
Dünyanın her hangi bir yerinde, önemli bir hastalığın patlak verdiğini düşünün. Bütün dünyanın bu durumdan haberdar olması ne kadar zaman alır? Belki bir gün, belki bir ay, belki bir hafta…
Geçtiğimiz yıllarda kuş gribinde olduğu gibi, hastalığın ortaya çıktığı ülke durumu gizlemeye çalışıyorsa, belki de çok daha fazla.
Bir bulaşıcı hastalığın ortaya çıkmasının ardından geçen sürenin, salgınların kontrolünde hayati öneme sahip olduğunu biliyoruz.
Çünkü salgınlar, bir dağın en yüksek noktasından aşağıya doğru yuvarlanmaya başlayan bir kar topu gibi, zaman geçtikçe katlanarak büyüyorlar. Yazının tamamını oku »

George Washington ölmeden önce uşaklarından ne istemişti biliyor musunuz? Onu bilmiyorsanız, intercom sistemli tabutları, “Toprağı bol olsun” sözünün kökenini de bilmiyorsunuzdur. “Bunların klostrofobiyle ne alakası var?” demeyin. Çünkü kapalı alanlarda kalma korkusu, bir sektörün ortaya çıkmasına yol açmış. Agorafobi ile başlayan Fobiler serimiz, Klostrofobi ile devam ediyor.
Kapalı, sıkışık ortamlarda bulunmaktan korkmaya psikiyatride Klostrofobi adı veriliyor. Klostrofobisi olanlar, tren, asansör, uçak gibi yerlerde panik atağı yaşamaktan veya panik atağı yaşama korkusundan yakınıyorlar. Yine, panik atağı yaşayanlarda sıklıkla klostrofobi ortaya çıktığı da gözlenmiş.
Eğer panik atağı, kapalı bir mekanda ortaya çıkıyorsa, bunun sebebi olarak “dışarı çıkamama korkusu” gösterilir. Yazının tamamını oku »

Dünya Sağlık Örgütü EK (WHO), güvenli gıda için şu 10 altın kuralı sıralamış:
1. İşlenmiş gıdaları seçin. Pastörize etme, pişirme, kızartma gibi işlemlerden geçmiş gıdalarla beslenme, işlenmemişlerle beslenmeye göre daha sağlıklıdır.
2. Gıdaları iyi pişirin.
3. Pişmiş gıdaları hemen tüketin. Yazının tamamını oku »
İnatçıdır, kolay kolay pes etmez. O günlerde bakımsız ve pislik içerisinde olan İngiliz hastanelerinde reform diye adlandırılabilecek çalışmalar yapar. Sağlık sektörüne büyük yenilikler katar…
Bugün 12 Mayıs Pazartesi… Hemşirelik haftası bütün yurtta ve KKTC’de törenlerle kutlanacak….
Mâlum, 12 Mayıs “Lambalı Hemşire” namıyla maruf Florance Nightingale’in doğum tarihi. İyi de bu kadın neleri başarmış, sağlık sektörüne ne gibi yenilik katmış acaba?
Mevzuya girmeden evvel Kırım savaşını hatırlamakta da yarar var. 1850’li yıllarda Ruslar yayılma temayülüne girer, sınırlarımızı zorlamaya başlarlar. İngiltere Avrupa’daki dengelerin bozulmasından hoşlanmaz. O günlerde böyle konular masada tartışılmaz, ordular meydana çıkar, kozlarını paylaşırlar. İngilizler tarihte ilk defa yanımızda olur, asker ve malzeme yollarlar.
Adımız savaş kazananların listesinde yer alsa da fatura ağır olur, borç gırtlağımızı aşar. Yahudi Rotschildler açtıkları kredilerin karşılığında Filistin’e sulanırlar. Kraliçe Victoria o hengamede Asya’ya çöreklenir, “Hindistan İmparatoriçesi” diye anılmaya başlar. Yazının tamamını oku »
Aşçılık yapıyordu. 10 salgına sebep oldu. 47 kişiye hastalık bulaştırdı. Karantinaya alındı. İsim değiştirip tekrar çalışmaya başladı. Salgınlar tekrar başladı! Peki kimdi bu Tifolu Mary? Neden ısrarla aşçılık yapmaya devam etti?
İşte “Tifolu Mary gibi…” benzetmesine sebep olan kovalamacanın dramatik hikayesi…
Enfeksiyon hastalıklarının salgınlar halinde yayılması, en çok korkulan tıbbi vakalardan biri sayılır. Çünkü salgınların durdurulması, tıpkı yayılmış orman yangınlarında olduğu gibi, çok zordur ve insan faktörüyle direkt ilgili olması, durdurulmasını güçleştirir.
İnsanlardaki hastalıkları tedavide ciddi problemlerle karşılaşılabilir: Etik değerler, kişilik haklarına saygı duyulma zorunluluğu, hastanın yanlış bilgiler vermesi sayılabilecek başlıca problemlerdir.
Tifolu Mary yazısına bu uzun girişi yapmamızın bir sebebi var: Tifolu Mary, ya da tam ismiyle Mary Mallon, sağlık çalışanlarının kabuslarında gördükleri hasta davranışlarını birer birer uygulamıştı.
1938 yılında öldüğünde, geride 10 salgın, 47 hasta ve 3 ölü vardı.
İsterseniz hikayeyi baştan alalım. Yazının tamamını oku »
Doktor, tıp öğrencilerini eğitim için hastanın başına götürüyor.
Hasta halsiz durumda yatıyor.
Doktor öğrencilere hastayı göstererek konuşuyor: Yazının tamamını oku »
Evin hizmetçisi hastalanır. Aile doktorunu çağırırlar. Fakat doktor hiç bir hastalık belirtisi bulamaz.
-Kızım ben senin hastalığının ne olduğunu bulamadım. Söyle bakalım nedir şikayetlerin? diye sorar. Yazının tamamını oku »