Her zaman ihtiyaç duyabileceğiniz önemli bilgiler, web siteleri, uygulamalar, programlar, ipuçları... İlginizi çekenleri bir yere not etmeyi unutmayın!
Tıp efsaneleri… Basında ve günlük hayatta sıkça karşımıza çıkan, artık genel kabullerden olarak görülen, fakat ne yazık ki yanlış olan bilgiler… Tıp efsanelerinden 8 tanesini seçtik ve doğru olup olmadıklarını inceledik.
Şeker yiyen çocukların hiperaktif olduklarını düşünenlerden misiniz? Hala yatmadan önce yemek yemenin tek başına kilo aldırabileceğine mi inanıyorsunuz? Günde 8 bardak su içmediğiniz günlerde kendinizi kayıpta mı hissediyorsunuz? Loş ışıkta kitap okumanın gözlerinize zarar vereceğini duydunuz mu?
Evet diyorsanız, bu yazı tam da size göre…
1. Şeker yemek çocukları hiperaktif yapar mı?
Hayır, ebeveynlerin genel düşüncelerinin aksine, şeker yemek çocuklarda hiperaktiviteye yol açmaz. Hiperaktivite teşhisi almış çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar bile, şeker (Çikolata, şekerleme ve şekerli yiyecekler) yiyenler ile yemeyenler arasında bir davranış değişikliği tespit edememişlerdir. “Şekere karşı hassas” olduğu söylenen çocuklarda bile bir farklılık göze çarpmamıştır. Yazının tamamını oku »

Zordur gurbette okul okumak…
Anadan ayrı, babadan ayrı…
Aranılan bir sıcak çorbadır, bir de başını sokacak bir yer…
Böyle başlıyor İhlas Vakfı‘nın vekâleten kestiği kurbanlarla ilgili hazırladığı etkileyici video. Gurbette okumuş olanların, hatta bir şekilde gurbete çıkmış olanların kolayca anlayabileceği zorluklardan bahsediliyor. Yazının tamamını oku »

“Pirinç mi daha çok şişmanlatır, yoksa nohut mu? Sütlaç mı yesem, yoksa peynir tatlısı mı?” Zaman zaman aklına böyle sorular takılanlardansanız bu yazımız sizin için.
Şişman mıyım? sayfamızı ziyaret ederek, tıbben şişman sayılıp sayılamayacağınızı öğrenebilirsiniz.
Aşırı şişmanlık veya medyada sık kullanılan şekliyle “Obezite” çağımızın en büyük “korku”larından biri haline geldi. Evet, obezite büyük bir sağlık problemi, ancak her kilolu insan tıbben obez sayılmıyor. Şişmanlığın İngilizce’de “overweight” olarak anılan bir tipi daha var ki, biraz kilo fazlası olan, ancak obez sayılamayacak olan insanlar için kullanılıyor.
Ekmeği bırakamıyor, etsiz yapamıyoruz. Gelsin börekler, gitsin çörekler… Evet, değişen yaşam standartlarımız da Yazının tamamını oku »
Facebook, bir süredir internette haberleri dolaşan 3. parti geliştiriciler için Verified App (Doğrulanmış Uygulama) programının detaylarını duyurdu.
Bu programa göre sayıları 48000′i aşan uygulama geliştiricilerinin, uygulamalarını Doğrulanmış Uygulama haline çevirebilmek için önce Facebook’a başvurmaları gerekiyor. Facebook uygulamalarına onay verirse, geliştiricilere bir rozet, Uygulama dizininde özel yerleşim ve kullanıcılarla daha fazla bağlantı limiti, haberler feed’inde daha fazla listelenme ve bir miktar bedava reklam kredisi verilecek.
Kontrolden geçebilmek için bazı kriterler belirtilmiş. Yazının tamamını oku »
Commodore 64′leri hatırlar mısınız? Tüm zamanların en çok satan kişisel bilgisayar modeli olan C=64, 1982′den 1994′e kadar toplamda yaklaşık olarak 17 milyon adet satılmıştı. Bu yüksek sayıya ulaşabilmesinin temel sebeplerinden biri, hiç şüphesiz ki benzerlerinden daha üstün bir sisteme sahip oluşuydu. 64 KB RAM belleğiyle, ses ve görüntü performansıyla o zamanların IBM uyumlu bilgisayarlarından öndeydi.
80′li yılların simgesi olarak kabul edilebilecek Commodore 64′ler geliştirme araçları, ofis uygulamaları ve oyunları dahil yaklaşık 10.000 tane ticari yazılım hazırlandı. Bugün hala, emülatörler sayesinde bu programlar sevenleri tarafından kullanılabiliyor. Yazının tamamını oku »
Boş vakitlerimizi değerlendirmenin en zevkli yollarından biri de şüphesiz kestirmektir. Özellikle üzerimizde biraz da yorgunluk varsa o uyuklama ve arkasından gelen uyku bizi adeta içine çeker. Hem de ne tatlıdır.
Ama bu kestirmelerde de dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var: Zaman ayarlaması, ortam şartları vs.
Bu kurallara dikkat etmediğimiz çoğu zaman o tatlı kestirmelerden uyandığımızda beynimiz sanki duruyor. Herhangi bir mevzuyu kavramak için dakikalar harcıyoruz. Uykunun zararı faydasını kat be kat geçiyor. Peki tatlı ve faydalı bir kestirme için neler yapmalıyız? Yazının tamamını oku »

Hemen hepimiz sayfalarımızda Javascript kullanmayı seviyoruz. Sayfaları yüklerken, sayfaları yüklemeden sunucuya bilgi gönderirken, sayfalara esneklik kazandırırken, etkileşimli arayüzler oluştururken elimizin altındaki en büyük yardımcı Javacript oluyor. İnternette pek çok ücretsiz script var, herkes arzusuna uygun kodu elde edebiliyor.
Evet, Javascript kullanmanın pek çok faydası var ama; hemen her site, kullandığı Javascript miktarını sınırlandırmaya bakıyor. Neden mi? Çünkü sayfalarda yer alan her öğenin sayfanın yüklenme süresini arttıracağı biliniyor ve bir noktada Javascript kullanmanın zararı, faydasını aşıyor. Hele büyük çaplı Javascript kodları tek başlarına sayfaları şişirmeye yetebiliyorlar. Yazının tamamını oku »
İnternette dolaşırken, bazen bir web sitesinin ne kadar popüler olduğunu merak ederiz. Çok kaliteli bir tasarıma, dolu dolu bir içeriğe sahip bir web sitesinin ne zaman kurulduğudur bazen merak ettiğimiz… Yahut iki web sitesini yarıştırıp, hangisinin kazandığını görmek isteriz.
Her ne sebeple olursa olsun, bir web sitesinin popülaritesini öğrenmek istediğimizde, karşımıza pek çok web projesi çıkıyor. Bu projelerin çoğu, birbirine benzer mantıklarla çalışıyor: Google listesinde kaç sayfanızın yer aldığı, Pagerank’iniz, meşhur web sitelerinden sitenize gönderilen linkler bir sayfada toplanıp önünüze getiriliyor. Yazının tamamını oku »