Günlük işlerimizle uğraşırken, zaman zaman kendimizi tartışmaların tam orta yerinde buluveriyoruz. Fikirlerimizi savunacağız derken; yok yere karşımızdakileri kırabiliyor, işin tadını kaçırabiliyoruz. Tam da böyle bir durumla karşı karşıya kalındığında hatırlanması gereken bir fıkra. Ne için yarıştığımızı bilelim diye…
Temel, askerliğini paraşütçü olarak yapıyormuş.
Kendisi gibi paraşütçü olan arkadaşı Dursun’la hangisinin daha iyi paraşütçü olduğu konusunda tartışmaya başlamışlar.
İddialarını yerde çözemeyeceklerini anlayınca da bir atlayış yapıp performanslarını kıyaslamaya karar vermişler.
Uçağa binmişler ve iyice yükseğe çıkmışlar. Yazının tamamını oku »

Biz hayvanların kaçış hikayelerini, en sık kurban bayramlarında duyarız. Gerçekten de koca koca danaların sahiplerinin elinden kurtulmaları, haber yapmaya değebilecek enteresanlıktadır. Fakat bizim danalar genelde ekip çalışmasına girişmezler, insanların canlarını yakmazlar. Hele hele asla bisiklete binmeye çalışmazlar. Bunlar da nereden çıktı demeyin! Bazı kaçak hayvanlar, bu söylediklerimizden de fazlasını yaparlar!
Dolaşan Mandalar
Kaçak hayvanların sahip olması gereken bazı özellikler vardır. Bir kere hızlı olmalıdırlar, sonra iri veya çok küçük olmalıdırlar. İri olanlar kol kuvvetiyle kolay yakalanamazlar, küçükler ise bir yerlere kolayca gizlenebilirler. Hepsinden önemlisi, zeki olmalıdırlar; peşlerindeki insanları ancak böyle atlatabilirler. Yazının tamamını oku »
Bayram geldi de geçiyor, ancak çok sayın karakter tahlili uzmanlarımız “bayrama özel” bir kişilik testini sizlerle paylaşmamız gerektiğini düşünüyorlar. Artık standart haline gelmiş bayram alışkanlıklarınızı biraz düşünün ve aşağıdaki testimizi cevaplandırarak karakterinizle ilgili çizdiğimiz tabloyu okuyun. Bakalım dışarıdan bakan biri sizin hakkınızda ne düşünebilir.
1. Hayvanı yüklenip eve geldiniz. Uzmanlar “Et soğuyana kadar bekleyin.” diyorlar. Siz ne diyorsunuz?
a. Hadi canım siz de. Beklemem, bekleyemem.
b. Beklemeye niyetlensem de, fazla dayanamam girişirim.
c. Üç-dört saat soğusun diye beklerim.
d. Kesinlikle. Uzmanların bu konudaki görüşlerine katılıyorum.
2. Kurbanlık eti en çok ne şekilde beğenirsiniz?
a. Kavurma Yazının tamamını oku »
Erzurum’a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara ait bir hatıra…
Bir iş yerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı iş yerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, iş yerinden telefon:
- Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir.
Teknik servis elemanı sorar:
- Nasıl yapıyorsunuz? Yazının tamamını oku »
“Düğmeye basıyorum, ama kahve koyacağı açılmıyor” gibi garip sorularla bilgi-işlem çalışanlarına sinir krizleri geçirtenleri, bilgisayarların ortaya çıktığı ilk yıllardan beri duyuyoruz. Siz de bu cümlelerin abartıldığını veya artık bilgisayarı tanımayan insan kalmadığı için bu tip cümlelerin duyulamayacağını düşünenlerdenseniz, bahsedeceğimiz çalışmayı okumak fikirlerinizi değiştirebilir.
Dünyanın hemen her yerine teknolojik çözümler sunan Robert Half Technology firması, 100′den fazla çalışanı olan 1400 ABD’li firmanın CIO’larıyla telefonla görüşerek bir çalışma yapmış.
CIO’lara “Sizin, yardım merkezinizin veya teknik destek hattınızın karşılaştığı en garip veya beklenmedik istek neydi?” sorusu sorulmuş. Yazının tamamını oku »
Temel uzun süre sonra karşılaştığı arkadaşına gururla oğlundan söz ediyormuş:
-Uşağım hâlâ tıp fakültesinde…
Arkadaşı “Sahi mi?” diye sormuş:
-Hangi alanda uzmanlık yapıyor?…
-Oğlum değil… Doktorlar oğlumun üzerinde uzmanlaşmaya çalışıyorlar.

Emniyet Müdürlüğü, şehrin arka sokaklarında “Horoz Dövüşü” yaptırıldığı ihbarını alınca, bir sivil polisi olayı araştırması için görevlendirmiş.
Ertesi sabah polis, amirinin karşısına gelmiş, “Bu işle ilgilenen 3 ana grup var” demiş.
“Aferin sana” diye cevap vermiş polis amiri;
- Hangileri onlar?.. Yazının tamamını oku »
Tatil mekanlarının dolup taştığı bu günlere uygun bir fıkra:
Sandal kiralama servisinin sorumlu müdürü Temel, gölün kenarına kadar gelerek megafonu ile gölün ortasındaki sandala doğru bağırmaya başlamış…
- 99 numaralı sandal… Zamanınız doldu iskeleye dönün…
Aradan dakikalar geçtiği halde sandal geri dönmeyince anonsu tekrarlamış;
- 99 numaralı sandal… Hemen geri dönün yoksa saat farkı ödemek zorunda kalacaksınız…
“Anormal bir şey var patron” demiş yardımcısı Dursun; Yazının tamamını oku »