Araştırma’ Kategorisi Arşivi

Tarih, uzay, teknoloji vb. konularda derinlemesine inceleme yapılarak hazırlanmış yazılar bu kategoride yer alır.

Kategori alt işareti
İlk...345...Son
3 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 5 (3 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 10 Mayıs 2009, Pazar // victory

Arkeolojik kalıntılar nasıl tarihlendirilir?

Yurdumuzun değişik yerlerinde yapılan kazılar esnasında, arkeolojik kalıntılara rastlanmasına alışığız. Hatta arkeolojik kalıntılara rastlandığı için kesintiye uğrayan projelerle de karşılaşıyoruz. Bunun en temel sebebi, yurdumuzun, tarihin en eski yerleşim yerlerinden biri olması.

“Bir kazı esnasında arkeolojik kalıntılara rastlandığında ilk olarak ne yapılır?” diye sorsak, muhtemelen okuyucularımız hemen, “Ne zamana ait olduğu belirlenir!” cevabını vereceklerdir.

Evet. Gerçekten de, bir arkeolojik materyalin hangi döneme ait olduğunu anlayabilmek, arkeolojinin en temel ihtiyaçlarından biridir. Peki, Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | Henüz yorum yapılmamış »
2 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 5 (2 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 07 Mayıs 2009, Perşembe // victory
“SMS’ler neden 160 karakterle sınırlıdır?” sorusuna cevap arayan bu yazımızda, “SMS ilk defa ne zaman kullanılmaya başladı?”, “Twitter neden en fazla 140 karaktere izin veriyor?” gibi soruların da cevabını bulduk.

Friedhelm HillebrandGünde 250 SMS “atan”, ücretsiz SMS kampanyalarından faydalanmak için ikide bir operatör değiştiren arkadaşlarınızdan birine, canınızın sıkıldığı bir anda “SMS ne demekti?” diye sorabilirsiniz.

Muhtemelen önce anlamsız gözlerle size bakıp ciddi olup olmadığınızı anlamaya çalışacak, sonra da dalga geçerek konuşmaya başlayacaktır. Sabredin ve “SMS, Short Messaging Service kelime grubunun kısaltmasıdır” cevabını vermesini bekleyin.

Bu cevabı aldığınız anda, sorularınızı sıralamaya başlayabilirsiniz: “Peki ‘kısa mesaj’ neden 160 karakterle sınırlı? 200 karakter de kısa sayılmaz mı? Hem 50 karakter daha kısa değil mi?”

Muhtemelen biraz düşünecek ve saçma sorular sorduğunuzu söyleyecektir. Bilmeyenler böyle yaparlar.

Peki siz bu sınırlamanın sebebini biliyor musunuz? Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 1 Yorum »
2 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 5 (2 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 01 Mayıs 2009, Cuma // Seyyah-ı Fakir

10 soruda Domuz Gribi

Dünya, bir kaç gündür adını bile yeni duyduğu bir hastalığın, Domuz Gribi‘nin korkusunu yaşıyor. Peki, birbirinin tekrarı olan medya haberlerinden, bu hastalık hakkında yeterince bilgi edinebildiğinize inanıyor musunuz? Bu yazıda, 10 soruyla Domuz Gribi’ni farklı yönlerden inceledik.

Bir kaç yıldır tıp dünyası bir hastalığın yapabileceği salgınlar konusunda hop oturup hop kalkıyor. Bu hastalık, kolayca tahmin edebileceğiniz gibi, Kuş Gribi ve Türkiye de Kuş Gribi’nin insanlarda görüldüğü ülkelerden biri.

Kuş Gribi’nden ölen insan sayısı, pek çok hastalıktan ölen insan sayısından daha az. Peki öyleyse neden Kuş Gribi’nden bu kadar korkuluyor?

Bu sorunun cevabı, grip virüsünün özelliklerinde gizli. Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | Henüz yorum yapılmamış »
4 votes, average: 5,00 out of 54 votes, average: 5,00 out of 54 votes, average: 5,00 out of 54 votes, average: 5,00 out of 54 votes, average: 5,00 out of 5 (4 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 04 Nisan 2009, Cumartesi // bulut

Akımların Savaşı

Bir muhabir; elektrikli sandalye ile idamı, “dehşet verici bir manzara, asmaktan çok daha kötü” şeklinde tarif ediyordu. Çünkü elektrikli sandalyenin asıl amacı şov yaparak insanları korkutmaktı. “Akımların Savaşı”, kazanılmalıydı.

Sessizlik…

Derin bir sessizlik…

Herkes susmuştu. Çünkü biraz önce, Thomas Edison; tasarlamış olduğu dünyanın ilk elektrikli sandalyesi ile, meraklı gözlerin önünde bir fili (Topsy) elektrikle öldürmüştü.

Üstelik bunu daha önceleri, birçok şehirde başı boş kedi ve köpekler üzerinde de denemişti.

Edison’a böyle bir şeyi yaptıran sebep ne olabilirdi? Bir bilim adamı neden hayvanları öldürmek istemişti? Üstelik bunu halka açık bir yerde, herkesin gözlerinin önünde yapmıştı! Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | Henüz yorum yapılmamış »
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5 (0 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 29 Mart 2009, Pazar // victory

Tsutomu Yamaguchi

Tsutomu Yamaguchi… Japonyalı bir mühendis.

Ancak onu, diğer Japonyalı mühendislerde ayıran bir özelliği var: O, üçer gün arayla iki kere atom bombasından kurtulan bir mühendis.

İsterseniz bugün, Yamaguchi’nin enteresan hikayesinden bahsedelim.

Tsutomu Yamaguchi, Japonya’nın atom bombasından kurtulduğunu kabul ettiği Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | Henüz yorum yapılmamış »
2 votes, average: 4,50 out of 52 votes, average: 4,50 out of 52 votes, average: 4,50 out of 52 votes, average: 4,50 out of 52 votes, average: 4,50 out of 5 (2 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 23 Mart 2009, Pazartesi // opereysin

10 soruda Bob Ross

Bob Ross‘u hatırlarsınız. Hani TRT 2′de yayınlanan programında manzara resimleri çizen “bonus” saçlı adam vardı ya, ondan bahsediyoruz. Hemen hepimiz, en azından bir kere programına denk gelip; garip çizgilerden, basit fırça darbelerinden başarılı bir manzara resmini nasıl üretebildiğini şaşkınlıkla seyretmişizdir.

Peki Bob Ross hakkında, yukarıda söylediklerimizden başka ne biliyorsunuz? “Hangi resim tekniğini kullanırdı”, “Hangi hastalıktan öldü”, “Neden bu kadar mutluydu” biliyor musunuz?

Bu testimizi çözerek, Bob Ross’u ne kadar tanıdığınızı öğrenme fırsatı elde edebilirsiniz. Cevaplar ve açıklamalar testin sonunda. Başlayalım mı?

1) Bob Ross, liseden ayrıldıktan sonra 10 yılını ne yaparak geçirmişti? Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 1 Yorum »
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5 (0 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 17 Mart 2009, Salı // victory

10 soruda altın

1. Gelecek yıllarda altının başka kullanım alanları olabilecek mi?

Muhtemelen. Değişik üniversitelerden bir çok araştırmacı, altına yeni kullanım alanları bulunabilmesi için çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalara, altın endüstrisi de destek veriyor.

Bilim adamları, altını elektonik eşyalarda, yakıt pillerinde, kanser tedavisinde ve kimyada kullanabilmek için çalışmalar yapıyorlar. Son 10 yılda, altının pratik uygulamalarda kullanımı ile alakalı 39000′in üzerinde patent alındı. Altının yeni kullanım alanları, bu patentler aracılığıyla ortaya çıkabilir.

2. Endüstriyel uygulamalarda kullanılan altın geri kazanılabilir mi?

Evet. Endüstride kullanılan altının geri kazanılmasının ve tekrar kullanılmasının önünde hiç bir engel yok. Altın, kalitesinde veya performansında Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | Henüz yorum yapılmamış »
3 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 53 votes, average: 5,00 out of 5 (3 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 24 Şubat 2009, Salı // victory

Orada fıçının işi ne?

St. Bernardları muhtemelen tanıyorsunuz, ancak biz tanımayanlar için önce biraz bilgi verelim isterseniz. İri ve ağır yapıları ile oldukça ürkütücü görünürler. Oldukça dayanıklı hayvanlardır, soğuğa-kara aldırış etmezler. Yükseklikleri 70-90 cm’yi, ağırlıkları ise 100-110 kg’yi bulabilir. İri yapılarından umulanın tam tersine, insanlara sakin ve kibar davranırlar; çocuklarla çok iyi geçinirler.

St. Bernardlar, ilk olarak İsveçli ve İtalyan çiftçiler tarafından, dağlarda kaybolan insanlara yardım edilebilmesi amacıyla kullanılırlar. Ancak o dönemde yetiştirilen St. Bernardlar ile bugünküler arasında çok fark vardır. Bugün karşılaştığımız uzun tüylü St. Bernardlar, Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 1 Yorum »
İlk...345...Son