
İşinizi iyi yapmak ve elinizdeki projeyi istenen şekilde ve zamanda bitirmek için müşterinizi iyi tanımanız gerekiyor. Bunun için de müşterinizle sürekli iletişimde olun ve şu soruları sormayı ihmal etmeyin.
Projeye Başlamadan Önce Sorulacak Sorular
Bu sorular proje esnasında da sorulabilir. Müşterinizden aldığınız cevapları iyi analiz edin ve ona göre işe koyulun.

Şirketiniz hangi sahada iş yapıyor?
Bu önemli bir soru. Çünkü müşterinizin iş kimliğini öğrenmenin ilk adımı. Bu şekilde benzer sitelerden şirkerin ihtiyaçlarını inceleyebilirsiniz. Aynı zamanda stratejik bir beyin fırtınası için bir girizgah niteliğinde.
______________________________________________

Şirketiniz nasıl biliniyor?
Özellikle bir şirketin internette temsilinde, müşterilerine nasıl bir tablo çizdiği çok önem kazanır. Tasarlayacağınız logo veya site, müşterinizin bilinirliğinden etkilenecek ve onu etkileyecektir. Eğer bir süredir negatif geri dönüşler alan bir şirketle çalışacaksanız, önünüzde 2 ihtimal vardır: Negatif geri dönüşü körüklemek veya pozitif puan kazandırmak.
Yine müşteri memnuniyetinni yüksekliği, yüksek kalitesi ve zamanında servis sunmasıyla bilinen bir şirkete tasarım yapacaksanız, bu değerlerin hepsini ön planda bulundurmalısınız.
______________________________________________
Yazının tamamını oku »
İliklerinize kadar işleyen soğuk bir kış gününde, kendinizi kocaman bir alışveriş merkezinin sıcacık kollarına attığınızı düşünelim. Alışveriş merkezinde bir o yana, bir bu yana yürürken, pusuda bekleyen onlarca giyim mağazasından birinin vitrininde gördüğünüz harika bir kıyafet, dikkatinizi çekmiş olsun.
Bundan sonra yapacağınız ilk şey ne olur?
Muhtemelen mağazadan içeriye girmek ve vitrindeki o kıyafete baktıktan sonra, içeriyi şööyle bir dolanmak değil mi? Beğendiğiniz gömleklere, ceketlere, bluzlara vs. bakacak, onlara dokunacak ve hatta belki de onları giyeceksiniz değil mi?
Peki temasa geçtiğiniz bu kıyafetleri, Yazının tamamını oku »

Serbest çalışmak (freelancing) ilk bakışta keyifli gibi görünür. Her şeyden önce, işin insanın gururunu okşayan bir tarafı vardır: Kendi kendinizin patronusunuz!
Fakat, işin içine girdikten kısa bir süre sonra meselenin çok da keyifli olmadığının farkına varılır. Aylık sabit bir gelirin olmaması, rekabetin çok yoğun olması, her müşterinin direkt olarak “sizin” müşteriniz olması ve bu sebeple müşterinizi memnun etmek zorunda olmanız ve ne yazık ki serbest çalışanlara iş yaptıranların genellikle memnun kalmamaya çalışmaları işinizi gerçekten zorlaştırır.
Ancak serbest çalışanların kolaylıkla düşebildikleri kritik hatalardan yakanızı kurtarmayı başarabilirseniz, içinde bulunduğunuz rekabet ortamından sıyrılabilir ve müşteri portföyünüz için ilk tercih olmayı sürdürebilirsiniz.
Bu yazımızda, serbest çalışanların sıklıkla düştükleri bazı kritik hatalardan bahsedeceğiz. Yazının tamamını oku »
Freelance dünyasında değişik müşteri tipleriyle karşılaşırız. Hangi tiple karşılaştığımızı anlayabilmek, onlarla ilişkilerimizi doğru kurabilmemize yardımcı olabileceği gibi, akıl sağlığımızı koruyabilmemize de yardımcı olur.
Aşağıda, en sık karşılaşılan müşteri tipleri ve her tipin karakteristik özellikleri yer alıyor. Aman dikkat! Sonra, “Demedi” demeyin.
1. Pasif-Agresif

Bu tip müşteriler, başlangıç için fikirlerini sorduğunuzda oldukça pasif davranırlar. Ancak, projeyi bitirip önüne koyduğunuzda agresif bir şekilde saldırırlar. Büyüklü küçüklü pek çok değişiklik isterler. Kafalarında ne istediklerine dair bir fikir hep vardır, ama bunu genellikle kendilerine saklarlar. Gelişme aşamasında kesin fikir ve ögelerden memnuniyet duysalar da, sanmayın ki o kısımları yeniden gözden geçirmeyecekler.
Karakteristik Özellikleri
- Proje boyunca iletişim çoğunlukla tek taraflı ve yardımcı olmayan bir şekildedir.
- Şunlara benzer ifadelerde bulunabilirler:
- “Ne gibi bir şey aradığımızdan pek emin değilim.”
- “İlgi çekici bir şeyler yap yeter.”
- “İstediğimiz noktadan tamamen sapmışsın.”
Nasıl Başa Çıkılır?
Sabır anahtardır. Son dakika değişiklik ve eklerine hazır olmak, müşterinizin agresif tutumu karşısında patlamanızı önleyecektir. Orijinal layerlı dosyanızı saklayın. Böylece gerektiğinde kolayca bulup istenen değişiklikleri yapabilirsiniz. Ayrıca kontratınızda istek ve değişiklik limitini de muhakkak belirtin.
2. Aile Dostu

Bu tip müşteriler, yıllardır tanıdığınız ya da akrabanız olan ve size bir işi için ‘uğrayan’ kişilerdir. Kendileri bir projenin kabusu olabilir. Çünkü kendilerine özel fiyat umarlar ve engel olamayacağınız kadar size karışırlar. Bazen de farkında olmadan çalışmanızı küçümser ya da bağınız hasebiyle mevzuyu ciddiye almaz.
Yazının tamamını oku »
Sürekli tasarım yapmaktaysanız, bazen tıkandığınızı, üretkenliğinizi kaybettiğinizi düşünebilirsiniz. Çoğu meşhur tasarımcı, haftada altmış saatten fazla çalışır. Bu da kişinin tasarımla ilgili bildiği bütün teknik ve biçimleri kullanması anlamına gelebilir. Ama tasarımcıların kendilerini çaresiz hissetmelerine bir çare var.
Önceliklerinizi Belirleyin
İş önemlidir. Ancak bunu hayatınızın anlamı olarak görmeyin. Çünkü öyle değil. Sevdiğiniz diğer şeylere ( aileniz, hobileriniz vs. ) zaman ayırmanız çok büyük bir önem arzediyor. Bu iş-aile/eğlence denkleminin formülü dengedir. Birinde aşırıya kaçmadan yapılan doğru bir ayırım sonucunda, zihninizin açılması ve yeni fikirler edinmeniz mümkün olur. Ayrıca aile içi gerginliğin en büyük sebeplerinden biri olan ilgisizlik de son bulmuş olur.
Yazının tamamını oku »

Web tasarımında basit bazı değişikliklerin kullanıcı tecrübesini çok iyi yerlere taşıyabildiğini biliyoruz. Peki; bir alışveriş sitesi, web sayfalarındaki tek bir butonu değiştirerek her yıl heba ettiği 300 milyon dolarlık potansiyelini kurtardı desek, sözümüze inanır mısınız?
O sitede bulunan formdan daha basit bir form’u düşünmek neredeyse imkansızdır: 2 boşluk, 2 buton ve 1 bağlantı… Buna rağmen tasvir ettiğimiz bu formun, ziyaretçilerin ürün satın almasına mani olarak, bir e-ticaret sitesinin yılda 300 milyon dolar kaybetmesine sebep olduğu anlaşıldı. Daha da kötüsü var: Sitenin tasarımcıları, ortada bir problem olduğunun bile farkına varamamışlardı!
Form basitti. Boşluklar Email Adresi ve Şifre boşluklarıydı. Butonlar Oturum Aç ve Kaydol butonlarıydı. Bağlantı ise Şifremi unuttum bağlantısıydı.
Kolayca fark edebileceğiniz gibi bu form, sitede oturum açmaya yarayan, her gün internette defalarca karşılaştığımız sıradan bir formdu. Peki bu nasıl bir probleme sebep olmuş olabilir? Yazının tamamını oku »
Çocukluğumuzda, bugün “poşet” tabir ettiğimiz plastik torbalar yoktu. Çarşıya, pazara “file” ile çıkılırdı. Hatta bir de “zembil” vardı. Hasırdan örülmüş saplı torba. İçine konanlar filedeki gibi dışarıdan görünmediği için zembil belki daha iyiydi ama fileyi taşımak -meselâ boşken dertop edip koyun cebinize, çantanıza- daha kolay olurdu ve şehirlerde tercih fileden yanaydı.
Plastik torbaların hayatımıza girişini memnuniyetle karşıladık. Kolay, temiz, hafif, kullan kullan at…. Zamanla plastik torbasız bir hayat düşünemez olduk.
Sadece ABD’de bir yılda kullanılan plastik torbaları -ki 30 ilâ 100 milyar adet- uç uca eklesek gezegenimizin etrafını 31 kere dönermiş ve bunların imali için -petrolün yan ürünü- 12 milyon varilden fazla petrol gerekiyormuş. Çin deseniz, günde 3 milyar adet kullanıyormuş! Yazının tamamını oku »
Adamın biri, bir lokantaya gitmiş ve yemek istemiş. Yemek gelmiş. Adam ne görsün? Yemeğin, yemeklik hali yok. Hemen çağırmış garsonu, basmış fırçayı: Yazının tamamını oku »