
1923 yılında, Hollywood‘da kayda değer bir reklam konuşuluyordu: Hollywood tepelerine yerleştirilen 50′şer metre uzunluğunda 13 harften oluşan bir kelime… Hollywoodland!
Reklamı yayınlayan gayrimenkul uzmanları, kelimenin kendileri için ne anlama geldiğini şöyle açıklıyorlardı: Tepelerin Hollywood’a bakan tarafında, yüksek paralar harcamadan elde edilebilecek süper bir ortam…
Hollywood Levhası, Los Angeles’ın Hollywood bölgesinde varoşların iskanı için yürütülen bir projenin açık alan reklamı olarak hazırlanmıştı. Dünya çapında sinema sektörünün işareti gibi kabul edilen Hollywood Levhası’nın böyle bir amaçla hazırlanmış olması çok da garip değil. Çünkü Hollywood’un ekonomik açıdan lokomotifi olan sektör, sanıldığının aksine, sinema sektörü değil, gayrimenkul sektörüdür.
Hollywood Levhası’nın görünümü ve görevi yıllar boyunca değişikliklere uğrasa da, anlamı genel olarak aynı kaldı: Hayallerin gerçeğe dönüşebileceği bir mekan! Bir zamanlar “hayaller”, güzel bir ev ve yaşam tarzıydı. Yazının tamamını oku »
Kurtlar Vadisi Pusu, “sezon finali”yle perşembe günü tatile girdi. Sezon finali “genel”de 16,20 izlenme oranı (rating) ve 47,00 izlenme payı (share) ile günün birincisi oldu. Yüzde 47 share, hemen hemen o gece açık her 2 televizyondan birinin dizinin sezon finalini seyrettiği anlamına geliyor ki, ulaşılması gerçekten zor bir nokta. Üstelik bu oranın sezon finali olmasıyla çok ilgisi de yok, bir önceki bölüm de 38 civarında share almıştı.
Dizinin senaryosuyla, oyuncuların kabiliyetleriyle, mekan seçimleriyle ilgili hemen herkesin bir fikri var. Yazılı basında ve internette de diziyle ilgili yüzlerce, hatta binlerce yazıya ulaşılabiliyor. Biz burada sezon finaliyle ilgili başka bir noktaya, dizi sezon finallerinin adeti olan o meçhul sonun muhtemel sebebine değinmek istiyoruz. Yazının tamamını oku »

Fobiler serimizde, psikiyatristlerin en sık karşılaştıkları fobileri mercek altına alacağız. Farklı fobileri anlatırken, zaman zaman fobiler hakkında genel bilgilere de yer vermeye çalışacağız. Bugün, agorafobi ile serimize başlıyoruz.
Nermin hanım, kalabalık mekanlarda bulunmaktan sıkılmaktadır. Bu durumu çevresinden saklamaya çalışıyor olmasına karşılık, ailesi durumdan haberdardır. Bir kaç kere alışveriş merkezlerinde çarpıntısı tutmuş, son sefer bu durumu kalp hastalığının belirtisi kabul ederek doktora görünmüştür. Doktorlar şikayetlerini sorduğunda, Nermin hanım şu şikayetleri sıralar: Çarpıntı, terleme, ağız kuruluğu.
Nermin hanımın yanında bulunan arkadaşı Hacer hanım konuşmayı keserek araya girer: Yazının tamamını oku »
11 Mart 2006, Cumartesi //
checka
Misafir yazar Checka, Uganda’dan bildiriyor:
Sigara karşıtlığı ve çevreci faaliyetleriyle de tanınan, Guinness Türkiye Fahri Temsilcisi, Gana ve Benin Fahri Konsolosu, İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi) öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Kural’ın (adamın ünvanlarını yaza yaza bir hal olduk, yaptığına bakın şimdi) şikayeti sonucu aralarında Teoman, Yılmaz Erdoğan ve Mustafa Altıoklar gibi ünlülülerin bulunduğu 100′e yakın kişi adliyelik oldu. Prof. Dr. Orhan Kural, “gençleri sigaraya özendirdikleri” gerekçesiyle bu kişiler hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunmuştu. “So what?..” diyenler acele etmesin, önce aşağıda bu konu hakkında yazdıklarımı okusun. Yazının tamamını oku »
Kavga sahnelerinde, eğer ortalıkta bir havuz görünüyorsa, grup ne kadar kalabalık olursa olsun, kavga bütün kötü adamlar havuza atılana kadar sürer…
Havuzun gerçekten de kötü adamlar üzerinde nihai bir etkisi vardır. Havuz yakınında kalabalık bir döğüş cereyan ettiğinde, kötü adamlar kahramanımız tarafından defalarca yere serilseler bile kalkıp yeniden saldırırlar. Ancak havuza atılan asla havuzdan çıkıp tekrar saldırmaz. Yazının tamamını oku »