"hız" etiketi Arşivi

Hatırlatma: Yazılarımızı etiketlememiz tamamlanmadığı için, etiketle alakalı yazıların tamamını listeleyemiyoruz. Ayrıntılı arama için, arama kutucuğumuzu kullanmanızı tavsiye ederiz.
1 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 5 (1 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 03 Temmuz 2009, Cuma // opereysin

MINI'nin Serüveni

Mini; bundan 50 sene evvel, İngiliz tarzının sembolü olarak yola çıktı. Küçüklüğünü ve şıklığını bugüne dek korudu. Hâlâ kibar ve güçlü bir araba isteyenlerin en sık tercih ettikleri arabalardan bini. Peki Mini nasıl MINI oldu? İşte size Mini’nin serüveni:

Başlangıçta…

Bubble CarMini, BMC yani British Motor Corporation’ın “bubble car” isimli arabalara cevap olarak ürettiği markaydı. Bubble Car, ekonomik, önden kapılı, yuvarlak yapılı, küçük ve garip bir arabaydı. BMC’nin sahibi Leonard Lord, bu arabaları hiç sevememişti. Mini’yi üretmesinin ardında yatan temel sebep buydu. Aynı zamanda, 1956 yılındaki Suez Kanalı krizinin sonucunda ortaya çıkan petrol sıkıntısı da, insanları daha küçük araçlar almaya yönlendirmişti. Bu fırsatı kaçıramazlardı.

Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 1 Yorum »
2 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 5 (2 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 31 Mayıs 2009, Pazar // opereysin

Yeterince hızlı değil miyiz?

Pazarlama araştırma şirketi comScore, 4 gün önce Türkiye ile ilgili bir rapor yayınladı. Raporda Türkiye’nin, internet kullanıcısı sayısı bakımından Avrupa’nın 7.’si olduğu yer alıyordu. Raporun asıl ilgi çekici kısmı, ülkelere göre internette geçirilen zaman sıralaması: Türkiye, Avrupa’nın en çok internette zaman geçiren ülkesi durumunda.

Bu haber, Türkiye’den pek çok sitede de yer aldı ve sıklıkla şu yorum yapıldı: Yazının tamamını oku »

Net Hafiyesi, İşe yarar altında yayınlanmış | 2 Yorum »
2 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 52 votes, average: 5,00 out of 5 (2 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 04 Kasım 2008, Salı // opereysin

Normalde kaza yapmadan önce frene basma fırsatımız olabilir. Ama Formula 1 pilotları için bu düşünülecek en son şey.

Türkiye’nin ilk kez 2005′te ev sahipliği yaptığı Formula 1 yarışlarında sürücülerin tek düşündüğü şey hızdır. Saatte 350 km. hıza ulaşabilen bu yer jetleri elbette ki; en ufak bir manevra hatası veya yerdeki çakıl taşı yüzünden bir anda savrulabilir. Bu yüzden hızları kadar emniyetleri de çok yüksek olmalıdır. Peki bu emniyet önlemleri arabayı hantallaştırıp hızını kesmeden nasıl alınabilir? İşte Formula 1 araçlarının emniyet önlemleri:

1. Karbon fiber kaporta:

Normal arabalarda kaporta çelikten yapılır. Bu, arabaya sağlamlık ama öte yandan da hantallık katar ve bu F1 araçları için kabul edilemez bir seçenektir. Bunun için yeni maddeler deneyen uzmanlar, karbon fiber bileşimini buldu.

Fiber hafif ama dayanıksız bir maddedir. Karbon fiber ise, hem çeliğin üçte bir ağırlığında hem de çelikten 5 kat daha sağlam.

Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 2 Yorum »
1 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 5 (1 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 27 Ekim 2008, Pazartesi // victory

Tek rakibi hava yolları: Burt Munro

Bu yazımızda, motorsiklet tutkunlarının bir efsane olarak andıkları Burt Munro‘nun hayat hikayesini anlatıyoruz.

Bir evin bir oğ­lu de­nir ya Burt da on­lar­dan bi­ri­dir işte. İkiz kar­de­şi do­ğum­da (1899) ölün­ce ai­le­si ade­ta üze­ri­ne tit­rer.

He­kim­le­re so­rar­sa­nız bu cı­lız ve­led de gi­di­ci­dir, utan­ma­dan ta­rih be­lir­ler, öl­me­miş ço­cu­ğa ke­fen bi­çer­ler…

Ama öl­dür­me­yen Al­lah öl­dür­mez.

Emek­le­me, tay tay, ilk mek­tep, or­ta mek­tep, ko­lej… Aca­ba bu yıl mı öle­cek? Bu yüz­den hoş­ça tu­tu­lur, bir de­di­ği iki­le­til­mez.

Oyun­cak ara­ba, pa­ten, bi­sik­let der­ken he­nüz 16 ya­şın­da mo­to­sik­let sa­hi­bi olur ve do­lu do­lu key­fi­ni sü­rer. Yazının tamamını oku »

Araştırma altında yayınlanmış | 1 Yorum »
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5 (0 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 24 Haziran 2006, Cumartesi // victory

Cümlenizin bir yerinde gelişigüzel kullandığınız kelimelerin, hitap ettiğiniz kişiyi çok da etkilemediğine inananlardansanız, bu yazıyı okuduktan sonra fikrinizi gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Çünkü yapılan bir araştırma, sonucun hiç de böyle olmadığını gösteriyor. Yazının tamamını oku »

0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5 (0 oy) Bir saniye ... Bir saniye ... 07 Şubat 2006, Salı // flightnumber_118

Çok Yakın, Hâlâ Çok Uzak

80′ lerin başı. Margaret Thatcher’ın özgür girişimci İngiltere’si ile (girişimci derken herhalde sömürgeci şeklinde her millete girişen İngiltere demek istiyor, neyse :) ) yeni bir dönem başlar. Artık her şey bir fiyat etiketi almaya başlamıştır. Gizli toplantılarda çokuluslu organizasyonlar, İngiltere ve Amerika hükümetleri bir araya gelir. Yazının tamamını oku »

Kafama Göre altında yayınlanmış | 2 Yorum »