- Aksaray!
Mekanik ses ikinci kez tekrar etti:
- Aksaray!
- Sayın yolcularımız; Aksaray, bu yöndeki son istasyonumuzdur.
Kapılar açıldı. İnsanlar akışkan bir madde gibi kapılardan çıktı. Vagonda kimse kalmamıştı.
Sonunda o da çıktı. İki çıkışlı istasyonda insanlar hep sol taraftakini kullanıyorlardı. Sağa döndü. Yazının tamamını oku »
Huzur arayışınız arttığında…
Asla olabileceğinizi tahmin etmediğiniz oranda sabırlı olduğunuzu gördüğünüzde…
Sese, gürültüye, kavgaya karşı dayanıksızlaşıp, hayatın daha bir sükunet içinde, sorunsuz geçmesini istediğinizde…
İncinmek ve incitmek üzerine daha derin düşünerek karar vermeye başladığınızda…
“Var ya şu okul bir bitsin, bir daha hiçbir güç beni buraya getiremez!” dediğiniz lise günlerini mumla aramaya başladığınızda…
Hatırladığınız şeylerin, anneanne stili, en az on beş yıl öncesine ait olduğunu oysaki dün akşam ne yediğiniz hakkında en ufak fikriniz olmadığını gördüğünüzde… Yazının tamamını oku »
İstanbul halkının büyük bir çoğunluğu şehir içi yolculuklarında belediye ve halk otobüslerini kullanıyor. Minübüslerin ana hatlardan çekilip ara yollara verilmesi bu kullanımı ziyadesiyle arttırdı. Özellikle eskiden minibüslerin çok kullanıldığı yerlerde otobüslere sadece ilk duraktan binilebiliyor, sonrasında otobüsler diğer durakları transit geçiyor ve ulaşımımız hızlanmış oluyor (!).
Binmenin bile başlı başına bir olay olduğu otobüslerde, bir de oturmuşsak; çok şanslı sayılırız. Ama genelde diğer insanlarla eşit yorgunlukları paylaşan gençlerin oturma gibi bir şansları olmuyor. Otururlarsa da bu çok uzun sürmüyor, yer vermek zorunda kalıyorlar çünkü.
Şimdi sizlere otobüste yer vermeme sanatının inceliklerinden bahsedeceğim. Yazının tamamını oku »
Sıcak… Dışarıda hava gerçekten sıcaktı. Ama içeride bu sıcağa bir de insan kalabalığının yol açtığı havasızlık eklenince, ortam iyice çekilmez oluyordu.
Garip mimarisi, duvarlardaki tozlanmış uyarı levhaları ve asık suratlı çalışanları ile burası gerçekten garip bir yerdi. Levhalarla hangi sıraya kimlerin geçmesi gerektiği belirtilmişti: Faturalar, harç…
Kapıdan sonraki ilk aralıkta uzanan 20 kişinin zor sığacağı koridorda, nereden baksanız 50 kişi vardı. Çoğunluğunu 60′ını devirmişlerin oluşturduğu 3 sıra kuyruğun her yerinden ana fikri “can sıkıntısı” olan konuşmalar duyuluyordu.
70′ini geçmiş, zayıf, iki büklüm bir teyze sıraların yanından ilerledi ve soldaki sıranın en önüne kadar gelerek görevliye bir şeyler söyledi. Yazının tamamını oku »
Bizim sokaktan geçen bir nine vardı.
Seksen-seksen beş yaşlarında kadardı.
Bahçesinde sebze yetiştirir, toplardı.
Sonra tek tek her eve getirir, satardı.
Yazının tamamını oku »