Rasmussen’in Kavrama Kabiliyeti

Biz de, hepimiz gibi, günlerdir durduk Avrupa’yı seyrediyoruz. Önce ortaya bir taş attılar. Baktılar yeterince tepki toplayamıyorlar, kışkırtmaya devam ettiler. Yine istedikleri etkiyi veremediler. Belli ki ortaya attıkları taş, kaya olup kafalarına indi, şaşkın şaşkın “İfade özgürlüğü” geyiğine başladılar.

İfade özgürlüğü nedir? Hatta temelde özgürlük nedir? Okullarda öğretilir: Özgürlük, başkasını rahatsız etmeyecek şekilde, kendi sınırları içinde yaptıklarında serbest olmaktır.

Buradan ne mana çıkıyor? Özgürlük, kuralsızlık değildir! Her eleştirinin, her yazının, her karikatürün bağlı olduğu, bağlı olması gereken bazı kurallar vardır. Eğer ifade özgürlüğü kisvesine sığınıp, kuralsızlık yapıyorsanız, cezasını çekersiniz. Eğer size bu cezayı verecek bir idareniz yoksa, idarecileriniz Rasmussen’in kavrama kabiliyetine sahip insanlarsa, özgürlük kelimesini kavrayamamışken, ifade özgürlüğünü duyunca hepten hatları karıştırmışlarsa; veya ifade özgürlüğü tamlamasından çıkardıkları tek anlam, “Aklıma eseni yaparım. Bana yapılırsa kızarım”sa onlara münasip şekilde gülmek gerekir. Biz de bunca zamandır, onu yapmakla meşgulüz.

Şimdi buraya “o biçim” bir Rasmussen karikatürü yerleştirip, gönüllere biraz su serpmek vardı, ama onun gibilerle mücadele etmek, onlar kadar hayâsız olmayı gerektirmiyor. Çünkü biz ifade özgürlüğünü yüzyıllardır bilen bir milletiz, sonradan görme olmayınca, sonradan görmeler gibi ölçüsüz olamıyoruz.

Sevebilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir