedeli ağır olabilir.

Kendilerine Haddinden Fazla Yüklenirler

Bu hata, meteliğe kurşun sıkılan dönemlerin korkusuyla önüne gelen her işi alarak, başa çıkabileceğinden fazlasına atılmakla oluşur. Sebep her ne olursa olsun, serbest çalışan sınırlarının farkında olmayabiliyor ve sürekli yeni projeler almaya devam ediyor. Kendize olurundan fazla yük bindirmek, çalışmalarınızı da kötü etkiler. Serbest çalışanların limitlerini aştığı zaman uyurak bir ölçüye ihtiyaçları var. Güvenilirlik mesleğinizin gelişiminde büyük bir öneme sahip. Kendinizi çok fazla sayıda işe bölmek iyi olmaz, farklı şeyler ortaya koyma özelliğinizi baltalayabilir. Bu hata da, tamir zor olan hatalardan biri.

Teslimat Tarihini Kaçırırlar (ve Bunun Bir Problem Olmadığını Sanırlar)

Bu genellikle bir önceki maddede ele aldığımız hatanın bir sonucudur. Aşırı yüklendiğinizde geride kalmak oldukça kolaydır. Ancak teslim tarihini kaçırırsanız, işiniz bundan olumsuz etkilenir. Verilen müddeti aşmanın problem olmadığını düşünmeyin. Yoksa kariyeriniz daha başlamadan biter. Teslim tarihleri sizi rayda tutar ve birden fazla işi bir arada götürmenize imkan sağlar. Diğer yandan müşterinizin projelerini geliştirmeleri de mümkün olur.

Bir kez daha güvenilirliğiniz, marka olmak ve bu pazarda isim yapmak için oldukça önemli. Bu güvenilirliği bozmanın en etkili yolu, kendinizi sözüne itimat edilmez biri olarak göstermektir. Üretken kalın ve takvimden önde ilerleyerek müşterinizin plânı bozmasına fırsat vermeyin. Sakın bahane üretmeye kalkmayın. Size uyan bir takvimde anlaşın ve ona sadık kalın. Sıkı çalışarak işi yetiştirmeye gayret edin. Bahsettiğimiz bu hatayı bir kere yaparsanız, bir daha yapmanıza fırsat olmaz.

İnançlarını Yitirirler

Kendilerine olan inancı yitirmeleri, bir felakettir. Sadece işlerini değil normal hayatlarını da etkiler bu durum. Kendinizin en acımasız eleştiricisi olmak; elinizdeki işi yapamayacağınıza inanmaya ve bunun sonucunda işi komple bırakmaya sürükleyebilir sizi. Bulunduğunuz noktaya gelmenizde önemli bir rolü olan kabiliyet ve becerilerinizi göz ardı etmek, üretken ve aktif yanınıza katkı sağlamayacaktır.

İnanç olmadan, bu işi yapmak aşırı derecede zordur. Kendinizi manasızca yerip, haksız yere eleştirerek, bir noktada çıldırmaya yaklaşırsınız. Bu da elbette işinizi etkiler.

Müşterileriniz de bunu çabuk fark ederler. Çünkü projeyi yürütme görevi sizdedir. Müşterilere etkin kararların alınmasında rehberlik etmek ve kendi bakış açınızı onlara verebilmek işinizin temelidir. İnancınız olmadan, bu pek de mümkün olmaz. Kendinizin ve işinizin değerini düşürürsünüz.

İnancınızı kaybetmeyin. Şunu bilin ki; sizin özgün sesinize bu arenada ihtiyaç var.

Yeni Şeyler Öğrenmezler

Bunu atlamamamız gerekiyor. Öğrenmeyi bırakmak, alanı ne olursa olsun, serbest çalışanlarımıza büyük zararlar verir. Ancak özellikle, dinamik ve sürekli gelişen alanlarda çalışanlarımız için, bu yarışta geriye düşmemek, çok daha önemlidir. Yoksa müşterilerimizin isteklerine uygun çalışmalar üretememeye başlar, bir anlamda zamana yenilmiş oluruz.

Neyse ki, bugünkü online eğitim imkanları sebebiyle, yenilikleri takip etmek çok daha kolay. Ancak, bu kolaylıklardan faydalanmak yerine, vaktimizin internetin “çok da gerekli olmayan” köşelerinde yitirirsek, işimizi kaybedebiliriz.

Kaliteyi değil, Sayıyı Önemserler

Hemen her serbest tasarımcının veya programcının portfoliosunu yayınladığı bir web sayfası olur. Bu web sayfasına yaptıklarını eklerken, daha çok çalışma eklemenin, daha başarılı görünmelerine sebep olabileceği yanlışına düşerler. Halbuki, portfolioda çok çalışmanın olması değil, başarılı çalışmaların olması iş almada avantaj sağlar.

Kaliteli çalışmalarınızı ön plana çıkarmayı ihmal edip, önemsiz çalışmaları ön planda tutarsanız; müşterilerinize yanlış bir mesaj verebilirsiniz. Kaliteli çalışmalarınızı ileri sürün ve insanları bunların cezbetmesini bekleyin.

Başkalarının Yerine Çalışırlar

Bir diğer serbest çalışan grubu da, yorulmak bilmeden işlerini büyütmeye çalışırlar. Başkalarından gelen işlere bile bakmayı kabul ederler. Bu ilk bakışta yük hafiflemesi olarak görülebilir. Neticede proje arama derdi kalmıyor. Ama bir kere özgürlüğü tatmış olduğunuz için, başkasının patronluğu altına girmek bir yerden sonra sıkıntılara sebep olabilir.

Bu durumu değiştirmek zordur. Çünkü ‘serbest’ çalışmak, bir meslekten öte bir hayat tarzıdır denebilir.

Bazıları serbest çalışmanın daha büyük bir düş için geçici uğraş olduğunu söyler. Fakat işin içinde olanlar, bu lokmayı yutmanın kolay olmadığını bilirler. Düşler kuranların, geçici serbest sözleşmeciler olduklarına inanırlar.

Serbest çalışanlar, çalışmayla beraber gelen özgürlüğe can atarlar.

Bu iş teoride rahattır. Adı serbesttir bir kere. Ama gerçekler acı verir: Bu işte mesai mefhumu yoktur.

Bu yazı, Smashing Magazine‘de yayınlanan Critical Mistakes Freelancers Make yazısından tercüme edilmiştir.

Sevebilirsin...

3 Yanıt

  1. blogohbe dedi ki:

    frelance iş yapmayı çok iyi bir şekilde izah ettiniz, serbest çalışmak sanıldığı kadar kolay değildir o yüzden serbest çalışanlar genelde çok uzun vadede çalışmazlar. Tabi gerçekten bunu meslek olarak gören kişiler görmezden de gelmeyelim

  2. Osman Koç dedi ki:

    Freelance çalışma yapanların çoğu bu işi profesyonelce yapmaya başlamadan önce bir geçiş süreci olarak görmekteler. Bu sebepten bu çalışma şeklini geliştirmek ve disiplinli olarak yapma eğiliminden uzaklar. Çeviri çok hoş olmuş. Tebrikler.

  3. CÜN dedi ki:

    Çok güzel bir derleme.Yalnız serbest çalışma derken hem bir şirkette çalışıp boş vakitlerindede evinde çalışmak serbest çalışmaya girermi sizce?Yoksa ek iş de bir serbest çalışmamıdır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir